Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ankara Ulus üzerinde havada çarpışan iki uçak
03-02-2010, 10:11 AM
Mesaj: #1
Ankara Ulus üzerinde havada çarpışan iki uçak
1 Şubat 1963 günü saat 15.30’da, pırıl pırıl bir havada iki uçağın çarpışarak Ulus’a düştüğü kaza.

Ramazan ayında meydana gelen bu kaza Ankaralıların belleklerine kazınmıştı, ancak günümüze ulaşan bir yazılı kaynak olamamıştı. Kör uçuşu yapan bir keşif uçağı ile Lübnan Havayollarına ait Esenboğa’ya inişe geçmiş bir yolcu uçağı havada çarpışmışlardı. Esenboğa Havalimanı’ndan çok önceleri, Türkiye Cumhuriyeti daha yeni kurulurken bez kanatlı, alüminyum kanatlı uçaklar şimdi Tandoğan Meydanı olan Tayyare Meydanı’na inerlerdi. Daha sonra Etimesgut Havaalanı, en sonunda da Esenboğa hizmete girmişti.

Lübnan Havayollarına ait uçak, deposunda bir ton yakıt kaldığından Esenboğa’da yakıt ikmali yapacaktı. Yani on dört tonluk deposu tam dolu olsaydı, yaşanan facianın boyutları çok daha büyük olacaktı. Uçak, Zincirli Cami’nin az yukarısında Hükümet Caddesi’ndeki Kuyulu Kahve’nin yerine yapılmış olan Ticaret Han’ın üzerine düşmüştü. Eğer Zincirli Cami’nin üzerine düşmüş olsaydı, ikindi namazını kılmakta olan cemaatle birlikte yüz yirmi olan ölü sayısı çok daha artmış olacaktı.

Bir anı:
Ortalık ana baba günüydü. Alev topu, yoldan geçenleri, önünde kaçan yayaları, ayakkabı boyacılarını yakalayıp yutuyordu. Yükselen kara duman tüm Ankara’dan görülüyordu. Ankaralılar bir yangına “köpükle müdahaleyi ilk defa bu yangında görmüştü. Zincirli Cami’den aşağılara doğru oluk oluk köpük akıyordu.

Hükümet Caddesi’nin köşesindeki Gazi Orman Çiftliği Süt Ürünleri Satış Mağazası’nın yerine açılmış Gima, yanındaki Raşit Efendi’nin apartmanı ile Ticaret Han arasında uçak enkazından çukur oluşmuş, yanık bedenlerin kokusu ortalığı sarmış, uçağın bir tekerleği, yanmış döşeme parçaları diğer metalik aksam çevreye dağılmıştı. Diğer tekerlek ise Hal’de peynir satan Ulaşan Kardeşlerin önce çatısına sonra da lastik top gibi sekerek dükkânlarının önüne düşmüştü.

Caddeler kamyonetlerle hastanelere taşınan ve “bazıları hala yanar vaziyette” ya da tütmekte olan yaralıların haykırışları ile inliyordu. Şimdiki Oğultürk Hanı’nın olduğu yerdeki iki katlı binada hizmet veren İstanbul Bankası’nın şubesinde demir pencerelerden çıkamayan pek çok kişi yanarak ya da boğularak ölmüştü. Kuşlarını kurtarmaya çalışırken yanan Fahrettin Ayvaz’da yıllarca şifa bulamayanlardandı.


ikinci ani:
Bundan tam 47 sene önce ben henüz 13 yaşlarında iken köyden Dayım ve Yengemin yanına Ankara Aydınlıkevler Ortaokulunda okumaya geldiğimde soğuk ve karlı bir Ramazan gününde yaşadığım çok acı, elem ve hüzün dolu bir anımı anlatacağım. Amacım sizleri üzmek değil,47. sene-yi devriyesini sizlere hatırlatıp kaybettiğimiz yakınlarımızı anmak.

Ankara üzerinde, Türk Hava Kuvvetlerine ait 12. hava üssü' nün C-47 tipi uçakla, Yakıt ikmali yapmak amacıyla Ankara Esenboğa Havalimanı'na inmek için alçalan ve Londra’dan Beyrut’a giden Lübnan kökenli Middle East Airlines (MEA) şirketine ait Viscount tipi yolcu uçağı Ankara Ulus semalarında çarpışarak düşmüştü.

Türk askeri nakliye uçağı Bent deresi Caddesi'ne, Lübnan uçağı da Ulus Zincirli Cami’nin az yukarısında Hükümet Caddesi’ndeki Kuyulu Kahve’nin yerine yapılmış olan Ticaret Han’ın üzerine Sebze Hali ile Gima'nın arasına düşmüştü. İki uçaktaki toplam 17 mürettebat ve uçakların düştükleri yerlerde 87 kişi ölmüştü. Yaralı sayısı ise bunun çok üstünde idi.

O zaman nerede son dakika haberleri veren yayın organları! Ancak saat 19 ajansında radyoda olayın ilk bilgilerini dinlemiştik. Bu arada yanan yerlerde yakını olanların arama telaşı başlamış, ben de semtimizin dolmuş durağında Dayımı beklemeye başlamıştım. Ama ne Enver Amca ne de Aytekin Dayım bir türlü dolmuşlardan inen insanların arasında yoktu. Uzun bir bekleyişten sonra Kazadan güç bela kurtulan dayım çıkıp gelmiş, Hemen yakınımızda oturan Enver amcamızın, daha sonraları da diğer hemşerilerimizin acı haberi gelmiş, sokaklar ana baba gününe dönmüştü. O gece itfaiye ve ambulans seslerine ne yazık ki komşulardan yakınlarını kaybedenlerin ağlamaları da eklendi.

Ertesi günü resmi bir törenle kalkan cenazelerin gazetelerde yayınlanan fotoğrafları kaldı gözümde. 87 kişi Ankara'da defnedilmiş ve birçok kişi de memleketlerine götürülmüştü defin için. Bu arada daha sonraki günlerde hastanede ölenlerin haberlerini okudukça insanların vah vahlarını hatırlarım. Bir de İstanbul Bankası'nı.

O günlerde çok konuşuldu, Ulus'a düşen uçağın ateş topuna çevirdiği iş yerlerinden biri olan İstanbul Bankası. Çalışanlar ve müşteriler dâhil hiç kurtulan olmamış. Arap uçağı giriş kapısının önüne düşmüş ve alevler tek kaçış yolunu kapatmış. Bankanın dört bir etrafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Eğer bankanın bir arka kapısı olsaydı bankadakilerden kimse hayatını kaybetmeyecekti. Bu olay, o günden sonra acil çıkış kapısı, yangın merdiveni olmaması nedeni ile tekrarlayan her yeni faciada aklıma gelir. Bu insanların ölümünün ders bile olamamış hali beni tekrar tekrar üzer.

Çevremdeki 40-45 yaş altı insanlara sorduğumda da birçoğunun Ulus'ta yaşanan bu olaydan haberdar olmadığını üzülerek gördüm!
Sanki Ankaralılar sessizce söz birliği edip o günü unutmaya karar vermişler, çocukları olan bizlere bundan hiç bahsetmemeye yemin etmişler...

Türkiye'nin başkentinin en trajik anılarından biri ve bilinen ne bir anıt, ne bir kitap, ne bir belgesel, ne bir anma... Sadece birkaç gazete kupürü ve yok olmadan kayda geçmeyi başarmış birkaç anı...

Anlatmaya çalıştığım bu acı olayda kaybettiklerimizin yakınlarına 47.sene-i devriyesinde tekrar başsağlığı diler, ruhlarının şad olmasını niyaz ederim.

Kaynak(yazan ve anlatan): İbrahim Kozanoglu

Fotoğraflar:
[Resim: tarotl.jpg]
Kazada yaşamını yitirenler için dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün talimatıyla yaptırılan Ankara Cebeci Asri Mezarlığı, 194 Adada bulunan şehitlik

[Resim: 3179pcp.jpg]
İstanbul bankası giriş kapısı

[img]ttp://i46.tinypic.com/2d825pz.jpg[/img]

Gazete Kupürleri
[Resim: 11v6yiv.jpg]
[Resim: azgqp5.jpg]
[Resim: vyqywl.jpg]

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
Exclamation İki Kürdistan hanifi_bahadir_82 0 605 10-06-2013 03:30 PM
Son Mesaj: hanifi_bahadir_82

Foruma Git: