|
Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
|
|
06-06-2009, 02:24 PM
Mesaj: #11
|
|||
|
|||
|
RE: Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
Hepsini anladım da Arslan, Demir, Çelik, Yaşar, Dursun, Durmuş gibi isimlerin eski dinlerle ilgisini çözemedim?
TF'den Akıncı |
|||
|
06-06-2009, 03:49 PM
Mesaj: #12
|
|||
|
|||
RE: Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
Dengizik demiş kiHepsini anladım da Arslan, Demir, Çelik, Yaşar, Dursun, Durmuş gibi isimlerin eski dinlerle ilgisini çözemedim?Öncelikle, hayvan isimleri ve çeşitli metallerin isimleri eski totemlerden geliyor. Yaşar, Durmuş gibi isimler ise doğduklarında sağlıksız olan çocuklara konulur ve böylelikle uzun yaşayacaklarına inanılır. İsim konusunda diğer pratikler ise çocuğa Satılmış ismi koyarak evliyâlara, koruyucu rûhlara ve meleklere çocuğu adamak ve böylece çocuğun korunması işini onlara ihâle etmek; Kazak Türkleri'nde görülen bir uygulama ise daha ilginç. Sağlıksız bebeklerine İtbalası, Boktadoğan gibi isimler koyuyorlar ve böylece çocuğpu alacak olan kötü rûhlar kandırılmış olur. "Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi |
|||
|
06-07-2009, 09:38 PM
Mesaj: #13
|
|||
|
|||
|
RE: Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
Bir örneğide daha çok orta Anadoluda görülen "Satılmış" ismi türbeye adanan çocuklara konan bir isim. mesela çocuğu olamayan kadınlar bir türbeye dilek dileyip çocuğu türbeye sattık derler çocuk olursa ismini de Satılmış koyarlar.
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib! Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır. Fuzûli |
|||
|
06-10-2009, 10:19 PM
Mesaj: #14
|
|||
|
|||
|
RE: Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
Hıdırellez, tahtaya vurmak, gidenin arkasından su dökmek.
Düşünüyorum o halde vurun... |
|||
|
12-13-2010, 04:19 AM
Mesaj: #15
|
|||
|
|||
RE: Eski dinlerimizden günümüze kalan öğeler.
(07-16-2008 11:14 PM)Baybars demiş ki Geçtiğimiz ayın [Şubat 1877] 27sini 28ine bağlayan gece İstanbul'da büyük heyecan yaşandı. Bulutsuz gökyüzünün yüksekliklerine 'tünemiş' olan Ay, Müslümanlara tutulmanın müthiş bir manzarasını sundu. Türklerin bu olgu konusunda her zaman çok tuhaf fikirleri olmuştur. Tutulmanın, Ay'ı kemirmek için ona saldıran bir canavar tarafından oluştuğuna kuvvetle inanmaktaydılar. Halbuki, bu gök cisminin onlar için özel değeri vardı. Armaları hilal ve yıldızdan meydana gelmiş değil midir? Dolayısıyla canavarın Ay ile savaşmasının, onlar için özel bir önemi vardı. Bu yüzden, gece boyunca her Türk, Türkiye'yi koruyan bu gök cismine yardım etmek için elinden geleni yapıyordu. Tutulma başlar başlamaz, Türkler sokaklara döküldü veya evlerinin terasına çıktılar. Bir kısmı tüfek diğerleri silah atıyordu. Bazıları tencereler üzerine sürekli vuruyor, diğeri elindeki zilleri çalıyordu. Hocalar minarelere çıkmış, ahenkli olan veya olmayan sesleriyle Allah'ı ve Hz. Muhammed'i Ay'ın zaferi için yardıma çağırıyordu. Alışılmışın dışındaki bu hareketten korkan sokak köpekleri, sürüler halinde ve dehşet içinde bağırarak koşuyodu. 27sini 28'ine bağlayan gece Türk mahallelerinde görülen manzara buydu. Mükemmel bir hikaye bu,ne yorum yazacağımı bilemiyorum.Jpg formatlı resimde ne olduğunu da merak ettim,açılmıyor. Arkadaşların bu rivayete getirdiği eleştirilere de katılmıyorum,tutulmada teneke çalındığını ben de duymuştum. Birçok dinden kalıntıları barındıran dönemin halk- İslam anlayışıyla herhangi bir çelişki de göremiyorum. Kaldı ki İslam peygamberinin bile tutulma olayını bir ''afet'' olarak algıladığı ve korktuğu düşünülünce (bkz.Kütüb-i Sitte,Küsuf Bahisleri) ilkel dinlerin bakışını varın siz düşünün. |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım



