Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
SABIR
05-02-2009, 04:25 PM
Mesaj: #1
SABIR
Hazırlayan: İsmail Tosun SARAL
SABIR
Sabır; acıya, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylara dayanma gücüdür. Sabır, ailede sükunet, işte sükunet, tahsilde ve hayatta başarının sırrıdır. İnsanın, karşılaşacağı olaylara karşı kendisini, sabırlı olması konusunda fikren eğitmesi ve beklenmedik acı olaylara karşı hazırlıklı olması gerekir. Sabır acı, meyvesi tatlıdır. Sıkıntılara, acılara dert ve belalara sabır gösteren, sonunda huzur ve saadete kavuşur. Saadet dedikleri de gönül rahatlığından ibarettir. Sabrın sonu selamettir, kurtuluştur. Bütün ibadetleri ve iyilikleri yapabilmek sabırla olur.
Sabır insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur.
Bütün din kitaplarında sabır konusunda bir çok ayet vardır. Bunlara girip zamanızı almak istemiyorum Budizm başlıca iki büyük mezhebinden biri olan "Büyük Araba" diye adlandırılan Mahayana mehbebinin mensuplarına göre dikkat edilmesi geren hususlardan biri de “karşılaşılan olumsuzluklara sabır göstermektir.”

Bir meselle konuşmamı bitiriyorum:

Bir derviş, Ebu'l-Hasan Harkanî'nin şöhretini duyup Talkan şehrinden yola çıkmıştı. Dağlar aştı, uzun yollar geçti, şeyhi görmek için özü doğru olarak, Allah'a yalvarıp yakararak nice yol aldı. Yolda çok cefa gördü, eziyet çekti. Nihayet yolu bitirip maksadına ulaştı. O mana sultanının evini sordu. Kapısına geldi, saygıyla kapı halkasını vurdu. Şeyhin karısı kapıdan başını çıkarıp,
"Ey kerem sahibi, ne istiyorsun?" dedi.
Derviş, "Ziyaret için geldim" deyince, kadın kahkahayla gülüp dedi ki,
'Sakalına bak yahu! Hele şu yolculuğa, uğradığın derde bak! Yerinde yurdunda işin yok muydu da beyhude yere yollara düştün? Bir ahmağı görmek hevesine mi düştün, yoksa yurdundan mı usandın? Yahut şeytan sana bir boyunduruk vurdu, vesveseler mi verdi ki, bu yolculuğa çıktın? '

Daha birçok kötü sözler söyledi, hakaretler sıraladı Kadının saygısız gülmesinden, hikayeler düzmesinden derviş pek dertlendi. 'Yeter! ' diye bağırdı. 'Senin gibi bir şeytanın saçmaları mı beni bu kapının toprağından döndürecek? '

Derviş herkese şeyhi sordu, her tarafta onu aradı. Birisi O’na şeyhin odun getirmek üzere ormana gittiğni söyledi. Derviş, ormanın yolunu tuttu. Şeytan aklına, dolunayı bile örten vesvese vermekteydi. "Bu din şeyhi neden böyle bir kadını evinde tutuyor, onunla düşüp kalkıyor?" diye düşündü.

O bu düşüncedeyken, şeyh bir aslana binmiş, çıkageldi. Aslan odunu çekmekteydi. Dervişi uzaktan gördü ve güldü. 'Sakın aldanma' dedi, 'Şeytanı dinleme! Ben sabredip bu kadının yükünü çekmeseydim, aslan benim yükümü çeker miydi hiç?
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
05-03-2009, 11:21 AM (En son düzenleme: 05-03-2009 11:23 AM bayundur.)
Mesaj: #2
RE: SABIR
Tosun Saral demiş kiO bu düşüncedeyken, şeyh bir aslana binmiş, çıkageldi. Aslan odunu çekmekteydi. Dervişi uzaktan gördü ve güldü. 'Sakın aldanma' dedi, 'Şeytanı dinleme! Ben sabredip bu kadının yükünü çekmeseydim, aslan benim yükümü çeker miydi hiç?

Sevgili hocam yukarıda yazdığınız kısmı okuyunca aklıma hemen Hz. Ömer(ra) zamanında cereyan eden bir hadise geldi. Haddime sığınarak paylaşmak istiyorum.

Hz. Ömer devrinde bir kişi hanımdan şikayet için halifenin evinin yolunu tutar. Fakat eve yaklaşınca Hz. Ömer' in de hanımından tabiri caiz ise azar yediğini işitir. Bunun üzerine kişi geri dönmeye karar verir. Adamı geri dönerken gören Hz. Ömer adamı çağırır ve ne istediğini sorar. Hz. Ömer'in de kendi durumunda olduğunu görüp buna çare olamayan halifenin, kendi problemi içinde bir şey yapamayacağının düşünen adam ilk başta söylemek istemez fakat halifenin ısrarı karşısında durumunu anlatır ve onun için düşündüklerini de söyler.

Hz. Ömer hanımı için,

- O benim yemeğimi pişirir, evime bakar, namusumu korur, çocuklarımı kollar, her derdimi çeker, ben de onun bu kadar ki haline katlanmayayım mı? der.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: