Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hun adının kökenine dair...
12-15-2009, 09:01 PM
Mesaj: #1
Hun adının kökenine dair...
Ümit Hassan'ın "Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemer" kitabı, 62-63. sayfalardaki 36 no'lu dipnottan aktarıyorum:

Alıntı:Pulat Otkan sayesinde, Hunlar hakkındaki önemli bir araştırmayı güzel bir özetten takip edebiliyoruz. Nispeten kısa olmasına karşılık, konuyla ilgilenenler için eserin en önemli bazı bölümlerini net olarak yansıtması bakımından, bu özet çok yararlıdır: "UCHİDA Gimpu, Kita Ajia Shi Kenkyn: Kyo-do Hen (Kuzey Asya Araştırmaları: Hsiung-nular bölümü), Lôbôsya, Kyôto 1975 (Japıonca)", TTKB, XLIII, 171 ss. 643-648. Araştırmacının yirminin üzerindeki yazısı, Hsiung-nular konusu bir cilt, Hsien-pei, Jou-jan, T'u-chüeh konuları bir ciltte olmak üzere toplam iki ciltte toplanmıştır. Eserin, gerek Asya'nın genel tarihi itibariyle sosyal-siyasal gelişimlerin açıklanmasına, gerekse Hun-Türk ilişkilerine ışık tutacak bilgileri içerdiği anlaşılmaktadır. Konuyu uzmanlarına bırakarak, bizim için çok önemli bazı noktaları aktarmak istiyoruz. Öncelikle belirtmek gerekir ki, "Hsiung-nu" ile "Hun"un aynı şey olduğu tam anlamıyla kesinlik kazanmıştır. Ancak (daha önce de birçok bilginin ileri sürmüş olduğu üzere) Hsien-yün ya da Hsün-yü ile Hsiung-nu'nun aynı şeyler olduğu kanıtlanamamaktadır. İkinci dikkate değer nokta Hsiung-nu kelimesinin kökeni ile ilgili görüşlerin tartışılmasında ortaya çıkmaktadır. Bu noktada ortaya atılan görüşlerin irdelenmesi, yine, önemli açıklamaları beraberinde getirecek niteliktedir. J.Klaproth'un "Hsiung-nu" adını atalara bağlaması "Ch'unwei" ata ile ilişki görmesi, konu hakkındaki varsayımlardan biridir. Yazarın, makalesinde, bunun dışında, Schmidt'in Moğolcadaki "kurt" anlamına gelen "tschino" ve benzeri kelimelerle bağlantı kurması; F.Erdmann'ın, Türkçedeki "on" ile kurduğu bağlantıdan hareket etmesi ve yine W.Tomaschek'in "ön", "öna"ya dayanarak geliştirdiği varsayım gözden geçirilmektedir. Fakat, özellikle "hun" kelimesi ile "insan" anlamı arasındaki bağlantıyı ele alan görüşlerin bir arada mütalâa edilmeleri dikkati çekmektedir. Klaproth'un, Uygurcada "insan" anlamına gelen "houm", "khoum", "koum" ile; W.G.Vasiliyevski'nin ve Fang Cbuang-hsien'in, Moğolcada "insan" anlamına gelen "kuhun" ile, Shiratori'nin Moğolcanın Halha lehçesinde "insan" anlamına gelen "kung" ve Buryat lehçesindeki "kung", "kun", "khung" ile; L.Bazin'in, Türkçedeki "kun" ile "Hsiung-nu" ve "hun" kelimeleri arasındaki bağlantılardan hareket ederek geliştirdikleri görüşlerin aynı yerde ve birbirleriyle ilişkilendirilerek incelenmesi çok öğretici olmalıdır. (Bu arada, tek tek kabilere mensubiyetin üzerine çıkılmasında en önemli bir aşama olan Hun egemenliğinde, çeşitli kavimlere mensup kabilelerin söz konusu gelişmeyi bir genellik ve hattâ evrensellik olarak düşünmüş olmaları, böylece de konfederatif bünyenin içinde yönetimce "erime" karşısında yine o örgüt bütünselliğinin üyelerini "insan" olarak nitelemeleri ve bunu dillerine aktarmaları ve sonra da bu kelimenin kalıcı olması mümkün değil midir? Ve, uygarlık kandaşlığı "barbar" olarak yarı-insan şeklinde nitelemişse, kandaşın da uygar'ı "istisnaî-insan" olarak görüp, asıl evrensel ve "insan" olanın kandaşlar olduğunu düşünmesi mümkün olamaz mı? Kaydetmek isteriz.)
Aynı esere göre, Hsiung-nu adı, bir ülke veya ulus adı dışında iki yerde geçmektedir. Bunlardan biri "Hsiung-nu Irmağı", diğeri de "Hsiung-nu derisi"dir. Buna göre, Hsiung-nu adı ya bu ırmak adından, ya da Hsiung-nu adı verilen bir hayvandan gelmektedir. Mevcut bilgilerimizle bu ihtimâli tartışacak durumda değiliz. Ancak şu kadarını belirtebiliriz ki, böyle bir ad alma şekli kandaş özelliklere pek uygundur ve hele canlı toteme öykünme yoluyla bir hayvanın simgeleştirilmesi de imkân dahilindedir, özetten takip edebildiğimiz kadarıyla Hunların ekonomik ve sosyal hayatına ilişkin derleme ve değerlendirmeler de öğretici olmalıdır. Eserin daha sonraki bir bölümünde Hsiung-nuların ırkları ve tiplerinin özellikleri üzerinde durulduğunu öğreniyoruz. Daha önce yapılmış araştırmaları ele alan yazar, Hsiung-nuların mongoloid oldukları tezine karşı Caucosoid ırktan olduklarını ileri sürenleri desteklediğini belirtmektedir. Önemli olan nokta, Hsiung-nuların Caucas tipinde olmaları hâlinde, bu tipin İskitlerle ilişkisinin de hesaba katılması gereğinde ortaya çıkmaktadır. (Bir Hsiung-nu heykelinin İskit tipine benzemesi yolunda bkz.:s.646.) Avrupa'daki Hunların Hsiung-nular olması da kesinlik kazanmaktadır. Avrupa Hunlarının daha mongoloid görünümü, Doğu'da kalanların beyaz olması karşısında, Batı'ya göç sırasında Moğol unsurlarla karışım tezi ortaya atılmaktadır.

Düşünüyorum o halde vurun...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-15-2009, 11:47 PM
Mesaj: #2
RE: Hun adının kökenine dair...
Hun-Kun-Koyun benzerliği de dikkât çekicidir.

"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-29-2009, 03:24 PM
Mesaj: #3
RE: Hun adının kökenine dair...
Evet, Hun-Kun-Koyun benzerliği göçebe bir toplulukta ilgi çekici. Fakat, pek çok boydan oluşan bir konfederasyonun üyelerinin "insan" olarak adlandırılması, birliktelik duygusunu perçinleyeceğinden ötürü gayet inandırıcı.

Düşünüyorum o halde vurun...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-29-2009, 10:06 PM
Mesaj: #4
RE: Hun adının kökenine dair...
Anadolu'ya 11. asırda Balkanlardan gelmiş olan Kıpçak kökenli Türklerin Toros dağlarına yerleşmiş olanlarına "Berendiler" adı verilmekte. Berendi kelimesi koyuncu (koyun yetiştirenler) manasına gelmekte. Ak Koyun, Kara Koyun Türkmenleri de malumunuz. Koyun önemli bir hayvan milletimiz açısından verdiğim örneklerden bakılırsa.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: