|
18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
|
|
02-28-2009, 03:35 AM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Dönemin tüm ordularında yaşam koşulları çok zordu ve kışlalar aşırı kalabalıktı.Astsubaylar ve grenadierler iki kişi bir yatakta yatarken,erler üç beş kişi bir yatağı paylaşmak zorunda kalırdı.
Sabah askerlerin kaldığı barakaların kapıları açıldığında,ortalığı müthiş bir koku kaplardı.Bu şartlar altında hastalıktan ölen asker sayısının,çatışmalarda ölen asker sayısından fazla olması şaşılacak bir durum değildir. Kimi garnizonlarda askerlerin yarısından fazlası,frengi ve bel soğukluğundan mustaripti.Açıktaki tuvaletlerin etrafında sinek bulutları kol gezer ve askerler,müthiş koku nedeniyle,tuvalete gitmektense müsait buldukları her yere tuvaletlerini yapmayı tercih ederlerdi.Ordu kamplarından yükselen odun dumanı,barut,idrar,dışkı ve çöplerin karışımından oluşan kokunun karşısında durabilecek hiçbir güç yoktu. Elbiselerini ve ortalığı temizleyecek kadınlar olmadığı için,askerler pislik içerisinde yaşamaya devam ederlerdi.Kuzey Amerika’da Yedi Yıl Savaşları’nın ardından İngiliz subaylar,askerlerin “itch”(kaşıntı) denilen hastalığa yakalanmasını engellemek için,onlara akarsularda banyo yapmalarını ve elbiselerini yıkamalarını emretmişlerdi. Pislik ve yerde yatma yüzünden,kimi askerlerin tüm vücudu yaralarla kaplanır,böylece savaşamaz hale gelirlerdi.Hasta askerler domuz yağı,çam reçinesi ve kükürdün karışımından oluşan ve “pis koku şeytanı” denilen bir ilaçla tedevi edilirdi.General George Washington,askerlerine hava şartları ne olursa olsun yıkanmalarını emretmiş ve şayet bulabilirlerse sabun kullanmalarını söylemişti. Prusya ordusunda ağır cezalar kışla hayatının ayrılmaz bir parçasıydı.Kamptan izinsiz ayrılmak durumunda,suçlu,gauntlet koşusunu yapmak zorunda kalırdı:200 asker iki sıra halinde dizilir ve suçlu bu sıranın arasında on kez aşağı yukarı koşarken,askerler ellerindeki yaş fındık ağacından sopalarla ona vururdu.Ayrıca suçlunun askerlik süresi bir sekiz yıl daha uzatılırdı(askerlik ortalama olarak 8 ila 10 yıllık bir süreyi kapsardı). Suçlunun çığlıklarının duyulmasını engellemek için davullar çalınır ve bir binbaşı,cezanın usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak için olay yerinde bulunurdu. İspanyol askerler,bu cezayı tüfeklerinin harbileriyle uygular ve bazen suçluyu kalıcı olarak sakatlarlardı.Savaş dönemlerinde,görev yerinin haricinde rastlanan bir Prusya askeri,firari olarak kabul edilir ve ya asılır ya da kurşuna dizilirdi.Firar hiçbir ordunun müsamaha göstermediği bir suçtu.Askerlerin büyük bir bölümü,disiplinle ilgili konular haricinde subaylarıyla hiçbir iletişim kurmazdı;onlarla çavuş ve onbaşılar ilgilenirlerdi. Üniformalar Askerlerin giymek zorunda oldukları üniformalar da çoğu zaman rahatsızlık verici idi.İstisnaları olmakla birlikte,rahatlıktan ziyade görünümün esas alındığı üniformalar, genellikle dar ve rahatsızdı. Avrupa ve koloni askerlerinin standart üniforması parlak renkli asker ceketi,uzun bir yelek,gömlek,dizlik,ayağın üstünü kaplayan tozluk,uzun çorap,tokalı ayakkabı,üç kenarı kalkık ya da önü pirinçten şapkaydı.Ayrıca her asker tüfek,çapraz kemer,fişeklik,kınıyla birlikte süngü,sırt çantası,çadır çivisi ve yemek için gerekli eşyaları taşırdı. Kimi grenadier miğferleri(shakos) o kadar ağırdı ki,askerler,metal miğfer kayışı takmak ve başları öne eğik yürümek zorunda kalırdı.Saçların askeri usulde taranıp pudralanması ise çok zaman alan bir uğraştı.Keller de bundan kurtulamazdı;çünkü onların da peruk takması zorunluydu.Yağışlı havalarda ıslanan peruk,vücut ısısının düşmesine ve çeşitli rahatsızlıklara neden olurdu. Kimi askeri ceketlerdeki klapalar,çok dar kesildikleri için,askeri soğuktan korumaya yeterli olmazdı.Külot henüz icat edilmemişti ve askerler,bunun yerine uzun gömleklerinin alt uçlarını kullanırdı.Kimi birimlerde dizlikler, askerlerin eğilip yerden bir şey almasını bile engelleyecek derecede sıkı bağlanırdı. Resmi geçitlerde gayet temiz olan beyaz dizlik ve tozlukları sefer sırasında temiz tutmak mümkün olmadığından,hepsi leş gibi olurdu.Tozluklar son derece sıkıydı ve düğmeleri bağlamak,özel bir demir kancayla çok güç olabiliyordu. Çorapları diz hizasında tutabilmek için de çorap bağları kullanılırdı.Almanların giydiği yün çoraplar,pek çok askerin derisinin kabarmasına,ülsere ve iltihaba yol açmıştı. Kısa sürede dağılıp parçalanan ya da askerlerin ayaklarına göre olmayan ayakkabılar ise başlı başına bir meseleydi.Askerler derinin kabarmasını önlemek için,intikal sırasında ayaklarını mum yağına batırılmış bezlerla sararlardı.Ayrıca rutubeti engellemek ve ayakları yumuşatmak için yağ kullanılırdı. Deri kemerleri ya da üniformaları solduran kilden çamur,yağışlı hava,aşınma,yedek elbise olmaması gibi nedenlerden dolayı,arazideki askerlerin üzerindeki kıyafetin,yırtık pırtık bir paçavradan farkı kalmazdı. Prusyalılar üniformaları yılda bir,Fransızlar üç yılda bir,İspanyollar ise altı yılda bir yenilerdi.Tropik bölgelerdeki birliklerin elbiseleri çürür,boya akıtırdı.İspanyol askerler halk arasına yalınayak ve yarı çıplak çıkmaya utandıkları için,şikayette bulunurlardı. Soğuk bölgelerdeki askerler kendi paltolarını kendileri dikmek zorundaydı.Avusturyalılar ve Ruslar,askerlerine kalın pelerin ve su geçmez bot dağıtırdı.İngilizler Kuzey Amerika’da ormanda gerekli olan dayanıklı üniformaları kullanırlardı.Ceketlerinin kuyruklarını keser,saçlarını kısaltır,rahat yün şapkalar takar ve kırmızı kıyafetlerinin rengini kahverengiye çevirirlerdi. Kaynak:World History of Warfare ( Dünya Savaş Tarihi )/Christon I.Archer/John R.Ferris/Holger H.Herwig/Timothy H.E.Travers /(sayfalar:319-323) Adaleti besleyen düzen değildir;düzeni ortaya koyan,gün ışığına çıkaran adalettir... Albert Camus |
|||
|
02-28-2009, 06:05 AM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Askerde bize sadece kış istihkakı verildiğinden yazlık brandalı bot alamadık, ayaklarım kışlık botun içinde yaz sıcağında Tunceli sıcağında kavrulmuştu...
Tabii bahsedilen dönemdekilere göre bayağı rahatmışız ama askerlik her zaman askerliktir... İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar.. Sustasına basılmış birer çakıydılar... |
|||
|
02-28-2009, 06:57 AM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Osmanlı ordusunda hijyen kurallarının çok sıkı olduğunu, bu sebeple ordunun aylarca sefer yapabildiğini ve hastalıklar yüzünden büyük kayıpların olmadığını da ekleyelim. Ayrıca askeri üniformalar da son derece özeldi, derisi, kumaşı özel olarak bu mamulün en iyi üretildiği yerden gelirdi (kumaşın türünün bu olduğundan emin değilim ama sanırım Selanik müslinin ihracı yasaktı çünkü askeri üniforma yapımında kullanılıyordu).
|
|||
|
02-28-2009, 02:17 PM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
nina demiş ki...Dönemin tüm ordularında yaşam koşulları çok zordu ve kışlalar aşırı kalabalıktı.Astsubaylar ve grenadierler iki kişi bir yatakta yatarken,erler üç beş kişi bir yatağı paylaşmak zorunda kalırdı... Demek ki, bizim ordumuzda 18. yüzyıldan bu yana pek bir değişim olmamış ![]() Askerliğimi Hakkari Yüksekova'da yaptım. Özellikle yeni devrelerin gelişinde iki ranza birleştirilir ve enlemesine doğru 3'er asker yatardı. Yatak bulamayanlar (yeni askerler içerisinde) üzerinde silah bakımı yaptığımız süngerimsi bir tabakanın üzerinde uyumak zorunda kalırdı. Tabii bunlar kış için anlattığım şeyler. Yazın o bölgede nerede yattığın pek belli olmuyor. Günümüz Türk ordusunda sabahları koğuşlarda oluşan kokunun tanımını ancak askerliğini yapmış olanlar bilir. Hiçbir tasavvura sığmayacak bir kokudur bu. ![]() Bizde de miğferlerin ağırlığı 2 kg. civarında yanılmıyorsam. İlk taktığında insan bu ağırlığı pek hissetmiyor ama zaman geçtikçe kafaya bayağı baskı yapıyor mübarek Gerçi biz pek miğfer takmadık. Bere ve yer yer cap takıyorduk. Bu anlamda fazla rahatsızlık çekmedim çok şükürBot sorunu hemen her askerin henüz ilk günde yaşadığı bir sorundur TSK'da. Benim ayakkabı numaram 44. Kış aylarında bölgeye gittim. Sıcaklık zaman zaman -30'lara düştüğü için çift çorap ve tabana ekstradan kalın bir keçe koyarak rahat ederim diye düşündüm ve 45 numara bir bot alayım dedim ama bırakın 45'i, 44'ü zor buldum ilk zamanlarda. Bir süre onunla idare etmek zorunda kaldım. Bununla birlikte, botu ilk giydiğinde topukların vurması ise başka bir eziyettir. 2-3 haftada nasır tutar topuklar. Sonra botun topuk bölümü ezilip, şekillenince rahat eder insan. Topuğa yara bandı yapıştırırdık ilk başlarda. Ayrıca intikaller ve hareketli pusu görevleri sıkça olduğundan bayağı bot harcanırdı. Parka, kazak ve bilimum kamuflajı dikmek ise askerliğin olmazsa olmazıdır bu arada ![]() Yani görüldüğü üzere, Türk ordusunun askerlik şartları 18. yüzyıldan bu yana çok fazla değişmemiş. Almanya'da da askerlik yapan insanları gördüm (tabii orada askerlik kamu hizmeti veya profesyonel askerlik şeklindedir), Everest Tepesi ile Mariana Çukuru kadar fark var aramızda. Türk askerinin zor şartlar altında gösterdiği dirayetli tutuma her zaman saygı duyulmalıdır. Yokluk içinde bu kadar başarılı olan bir düzenli ordunun başka bir millete nasip olacağını sanmıyorum. Ülkem, Bayrağım, Onurum... |
|||
|
02-28-2009, 04:59 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Benim topuklar ilk günler rahmetli olmak üzereydi, sonradan bol boya sürdüm botun topuk kısmına. Meğer böyle yapılırmış. Orayı biraz çürütmüş ve yumuşatmıştım, böyle böyle alıştık işte
İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar.. Sustasına basılmış birer çakıydılar... |
|||
|
02-28-2009, 08:16 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Banada yazlık bot vermişlerdi ilk işim topuklarını ve burnunu çiğnemekti
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib! Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır. Fuzûli |
|||
|
02-28-2009, 10:05 PM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Evet Osmanlı ordusuna kıyasla daha kötü lojistiğimiz var.
|
|||
|
03-01-2009, 01:31 AM
Mesaj: #8
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Herkeste topuklardan dert yanmış.
TF'den Akıncı |
|||
|
03-01-2009, 01:40 AM
Mesaj: #9
|
|||
|
|||
|
RE: 18.Yüzyılda Avrupa'da Bir Askeri Birlikteki Yaşam Koşulları
Bugünün modern ordularında da bu gibi olumsuz şartların görülmesi doğrusu beni çok şaşırttı.Askerlik yapan arkadaşlarıma geçmiş olsun diyorum
![]() Bildiğim kadarıyla topuk veya ayak parmaklarındaki nasırların/yaraların izleri aradan kaç yıl geçse bile yine de kalır.O izleri vatani görevini yaparken edinenlere selam olsun... Adaleti besleyen düzen değildir;düzeni ortaya koyan,gün ışığına çıkaran adalettir... Albert Camus |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| 18.Yüzyılda Askeri Tıp ve Sıhhiye Hizmetleri | nina | 1 | 975 |
03-06-2009 09:48 PM Son Mesaj: Ottoman |
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım




