Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Filistin'de Tasavvuf İzleri
02-25-2009, 08:29 PM
Mesaj: #1
Filistin'de Tasavvuf İzleri
Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra, dinin Türk kavimleri arasında yayılmasında gezgin sufi ve dervişlerin önemli payı mevcuttur. Özellikle, Sünni itikat ve tasavvufun birlikteliği gösteren İmam Gazali sonrasında tasavvuf, Türk kültürünün etkin bir parçası haline gelmiştir. Türk toplumunda teşkilatlanan ilk tasavvufi hareket ise Ahmet Yesevi’nin (1167) önderliğinde kurulan Yesevilik hareketi olmuştur.

Anadolu Selçukluları ile birlikte, Anadolu’da gelişen tasavvufi akımlar, pek çok ünlü İslam Tasavvuf alimini Anadolu insanı ile buluşturmuştur. Bunların arasında;

• Abdal Murad,
• Abdal Musa,
• Afüfiddin Tilemsani,
• Ahi Evren, Mevlana
• Aybek Baba,
• Baba İlyas,
• Bahauddin Veled,
• Burak Baba,
• Burhanuddin Muhakkik-i Tirmizi,
• Celaleddin Rumi,
• Ebubekir Niksari,
• Evhaduddin Kirmani,
• Fahruddin Iraki,
• Geyikli Baba
• Hacı Bektaş Veli,
• Kumral Abdal,
• Muhyiddin Arabi,
• Muinüddin Pervane,
• Müeyyedü’d-din el Cendi,
• Necmüddin Daye,
• Sadruddin Konevi,
• Sadüddin Fergani,
• Sarı Saltuk,
• Yunus Emre

sayılabilir. Bu çerçevede, 13. yüzyılda, İbn-ül Arabi, Horasan Melamiliği ve Irak Sufilerinin tasavvuf anlayışlarını bir potada eriten Anadolu’da;

• Bektaşiyye
• Halvetiyye,
• Haydariyye,
• Kalenderiyye,
• Kübreviyye,
• Mevleviyye,
• Rifaiyye,
• Sühreverdiyye,
gibi tarikatlar ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde Türkler arasında en etkin oluşum olarak varolan Ahilik, 15 yüzyıldan itibaren bir esnaf locası olarak örgütlenmiştir. Bu noktadan itibaren, Ahilik’ten arda kalan zaviyeleri, çoğunlukla Alevi-Bektaşi oluşum doldurmuştur.

Kanuni döneminde ise, mutasavvıfların medrese menşeili olması sebebiyle sufilerle ulema arasındaki yakınlaşma artmış, sufilerin padişah ve devlet adamlarıyla yakın ilişkileri devlet-tekke ilişkilerine olumlu yansımıştır. Bu dönemde, Mevlevilik ve Nakşibendîlik akımlarının aydınlar arasında, Kadirilik, Bayramilik ve Halvetilik ve kollarının ise halk arasında yaygınlaştığı görülmektedir.

Osmanlı Dönemi Kudüs

Anadolu ve Suriye’ye kıyasla, sınırlı bir sosyal anlama sahip olan Filistin tarikatları, Anadolu ve Suriye’nin gölgesinde yaşamıştır. Filistin’deki tarikatlara göz atıldığında, Nakşibendiyye tarikatının Kudüs’teki Özbek Sufi Tekkesi ile sınırlı kaldığını, Mevleviyye’nin 20. yüzyıl başında, Rifaiyye’nin 1948 sonrasında sahneden silinmiş oldukları görülecektir.
Kadiriyye, Yeşrutiyye ve Halvetiyye-Rahmaniyye tarikatları ise Filistin kırsalında daha fazla yayılma şansı bulabilmiştir. 1948 sonrasında dağılan bu tarikatlar, yakın dönemde, özellikle Batı Şeria ve Gazze’de yeni gruplar olarak ortaya çıkmışlardır.

Özbek Sufi Tekkesi
Eski Kudüs sınırları içinde yer alan ve Nakşibendiyye tarikatına bağlı Özbek Tekkesi 18 YY’ın başlarında kurulmuştur. Tevhidhane girişinin üzerindeki 1820 tarihli onarım kitabesi Kudüs'teki Osmanlı yapılarında rastlanan nadir Osmanlıca kitabelerdendir. İçinde yer alan türbe, 1731 yılında vefat eden Şeyh Muhammed el-Özbekî için yaptırılmıştır.

Afgan Sufi Tekkesi
Eski Kudüs sınırları içinde yer alan ve Kadiriyye tarikatına bağlı Afgan Tekkesi 1633 yılında kurulmuştur.

Hint Sufi Tekkesi
Günümüzde Kız Okulu olarak kullanılan ve eski Kudüs sınırları içinde yer alan Hint Tekkesi, kendi adını verdiği Zâviyet el-Hunûd Sokağı'nda yer almaktadır. 20 yüzyıl başlarında kapsamlı bir onarım geçirmiştir.

Kudüs Mevlevihanesi
Eski Kudüs’ün Müslüman Mahallesi olan kuzeydoğu kesimindeki mevlevîhane, Haçlı Dönemi'nde, 12 yüzyılda inşa edilmiş olan Saint Agnes Kilisesi'nden dönüştürülmüştür.

Filistin ve İsrail’in Bugünü

Bugün, Osmanlı dönemi Remle şehrinin ileri gelenlerinden ve Nebi Sâlih türbedârlığından sorumlu Kādirî ailesi torunlarından Said Ebu Leben, Nasıralı Abdüsselâm Manasara ve Sahnin’li Ebu Filastin’i sayabiliriz.
Ana Tekkesi, Akka şehrinde kurulmuş olan Yeşrutiyye ise, Osmanlı’nın son dönemlerinde, daha organize sufi bir hareket olarak Filistin’de hayat bulan, İngiliz Mandası altındaki yıllarda geniş bir alanda mürit edinebilmiş, ancak İsrail’in kuruluşu olan 1948 yılından sonra büyük beölümü Beyrut’a göç etmiş bir sufi harekettir. 1967’den sonra, İsrail’deki Yeşrutiler hem Batı Şeria ve Gazze’deki hem de diğer İslam ülkelerindeki müritleriyle yeniden ilişki kurmalarına izin verildiğinde eski güçlerine kısmen kavuşmuşlardır.

1989 yılında, şeyhleri Hüsniddin El-Kasımi tarafından kurulan ve Israil’deki tek resmi tarikat olarak İsrail’in Bekka Al-Gharbiya şehrinde faaliyet gösteren, El-Kasımi İslam Koleji’nin 1600 civarında öğrencisi vardır.

İsrail’de, üyelerinin bir kısmı muhafazakar Musevi din adamları ve akademisyenler olan ve inançlar arası diyalogu geliştirme gayesinde olduğunu ifade eden ve Müslüman Sufi şeyhler tarafından idare edilen İbrahimiyye tarikatıdır.

http://www.israpedia.com web sitesinde, “Kaynaklar” sayfasında belirtilenlere ilave olarak bu yazıda faydalanılan referanslar:

• Osmanlı Döneminde Kudüs: Kent Dokusu, Mimarlık Ve Çini Sanatına İlişkin Bir Araştırmanın İlk Sonuçları, Prof. Dr. Baha Tanman
• Türklerin İslamlaşma Sürecinde Mezheplerin ve Tarikatların Yeri, Doç Dr. M. Saffet Sarıkaya,
• Türklerin Sosyal ve Kültürel Hayatında tasavvuf ve Tarikatlar, Yrd.Doç.Dr.Mehmet Necmeddin Bardakçı
• Suriye ve İsrail’de Tarikatlar, Itzchak Weismann, Tasavvuf: İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi
http://www.qsm.ac.il/PR/
http://www.ibrahimasik.com

Filistin ve İsrail'de Türk İzleri - http://www.israpedia.com
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: