Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
06-09-2009, 07:59 PM
Mesaj: #41
RE: 20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
Bir tane daha Smile


KALKA NEHRİ SAVAŞI - 1223

Orta Asya'da dur durak bilmeyen Moğollar, Batı'ya doğru ilerlemeye devam ediyorlardı. Bu ilerleme esnasında karşılarına çıkan Kuman Türkleri ve Moğol tehlikesini sezip, onları durdurmayı amaçlayan Rus knezliklerine bağlı askerlerle de büyük bir savaşa tutuştular. Azak denizine dökülen Kalka Nehri civarında gerçekleşen bu savaşa Kalka Nehri Savaşı adı verildi.


Savaşın Vuku Bulduğu Dönemde Bölgenin Coğrafi Yapısı...


[Resim: kalkacorafya.jpg]



Savaş, Sobutay Bahadır ve Cebe Noyan önderliğindeki Moğollarların Rus ve Kumanların üzerine saldıraya geçmesi ile başlamıştır.


Moğol Saldırısını Gösteren Bir İllustrasyon...


[Resim: moolsaldrs.jpg]



Moğollar ilk saldırının akabinde geleneksel olarak yaptıkları sahte ricatlarını gerçekleştirerek geri çekilmişlerdir. Bunu görüp zafer kazandıklarını sanan Rus ve Kumanlar daha fazla zarar verme güdüsüyle Moğolları uzunca bir süre takip ettiler. Ancak Moğolların amacı onları yok edilebilecek bir bölgeye çekmekti.

Ruslar ve Kumanlar Moğolları 8 gün kovaladıktan sonra Moğollar savaş için kendilerine en uygun alan olarak gördükleri Kalka ve Dinyeper nehirleri arasındaki bir yerde karşı saldırıya başladılar. Karşı saldırı başladığı esnada Moğolların 2 tümen kadar kuvveti (20000) varken Rus-Kuman orduları Moğolların yaklaşık 4 katı büyüklüğündeydi.



Moğol Askerleri:


Hafif Süvariler...

Bunlar mavi ya da kahverengi "kalat" denilen deri giysiler giyer, deri şeritlerden yapılmış göğüs zırhı takarlardı. Başlarında her kabileye özgü olan koni şeklinde kürk veya deri başlıklar bulunurdu. Hafif süvariler ordunun her iki kanadında bulunur, düşmanla ilk çatışmaya giren öncüleri barındırırdı. Öncüler saldırdıktan sonra düşman saflarına ilerler ama hemen saldırmazdı. Düşman saflarında gedik açmak için ok yağmuruna tutarlardı. Okun yanısıra, kısa kılıç ve cirit taşırlardı. Ondan sonra da saldırır ve panik içinde geri çekilir gibi yaparlardı.


[Resim: moolhafifsvaric.jpg]


Okçular...

Moğollar etkili okçuları ile ün yapmışlardı. Tendonlardan yapılmış, 350 metre etkili menzili bulunan okları taşırlardı. Çeşit çeşit okları vardı. Kısa menzilde ağır, uzun menzilde hafif oklar; işaret vermek için ıslık çalan oklar; yangın çıkarmak için yangın okları; zırh delici olarak uçları ısıtıldıktan sonra tuza batırılmış tüylü oklar... Tüm bunların yanında Moğol okçusunun etkili olmasındaki esas unsur "parmak kilidi" denen bir tür yüzüğü takmalarıydı. Bu yüzük baş parmağa takılırdı ve okun normalden çok daha hızlı çıkmasını sağlardı.


[Resim: mooloku.jpg]



Ağır Süvari ve Piyade...

Moğol ağır süvarileri metal miğferler taşır, demir şeritler bulunduran deri zırh giyerdi. Hafif süvariden farklı olarak kement, sol kolda elbise içine gizlenmiş hançer ve tahta kalkan bulundururlardı. Ucunda düşmanını attan düşürmek için kullanılan bir kancanın bulunduğu 3-4 metrelik mızraklar da ağır süvarinin kullandığı diğer bir etkili silahtı. Hafif süvari düşman hattında gedil açtığında ağır süvari komutanlarının verdiği "hücum" emri deve üzerinde taşınan davullarla çıkarılan seslerle işaret edilir ve ağır süvari saldırıya geçerdi.


[Resim: moolaskerler1.jpg]


[Resim: moolkumandan.jpg]



Moğollar Kış Aylarında Develeri De Kullanırlardı...


[Resim: moolkdeve.jpg]



Moğol Savaş Ekipmanları...


[Resim: moolsavaekipmanlar.jpg]



Moğol ordusunun kontra saldırısı karşısında şaşkına dönen Rus ve Kuman askerleri kısa sürede dağıldılar. Bir grup Rus asker çareyi kaçmakta buldu. Aynı akıbeti yaşayan Kumanlar Macaristan'a sığındılar ve bazıları da Tuna Nehri'ni geçerek Balkanlar'a girdi.



Rus Askerleri:


Süvariler...

Rusların en kuvvetli oldukları birim süvarilerdi. Bunlara "eski" ya da "en iyi" korumalar adı verilirdi. Savaş tecrübesi ve becerisi yüksek olan askerler arasından seçilirlerdi. Ağır zırhları vardı. Yüzlerinin yarısını veya tamamını kapatan maskeler takarlardı. Kılıç ve mızrak kullanmakta mahir askerlerdi.


[Resim: russvari.jpg]


[Resim: rusasker2.jpg]



Piyade...

Rus piyadelerin ağır zırhları yoktu. Kısa kılıç ve mızrak başlıca silahlarıydı. Kendi kontrollerinde bulunan vasal bölgelerden de asker alırlar ve bunlara "siyah insan" derlerdi. Öncelikli görevleri, kendi süvari birimlerini rahat savaştırmaktı.


[Resim: ruspiyade.jpg]


[Resim: rusasker1c.jpg]



Savaşta Ruslarla İşbirliği Yapan Kıpçak Türkleri...

Step - bozkır kültüründen gelen Kıpçak'lar iyi savaşçılardı. Zırhlı ve zırhsız savaşçıları barındırıyorlardı. Yüzlerinde bronz maskerler bulunur, miğferlerinden çenelerine kadar suratlarını korurdu. Mızrak ve kısa kılıç kullanmakta ustaydılar.

Fakat belki de en ilginci, ordularında bayan okçuların bulunmasıydı. Bu bayan okçular çok iyi ata biner ve kusursuz ok atarlardı.


[Resim: kpaktrkleri.jpg]



Kalka Nehri Savaşı: Savaş Alanı...


[Resim: kalkariversavaalan.jpg]



Moğolların zaferiyle sonuçlanan savaşta Ruslar çok ağır kayıplara uğradılar. Savaşta etkisiz hale getirilen Rus askeri sayısının 10000 ila 60000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Savaş sonrasında Moğollar uzun bir süre daha Orta Asya'nın hakimi olmuştur.



Kalka Nehri Savaşı'nın Gerçekleştiği Bölge: Günümüz...


[Resim: kalkagnmz1.jpg]


[Resim: kalkagnmz2.jpg]




Strateji - Taktik:

Kalka River Savaşı'nda tarihin en uzun ricatlarından biri yaşandı. Düşmanı üzerine çekmek ve en uygun yerde imha etmek isteyen Moğollar toplam 8 gün boyunca geri çekildiler. Böyle uzun bir geri çekilmenin atlara önem vermenin sonucunda gerçekleştiği aşikardır. Atların bakımına çok önem verirler, sefere katılan her askerin 5 atı bulunurdu. Ayrıca her tümenin 1 tane yedek at sürüsü mevcuttu. Moğol orduları yüzlerce kilometrelik manevralardan sonra tekrar birleşip düşmanı arkadan çember içine alabiliyorlardı. Bu savaşta da aynı taktiği kusursuzca uyguladılar. Yaklaşık 8 gün boyunca geri çekilip, Kalha Nehri civarlarında ustaca manevra yapıp Rus ordularını bozguna uğrattılar. Bunda hemen her kış başında uyguladıkları eğitim amaçlı büyük av ritüellerinin payı çoktu. Sadece başlama çizgisi 12 km. uzunluğunda olan yüzlerce km.lik mesafeyi içine alacak şekilde düşünülmüş av bölgesindeki av hayvanlarını ordular 3 ay boyunca önlerine katarak kovalardı. Aralarından iki grubu hayvanları kuşatmak için gönderen Moğollar, son günde hanın attığı oklarla cılız ve hasta olanların dışında tüm hayvanları avlarlardı. Bu üç aylık av sürecinde ordular birbirleriyle koordinasyonu bayrak ve gece meşaleleriyle sağlardı. Böylelikle kuşatma stratejileri için önemli bir pratik yapılırdı.



KAYNAKLAR:

* KALKA RIVER 1223: Genghiz Khan's Mongols Invade Russia [OSPREY]

* THE MONGOLS [OSPREY]

* ARMIES OF MEDIEVAL RUSSIA 750-1250 [OSPREY]

* MEDIEVAL RUSSIAN ARMIES 1250 - 1500 [OSPREY]

* Chiriston I. Archer, Dünya Savaş Tarihi, Tümzamanlar Yayıncılık, İstanbul, 2006, s. 164-169. [OSPREY]

* Mesut Hakkı Caşın, Rus İmparatorluk Stratejisi, Asam Yayınları, Ankara, 2002, s. 35-39. [OSPREY]

Ülkem, Bayrağım, Onurum...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-19-2009, 07:24 PM
Mesaj: #42
RE: 20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
Kronolojik anlamda 100 Yıl Savaşları'nın olduğu döneme geldik. Bu dönemde Crecy ve Poitiers gibi önemli savaşlar olsa da, bence en önemlisi sayabileceğimiz Agincourt Savaşı'nı işliyorum.

Önce 100 Yıl Savaşları hakkında kısa bilgi verip, sonra konuya geçelim.

Yüz Yıl Savaşı İngiltere kralı III. Edward'ın Fransa tahtında hak iddia etmesiyle 1337'de başlayan ve ancak 116 yıl sonra 1453'te sona eren savaşlar dizisidir. Genel olarak 1337'de başlayıp 1453'te bittiği kabul edilen Yüz Yıl Savaşları, görünürde feodalite ve hanedan savaşıydı. Feodal nitelikteydi, çünkü İngiltere kralı aynı zamanda Arquitania dükü olduğundan, Arquitania'daki uyrukları dükle bir sorunları olduğunda onun süzerenine, yani Fransa kralına başvurabiliyorlardı. Hanedan çatışmalarının temelinde ise, Fransız baronlarının, Fransa kralı IV. Charles'ın ölümünden sonra yerine İngiltere kralı III.Edward'ı değil, VI. Philippe'i seçmeleri yatıyordu. Fransa'nın toprakları olan, ama ekonomilerinin temeli İngiliz yününe dayanan Arquitani ve Flandr'daki olaylar, sonunda 1294'ten itibaren iki ülke arasındaki gerginliği iyice arttırdı. Babası II. Edward'ın öldürülmesinden sonra kral ilan edilen III. Edward, annesi İsabella of France'ı sürgüne gönderdi ve sevgilisi olan Mortimer'ı idam ettirdi (1330). Daha sonra da, Fransa kralı IV. Philippe'in anne tarafından dedesi olmasına dayanarak Fransa tahtı üzerinde hak iddia etti; böylece Yüz Yıl Savaşları patlak verdi. İlk saldırıyı başlatan İngiliz orduları Crécy'de Fransızları yendi (1346) ve Calais'yi ele geçirdi. Poitiers'de bir zafer daha kazanan (1356) İngilizler, Fransa Kralı II.Jean'ı esir aldılar. Çaresiz kalan Fransızlar 1360'taki Brétigny Antlaşması'yla çok büyük topraklar kaybettiler. V. Charles döneminde, krallık orduları komutanı Bertrand du Guesclin'in önerisiyle benimsedikleri yeni stratejiye göre, İngilizlerle çarpışmaktan kaçınarak ve sırayla kuşatma harekatı yürüterek, kaybettikleri toprakların hemen hepsini 1374'ten önce geri aldılar. Prensle arasındaki mücadeleyi fırsat bilen İngiltere kralı V.Henry yeniden Fransa üzerine yürüdü ve Agincourt Savaşı'nı (1415) kazanarak Normandiya'yı aldı.

VI. Charles'ın imzalamak zorunda kaldığı Troyes Antlaşması'na (1420) göre, Fransa tahtının varisi V. Henry'nin oğlu VI. Henry olacaktı. Lorraine'li genç bir kızın, Jeanne d'Arc'ın inancı ve coşkusuyla yeni bir güç kazanan Fransız orduları Orléans'ı kurtardılar ve Reims'de veliaht VII. Charles'a taç giydirdiler. Jeanne d'Arc'ın İngilizler tarafından diri diri yakılmasından (1431) sonra kral, İngiltere'nin müttefiki Bourgogne ile Arras Antlaşması'nı (1435) imzaladı, orduda reform yaptı ve güçlü bir topçu sınıfı kurdu. Bu sayede Fransızlar sırasıyla Paris'i (1436), Normandiya'yı (1450) ve Arquitania'yı (1453) geri aldılar. Böylece, herhangi bir anlaşma imzalanmadan savaş fiilen sona ermişti.




AGINCOURT SAVAŞI 1415

(Savaş hakkında internet üzerinden kısa ve özlü bir bilgi buldum. Aynen sizlerle paylaşıyorum.)

25 ekim 1415 gunu sayica az, yorgun, ac ve hatta sefil denilebilecek durumda (gunde 20 mil yuruyerek araliksiz 270 mil; yaklasik 400 km yol katetmislerdi) bulunan komutasindaki 6000 kisilik ingiliz ordusu (5000 okcu, 1000 piyade), kendilerinden sayica, moralce ve suvari sayisi bakimindan cok ustun olan komutasindaki 25000 kislik disiplinli fransiz ordusuyla karsilasir.



Orduların Agincourt'a Gelişi...


[Resim: agincourtordular.jpg]



Beşinci Henry savas alani olarak Agincourt ve Tramecourt arasindaki bolgeyi secmistir. Bu bolgenin her iki yani sik agaclarla kapli oldugundan, Fransizlarin cepheden saldirmaktan baska careleri yoktur. Beşinci Henry, 1.50m -1.80m arasi mizraklar tasiyan piyadelerini on siraya arkalarina da okcularini yerlestirir. Uzun yay kullanmakta olan İngiliz okculari ozellikle iki kenarda toplanirlar.

Fransizlarin plani o zamanlar moda olan atlilarin toplu hucumudur. Fransiz suvarileri 3 sira olur ve 3 dalga halinde saldirmaya karar verirler. İki ordu arasinda sadece 900 metre mesafe vardir.



Agincourt'ta Efsaneleşen İngiliz Okçuları...


[Resim: ngilizoku.jpg]


İngiliz Dağ Okçusu...


[Resim: ngilizdaokusu.jpg]



Uzun Menzillere Etkili Ok Atabilen İngiliz Longbowmen'ler...

Galler kökenlidirler.Piramit şeklinde eğelenip keskinleştirilmiş, en iyi zırhı bile delebilecek bir okve uzun yaya sahiptir. Uzun yayın kullanımı zor olduğundan eğitimleri küçük yaşlarda başlar. Süvarilere karşı zayıf olduklarından sivriltilmiş kazıklar arkasında konum almaları düşmanı saflarından uzak tutmak için kullanılabilir.


[Resim: longbow1.jpg]


[Resim: longbow2.jpg]




İngilizlerin O Dönemde Kullandıkları Ok Uçları ve Okçu Ekipmanları...


[Resim: okular.jpg]


[Resim: okuekpman.jpg]



İngiliz Hafif Yeoman Piyadeleri...

İngiliz orta sınıfından gelen, kral tarafından harb eğitimi almaları istenen seçkin,hafif zırhlı,uzun mesafe tesirli uzun yayla silahlanmış, yakın mesafe için zırhları delmek için çekiç kullanan, savunma için kazıklardan hat kurabilen iyi birliklerdir.


[Resim: yeomennn.jpg]




İlk dalga iyice yaklasana kadar bekleyen ingiliz okculari, atlilar ok menziline girdigi zaman ucu sivri, zirh delici oklarla atisa baslarlar. Bir ingiliz okcusu dakikada 9 ok atabilmektedir; hele ki boyle durumlarda, kaybederlerse rakipleri tarafindan bir daha ok atamasinlar diye sag ellerinin isaret ve orta parmaklari kesileceginden emin olduklari icin daha bir sevkle atarlar.

Geceleyin yagmis olan siddetli yagmurun etkisiyle camur olmus toprakta ilerlemekte zorlanan Fransizlarin ilk dalgasinin tamami, bu ok yagmuru sonucunda atlarindan duser. Fevkalede agir olan zirhlar yuzunden bir fransiz sovalyesi degil tek basina ata binmek, yere dustugu zaman tek basina iki ayagi ustune bile kalkamaz. Dolayisiyla yere dusup de olmeyenlerin bir kismi ikinci dalganin atlarinin ayaklari altinda ezilir, bir kismi da İngilizlere esir duser.
İkinci dalganin basina da birincisinin basina gelenin ayni gelmekte iken, akillari baslarina gelen fransizlar yari yoldan geri donmuslerdir. İkinci dalgayla beraber saldiran sovalyelerin yarisi yerdedir.



Fransızların Çok Güvendikleri Ağır Süvariler...

[Resim: franszzrhlvalye.jpg]



Fransız Piyadeleri...

[Resim: franszpiyade.jpg]



Fransız Okçusu...

[Resim: franszoku.jpg]



Bunlari goren ucuncu dalga saldirmaktan vazgecer.

Bu arada ingilizler yerde ayaga kalkmak icin debelenmekte olan Fransizlari tarladan lahana, havuc vs. toplar gibi toplamaktadirlar. Sonra bir dedikodu yayilir, Beşinci Henry'in olduruldugune dair, bunu duyan İngilizler delirir, topladiklari tum Fransizlari oldururler. Oysa bu haber yalandir, gercek kisa zamanda anlasilir.
Fransizlar 25 ekim 1415 gunu Agincourt ovasinda 10000 asker birakirlar. İngilizlerin kaybi ise sadece 600'dür.



Agincourt: Savaş Alanı...


[Resim: savaalan.jpg]



Bu savas Fransiz soylu sinifinin yarisini yok eder, devletin tekrar toparlanabilmesi icin 3 kusak gecmesi gerekir. 25 ekim 1415 tarihinden sonra, atlilarin toplu hucumundan vazgecilir.

William Shakespeare "Beşinci Henry" adli oyununda bu savasi anlatir.

Not: Anglo-Sakson kokenli, zafer anlamina gelen, isaret parmagi ve orta parmakla yapilan "V" seklindeki isaretin, kimileri "victory" (zafer) kelimesinin bas harfi oldugunu, kimileri ise bu savas sonrasinda, isaret ve orta parmaklarini Fransizlara kaptirmayan İngiliz okculari anisina ciktigini soylerler.



Agincourt: Günümüz...


[Resim: agincourtbugn.jpg]


[Resim: agincourtbugn2.jpg]




Strateji - Taktik:

Agincourt Savaşı'nda iki önemli unsur birincil derecede etkili olmuştur: Okçular ve hava şartları...

Savaşta Fransızlardan sayıca 4 kat daha az sayıda askere sahip olan İngilizler (6000 kadar asker ve bunların 5000'i okçuydu) bir savunma savaşını tercih etmişlerdi. Beşinci Henry olabilecek en mükemmel mevziyi seçerek cephe derinliği 1 km. kadar olan ve iki yanı da ormanlar tarafından bir alanda Fransızları beklemeye başlamıştır. Okçu sayısı savaş alanında savaşacak piyade tipi askerden çok daha fazla olduğundan onları en iyi ve en etkin biçimde kullanabilecek bir sistem düşünüldü. Ağır Fransız süvarisinin İngiliz okçularını bertaraf etmemesi için İngiliz okçuların hemen önünde uçları sivriltilmiş ve düşmana doğru çevrilmiş uzun sırıklardan oluşan bir blok yapıldı.

Fransızlar ise savaş alanında süvariyi attan indirmeyi büyük bir erdem saydıklarından pek çok süvarilerini attan indirerek atlarını geri gönderdiler.

İngilizler savaşı ancak Fransızları kışkırtıp, üzerlerine çekerek kazanabileceklerini gayet iyi bildiklerinden küçük bir grubu Fransızların ok menziline soktular. İngiliz askerlerin üzerlerine geldiğini gören Fransız piyade ve süvarileri de hemen öne atıldı. İşte bu noktada savaşa etki eden iki önemli unsur devreye girdi.

Bölgede 1 haftadan beri devam eden sağnak yağış çevreyi balçık deryasına çevirdiğinden Fransızların çoğu çamura saplandı ve bata-çıka ilerlemek zorunda kaldılar. İngilizlerin uzun menzilli okları tam da bu esnada Fransızların üstüne yağmaya başladı. 5000 İngiliz okçusunun ok yağmuru karşısında çamur içinde hareket etmeye zorlanan Fransızlar çok zor durumlara düştü, büyük kayıplar verdiler. Akabinde, çamur içinden çıkmaya çalışan yorulmuş Fransızlara karşı nihai darbeyi vurmak için hafif zırhlarıyla kolay hareket edebilen Yeomen askerlerine emir verildi. Yeomenler mızraklı baltalarıyla Fransızları - kaba tabirle - biçtiler. İkinci Fransız dalgası da bu yöntemle etkisiz hale getirildikten sonra 3. grup Fransızlar savaşmaya yeltenmedi.

Savaş sonucuna direkt etki eden şey aslında Fransızların tutumuydu. İngilizleri çevreleyip, yıpratma savaşına gireceklerine önce saldıran kendileri oldu. Oysa ki, açlık ve susuzluktan dolayı huzursuzlanacak İngiliz askerleri çareyi savaşmakta bulacaklarından Fransızların üstüne geleceklerdi. Böylelikle sayıca fazla olan Fransızlar yapacakları manevra ile İngilizleri kolayca yenebileceklerdi.


KAYNAKLAR:


* AGINCOURT - 1415 TRIUMPH AGAINST THE ODDS [OSPREY]

* FRENCH ARMIES OF THE HUNDRED YEARS WARS [OSPREY]

* ENGLISH LONGBOWMAN 1330 - 1515 [OSPREY]

* THE HUNDRED YEARS WAR 1337 - 1453 [OSPREY]

* C.W.C Oman, Ok Balta ve Mancınık: Ortaçağ'da Savaş Sanatı 378-1515, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2002, s. 104-106.

* http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=agincourt

* http://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Agincourt

* http://fatfinch.files.wordpress.com/2008...ourt-2.jpg

* http://www.dkimages.com/discover/preview...541664.JPG

Ülkem, Bayrağım, Onurum...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-19-2009, 08:25 PM
Mesaj: #43
RE: 20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
Kalka nehri kenarında yapılan savaşın oluşumu da ilginç bir vak'adır doğrusu. Moğol Ordusu Maveraünnehir ve Horasan'ın içlerine doğru gerçekleştirdikleri Harzemşah Seferi esnasında Cengiz Han orduları karşısında pek bir vartlık gösteremeyen ve çağreyi kaçmakta arayan Muhammed Harzemşah'ın takibi sonucu hiç hesapta yokken gerçekleşen savaşlardan biridir Kalka Savaşı. Cengiz Han'dan M. Harzemşah'ın ölü veya diri bulunması talimatını alan Sübütey Bahadır ve Cebe Noyan gibi iki yetenekli komutan verilen emri yerine geti,rmek için İran'ın içlerine doğru hareket etmişlerdir. Geçtikleri her yerde ağır tahribatlar yapan aslında öncü diye niteleyebileceğimiz bu güç M.Harzemşah ve mahiyetini başka yerlerde aramışlardır. M.Harzemşah akıllı bir tercih yaparak ve kendisini gizlemeyi başararak Hazar Denizi üzerinde bulunan bir adaya sığınmıştır. Gerçi yokluklar içinde vefat edecektir kısa bir süre sonra. M.Harzemşah'ı yanlış yerde arayan ve hızını alamayıp önce Güney Azaerbaycan ve daha sonra Gürcistan topraklarına giren bu küçük çaplı ordu o esnada tahtında kadın bir hükümdarı olan (Rasudan Hatun) Gürcüleri ağır bir mağlubiyete uğratmışlardır. İşin ilginç yanı Gürcü ordusunun bu esnada savaş unsurunu Kıpçak süvarilerinin oluşturmasıdır. Bu Kıpçakların bir kısmı zamanla Hıristiyanlaşacak ancak Yavuz Selim döneminden başlamak üzere İslamlaşacaklardır. Neyse asıl mevzuya gelelim,; Rasudan Hatun Moğollara karşı koymak yerine onlarla iş birliğine gitmiş ve kuzeyden kendisine tehlike olarak gördüğü Rus Beyliklerini ve Gürcüler tarafından itaat altına alınamayan Kıpçakları bu iki komutana hedef olarak göstermiştir. Rasudan Hatun kısa bir müddet zaman sonra I.Aleaddin Keykubad'ın hükümdarlığı esnasında aynı şeyi Anadolu Selçukluları içinde yaptıracak ancak en güçlü dönemini yaşayan Selçuklular üzerine bir iki deneme seferi yapan Moğollar başarılı olamayacakları kanaatine vararak bu harekatlarını daha sonraya erteleyeceklerdir. İşte Rasudan Hatun'un kendilerini aldatmalarıyla kuzeye doğru yönelen Moğollarla, kendilerine karşı mukavemet gösteren Rus Beylikleri ile ezeli düşmanları Kıpçakların (düşman ortak olunca düşmanlıklar unutuluyor tabii) mücadelesidir bu savaş. Gerçi bu savaş ve harekatların Moğolların daha sonra kuzeyden Avrupa içlerine yapacakları harekatların başarısına da zemin hazırladığı gerçeğini de inkar etmeyelim.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-26-2009, 05:53 PM
Mesaj: #44
RE: 20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
GRANADA 1492

Müslümanlar 711'da İspanya'ya çıkmalarının akabinde yaklaşık 400 sene boyunca bu bölgede oldukça parlak bir dönem geçirdiler. Fakat bu süre zarfında bazı kabile ve yerel emirliklerin arasındaki fikir ayrılıkları sonucu ortaya çıkan otorite boşluğunun doğal bir sonucu olarak her bölgede Tavaif-ül Mülk denilen irili ufaklı 20 küsür yerel hanedan bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu dönemde Endülüs siyasi hayatının temel karakteristiği, emirlikler arasında yaşanan kıyasıya çatışmalar ve düşmandan birbirlerine karşı toprak-haraç karşılığında yardım almalar oldu. Bu durum Müslümanların zayıf düşmesine sebep olurken, Hıristiyan İspanya devletlerinin da güçlenmesine, dolayısıyla Reconquista'nın (Hıristiyanların bölgeyi tekrar ele geçirme çabalarına verilen isim) hızlanmasına sebep oldu. Nitekim 1085 yılında Kastilya (Castile) Kralı VI.Alfonso Endülüs'ün en önemli ikinci büyük kenti olan Tuleytula'yı işgal etti. Ancak bunun üzerine Müslümanlar Reconquista hareketinin farkına varabildiler. Kendilerini Hıristiyan işgaline karşı korusun diye diğer Müslüman devletlerden yardım istemeye başladılar. Bu isteğe verilen müspet bazı cevaplar vesilesiyle Granada devleti 1400'lü yılların ikinci yarısına kadar ayakta durmayı başardı.


Granada (Gırnata) Devleti'nin Bulunduğu Coğrafya...


[Resim: girnatakrallik.jpg]



Bu sıralarda Kastilya Kraliçesi İzabel ile Aragon Kralı Ferdinand, Vatikan’ın aracılığıyla evlendiler. Böylelikle İspanya’nın siyasi birliği kuruldu. Ekonomik güç arttı, şövalyelerle takviye edilen ordu büyüdü ve kuvvetlendi. Gırnata’daki iç karışıklıkları yakından takip eden Kral Ferdinand, fırsatı kaçırmadı. Şehri teslim etmesi için Emir Ebu Abdullah’a sert bir ultimatom gönderdi. Ebu Abdullah, Ferdinand’ın tehditkar elçilerini reddetti. Bunun üzerine Birleşik Krallık Orduları altı ay boyunca Granada’yı muhasara altına aldı. Sivil halk kadın-çocuk, evlerinde aşırtma toplarla bombalandı. Surlar delindi, burçlar dağıldı ve iki taraftan da kayıplar çoğalmaya başladı. Hiçbir yerden yardım alamayan Müslümanların erzak ve cephaneleri tükenirken Gırnata’da salgın hastalıklar baş gösterdi.



İspanyolların Gırnata'ya Yaptıkları Saldırıları Gösteren Bazı İllustrasyonlar...


[Resim: gra3.jpg]



[Resim: gra5.jpg]



[Resim: gra6.jpg]



İspanyolların en fazla önemverdikleri şey ateşli silahlar ve piyadenin gücüydü. Almanya, İtalya ve Hollanda'dan istihkamcı-top döküm ustaları-tüfek imalatçısı ve demircileri getirerek kuşatmada başarılı olmayı amaçlıyorlardı. Ayrıca 60 000 piyade ile Gırnata kalelerine yüklendiler. Savaşta kaleleri sarsmak için özellikle Lombardas ismi verilen 4 metre uzunluğunda ve 90 kg. gülle atabilen toplar kullandılar.


Lombardas'lar...

[Resim: bombardacarabela.jpg]


Bununla beraber kimi Hıristiyan devletleri de İspanyollara Müslümanlara karşı yapılan savaşta yardım gönderdiler. Yardımların boyutu büyüklü küçüklü 2000 top ve 6000 istihkamcıyı bulmuştu. Ayrıca El Artillero lakabıyla tanınan ünlü mühendis Francisco Ramirez De Madrid'i topçularını idare etmesi için kiraladılar. 1485'te Ronda, 1487'de Malaga düştü. İspanyolların topları çok etkin biçimde kullanması Müslümanlara psikolojik etki de yaptı. Halkın morali sıfıra indi, kimi insanlar aklını kaçırdı.


Kaçmaya Çalışan Müslümanlar İspanyol Askerler Tarafından Yakalanıp, Kale Önlerinde İnfaz Ediliyordu...


[Resim: gra4o.jpg]




Kraliçe İsabel ve eşi Fernando'Nun 80 000 kişiyi bulan ordusu 1491 ylında Gırnata önlerinde toplandı. 8 ay kadar süren büyük bir muhasara başladı.


Savaşta Yer Alan İspanyol Ordusu Askerleri...


[Resim: elcd1.jpg]


[Resim: elcd2.jpg]



İspanyol Piyadesi'nin 1400'lerin Sonlarında Giydiği Kamuflaj...


[Resim: ispanyapyade.jpg]




Gırnata Devleti İçin Savaşan Askerler...


[Resim: moors1.jpg]


[Resim: gra2.jpg]



Hiçbir yerden yardım alamayan Müslümanların erzak ve cephaneleri tükenirken Gırnata’da salgın hastalıklar baş gösterdi. Ne Kuzey Afrika, ne Mısır ve Osmanlı’dan yardım konusunda bir umut ışığı göremeyen Emir Ebu Abdullah, yazılı bir anlaşmayla Gırnata’yı Ferdinand’a teslim etmek zorunda kaldı. Böylece Gırnata 8 aylık bir muhasara sürecinin ardından düşmüş oldu.



Granada: Savaş Alanı...


[Resim: granadasavaalani.jpg]



Bununla İspanya’da Müslümanların sekiz asırlık hakimiyeti hazin bir şekilde sona eriyordu. Anlaşmaya göre, Emir Abdullah ile hanedanının Afrika’ya geçmesine izin verildi. Yine anlaşma metninde Gırnata’da yaşayan Müslümanlarla birlikte Yahudiler için de can, mal ve ibadet güvenliği istenmiş ve kabul edilmişti. İşgalden iki ay sonra Ferdinand ve İzabel sözlerinde durmadılar. Önce şehrin sosyal dokusunu teşkil eden Müslümanlara dokunmadı, çünkü şehirde ekonominin bel kemiği olan fırıncıdan küçük-büyük el sanatlarına kadar hemen hepsi de Müslüman esnaf ve zanaatkarlar tarafından çalışılıyordu. Ama Gırnata merkezinde bulunan Yahudi mahallesini yıktırdı. Yerlerine bir kilise ve hastane yaptırdı.

Yahudiler zorla İspanya’dan sürüldüler. Ne tuhaftır ki: Hiçbir Avrupa devletinin istemediği Yahudileri Osmanlı Devleti göçmen olarak ülkesine kabul etti. İspanya’dan gelen Seferad Yahudileri İstanbul, İzmir, Bursa ve Selanik’e yerleştiler.



KAYNAKLAR:

* GRANADA 1492: The Twilight Of Moorish Spain [OSPREY]

* EL CID AND THE RECONQISTA 1050 – 1492 [OSPREY]

* THE MOORS THE İSLAMIC WEST 7. AND 15. CENTURY [OSPREY]

* Chiriston I. Archer, Dünya Savaş Tarihi, Tümzamanlar Yayıncılık, İstanbul, 2006, s. 217-219.

* http://tr.wikipedia.org/wiki/End%C3%BCl%...vi_Devleti

* http://en.wikipedia.org/wiki/Granada

Ülkem, Bayrağım, Onurum...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-16-2010, 02:54 AM
Mesaj: #45
RE: 20. Yüzyıl Öncesinde Gerçekleşmiş Bazı Önemli Savaşlar
Tek kelimkeyle harika paylaşımlar emeğinize sağlık...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: