Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Dilopya:Gençlerin Ütopyası
11-09-2008, 05:44 PM
Mesaj: #1
Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Thomas More ve başyapıtı olan Ütopya’yı bilmeyeniniz yoktur sanırım...Bursa Anadolu Kız Lisesi Dil R Sınıfı öğrencileri(16 kişi)-ki kızım da bunların içindedir- Felsefe Dersi için aynı tarzda bir çalışma hazırladılar.Hoşuma giden bu çalışmayı onların izniyle sizlerle paylaşmak istiyorum. 17 yaşlarında ve ülke sorunlarına da son derece duyarlı olduklarını eklemek isterimSmile


YÖNETİM

Dilopya Devleti,demokrasi ilkelerine dayalı bir yönetim biçimine sahiptir.Bu yönetim biçimi dilokrasidir.Dilokrasinin şartı,meclise girenlerin en az 3 dil bilmesi ve yüksek öğrenim mezunu olmalarıdır.Dilokraside, milli egemenlik-vatan-millet kavramlarından temel alır,bu üç öğeden hiçbirinin kopmaması için uğraşılır.

Dilopya Devleti kuzey,güney,doğu ve batı olmak üzere dört ayrı bölgeden oluşur.Her bölgenin kendine ait bir meclisi ve ordusu bulunmaktadır.Her meclis 200 kişiden oluşur. Her mecliste bir meclis başkanı ve bu başkanın seçtiği 50 kişiden oluşan özel bir grup vardır. Bu gruplar her 4 ayda bir başkentteki Büyük Meclis'te toplanır. Devlet başkanının önderliğinde toplanan bu mecliste yapılan işler değerlendirilir ve yapılması gereken şeyler hakkında tartışılır,planlar yapılır,kararlar alınır.

Dilopya Devleti'nin başında bir devlet başkanı bulunmaktadır.Devletin başkanı aynı zamanda orduların da başkanıdır. Başkan,tüm ülke çapında büyük bir seçimle seçilir. Başkanın görevleri arasında savaş ve barışı ilan etmek,(olası bir savaşta) orduları komuta etmek,meclis başkanlarını ve grupları Büyük Meclis'te toplamak,bakanlık atamalarını yapmak,vb. gibi görevler vardır.

Dilopya Devleti'nde çok partili yönetim vardır.25 kişi bir araya gelip bir parti kurabilir.Partiler kapatılmaz ve partilere(ülke bütünlüğüne zarar vermedikleri sürece) karışılmaz.Hatta devlet,partilerin yaygınlaşması ve fikirlerini özgürce savunabilmeleri için teşvik ve yardımlarda bulunur.

Bu devlette yasamayı Büyük Meclis,yürütmeyi Devlet Başkanı yaparken, yargı görevini bağımsız mahkemeler yapar. Meclisi ve devlet başkanını denetleyen Anayasa Mahkemesi, herhangi bir yanlışlık veya sorunda duruma el koyar. Yargı önünde herkes eşittir,asla ayrım yapılmaz. Dokunulmazlık hakkı yoktur. Devletteki her bireyin bir avukatı vardır. Adaletten ödün verilmez. Herhangi bir davada başvuru üzerine temyize gidilebilir.

Dilopya Devleti'nde Devletle İlgili İşler ve Halkla İlgili İşler adında iki büyük bakanlık bulunmaktadır. Devletle İlgili İşler Bakanlığı'nda milli güvenlik,siyaset,içişleri,dışişleri,milli eğitim,çalışma,..gibi bakanlıklar bulunmaktadır. Halkla İlgili İşler Bakanlığı'ndaysa
turizm,kültür,sanat,aile,çocuk eğitimi ve bilinçlendirme... gibi bakanlıklar bulunmaktadır. Tüm bu bakanlıkların en üst kadrosunu devlet başkanı atar.

Dilopya Devleti'nde yazılı bir anayasa bulunmaktadır. Bu anayasa halk tarafından oluşturulmuş, insanların hak ve özgürlüklerini yasalarla güvence altına almıştır.25 maddeliktir. İstenirse anayasada değişiklik ancak referandum yoluyla yaptırılabilir.

Dilopya Devleti'nde seçme ve seçilme hakkı herkese tanınır,fakat belli bir şartı vardır: Seçimlere katılabilmek için kişinin en az 3 dil bilmesi ve yüksek öğrenimini bitirmesi zorunludur. Genel seçimler 5 yılda bir, belediye seçimleri 4 yılda bir yapılır.


TOPLUMSAL HAYAT

Dilopya Devleti toplumunu oluşturan insanlar rengarenktir.Tenlerinin rengi değil, kalplerinin rengi dikkate alınır.Eşitlik her yerdedir.Cuma akşam yemekleri her yerleşim yerinde bulunan ve Büyük Konak denilen uçsuz bucaksız,içine herkesi alabilen yerde hep birlikte yenir.Yaşlısı genci,zengini fakiri,toplumun bütün bireyleri orda olmak zorundadır.Herkes büyük bir dikkatle dinlenir,saygı duyulur.Ayrıca cuma günleri "kültür günü"dür.Cuma sabahları herkes kendi semtindeki kütüphanede kitap okur ve o gün öğleden sonra sinemaya ya da tiyatroya gitmek zorunludur.Bunların yapılmaması sonucunda yüksek miktarda para cezası kesilir.

Evlenmeden önce;evlenmek isteyen çiftler,her yerleşim bölgesinde kurulu bulunan izdivaç okullarında üç aylık eğitimden geçmek zorundadırlar.Burada aile yaşamı ve iletişim,çocuk bakımı,ev işlerindeki paylaşım,tasarruf ve bütçe yönetimi,zor zamanları atlatabilme...gibi konularda çiftlere uygulamalı eğitim verilir. Ayrıca bu 3 aylık eğitimin sonunda kimliğini gizleyip çiftlerin arasına karışan yanılmaz aşkölçer gözlemcileri, çiftlerin birbirini sevip sevmediğini o eşsiz yetenekleriyle belirler.Böylece boşanma oranları azalmış olur ve sağlam bir ailenin temelleri atılmış olur.Çocuk sayısı ailenin gelirine göre belirlenir ancak en fazla 5 çocuk yapılabilir.

İnsanların günlük uyku saatleri 6,çalışma saatleri 8,kültürel aktiviteler için ayrılan vakit 3 saat olarak belirlenmiştir kalan zamanlar isteğe bağlı olarak değerlendirilebilir.

Dilopya Devleti'nde bütçe en çok eğitime ayrılmıştır.Özel okul diye bir şey yoktur ve okullar çocukları geliştirebilecek her türlü araç ve gereçle donatılır.Daha 3-4 yaşlarındayken çocukların önüne her meslekten bir nesne getirilir örneğin;balıkçılık için misina,öğretmenlik için kalem-defter,avcılık için çakı... gibi ve onlara seçtirilir böylece küçük yaştan itibaren çocuklar sevdikleri meslek yönünde eğitilmeye başlarlar.Herkes ilgi duyduğu alana yönelir ve bu konuda uzmanlaştırılır.Eğitimin ciddiyeti küçüklükten beri onlara aşılanmıştır.Herkes başarıyla mezun olur ve iş hayatına atılır.Böylece sağlam ekonomi ve sağlam toplumun temelleri atılır.

• Hergün saat 12:00-13:00 arası dinlenme ve uyku saatidir.Böylece insanları verimi arttırılmış olur.

• Her evde iki tuvalet bulunur ve Çamaşır makineleri (evde de olabilir)halka açık yerlerde de bulunmaktadır.

• Her okulda ayda bir kere sınıflar arası yemek yapma yarışması olur ve bu Ülke Turnuvasına kadar gidip her sene en güzel seçilen yemek, milli yemek olur.

• Hakları çiğnenen bir vatandaşa geçici bir süreliğine kimsede bulunmayan bir hak tanınır.

• Herkesin banka hesabı vardır,ancak kimsenin elinde nakit para yoktur. Herkesin parmak izi hesabı vardır.Bir alışverişe gidildiğinde parmak iziyle alışveriş yapılır.

Ulaşım,yer altında mükemmel bir bir metro ağıyla yapılır ve ülkenin her yerine ulaşır; o da parmak iziyle çalışır.. Şahıslara ait arabalar yer üstünde, güneş ve su enerjisiyle çalışır.Gerekli kalmadıkça kullanılmaz.

• Okula gidemeyen öğrenci, wireless communicate system sayesinde sınıfa canlı bağlanabilir ama sadece geçerli sebeplerde.

• İnsanlar msn de Big Grin huha gibi ifadeler yerine, direkt yüzlerini bunlarla aynı şekle sokup karşısındakine gösterecek bir teknolojiye sahiptirler.

• Hayatı yönlendiren şarkılar diye bir radyo kanalı vardır.Çıkmazda olan ya da morali bozuk olan biri radyoyu açıp, kendisine bir şarkı çaldırıp kendini iyi hissedebilir böylece sorunu çözmeye yönelik bir adım atılır.

• Her şarkıcı, dünyadaki biri için bir şarkı yapar.

• Her ay insanlara bedava check-up yapılır-eğer bir sağlık sorunu varsa parmak iziyle birlikte o sorun hemen halledilir. Böylece ülkenin sağlık durumu ve yaş ortalaması da yüksektir.

• Sağlığı yerinde olan herkesin kan vermesi zorunludur.

• Her hastalığın bir hastanesi vardır. Böylece her doktor kendi alanında bir hastanede çalışabilir ve hastalara kendi hastalıkları üzerinde daha iyi bir tedavi uygulanır.

• Toplu olarak yaşanılan her yerde (İşyeri,apartman...) bir ibadethane vardır.

• Her meslekte uzmanlaşma vardır ama, insanlar genel kültürlerini sürekli arttırırlar.

• İnanç özgürlüğü vardır.

• Her dinin ruhani liderleri iki ayda bir toplantı yapıp aradaki gerginlikleri ve sorunları çözmek için adımlar atarlar.

• Aynı meslekte göreve başlayan herkesin başlangıçta maaşları aynıdır.Bilgi ve kültür düzeylerine göre sonradan aldıkları maaşlar yükselir.

• Her mesleğin bir bürosu vardır,meslekteki sorunlar ile meslektaşların sıkıntıları,ödül ve ceza uygulamaları ...gibi işler burada halledilir.

• Her meslek grubundan başarılı olan 10 kişi kısa bir süreliğine konuşabildiği dillerin ülkesine gönderilir ve her ay bu 10 kişi sürekli değişir. Ayrıca ülke genelinde mesleğinde çok başarılı olan 50 kişiye de yıl sonunda bir vize verilir,bu vizeyle mesleki bilgi ve görgüsünü arttırmak için 1 yıl boyunca her yere gidilebilir.

Adaleti besleyen düzen değildir;düzeni ortaya koyan,gün ışığına çıkaran adalettir... Albert Camus
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-10-2008, 09:25 PM
Mesaj: #2
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
teşekkürle şimdi okumaya fırsatım yok ama ilk parağraf ilgi çekiciydi
kaydettim sonra okuyacağım
peşin peşin teşekkür ediyim dedimBig Grin
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-11-2008, 02:34 PM
Mesaj: #3
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Gençlerin böyle şeylerle ilgilenmesi gerçekten çok hoş, ama adı üzerinde ütopya bunların bir çoğunun uygulanamsı mümkün değil.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-11-2008, 11:36 PM
Mesaj: #4
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Lise çağlarındaki genç kardeşlerimizin bu tip konularla ilgilenmeleri çok güzel bir durum.Düşledikleri ütopik ülke onların belki de hislerini,duygusallıklarını,çevrelerindeki sorunlar karşısındaki duruşlarını sergiliyor.Ancak şunu söylemeliyim ki bu genç kardeşlerimizin yaşları biraz daha geçtiğinde maalesef bazı acı gerçeklerle karşılaşacaklar ve belki de ütopyaları Orwell'inki gibi olacaktır.

Ne yazık ki bu yazılanlar Erdem Abi'nin de dediği gibi sadece ütopya ve sadece kağıtta kalacak olan şeyler.Bu tip ütopik durumlara ancak büyük savaşların,devrimlerin kısacası büyük kırılmaların olduğu zamanlarda yaklaşılmıştır,yine de hiçbir zaman mükemmel bir dünya olmamıştır.Mesela Hz. Muhammed'in getirdiği(Asr-ı Saadet) ütopik toplum Hz. Osman'ın şehadetiyle sonlanmış ve toplumsal birliktelik bozulmaya yüz tutmuştur.

İnsanoğlu bu dünyada yaşadığı müddetçe kavga bitmeyecektir.Teknoloji ilerledikçe yeni savaş metotları gelişecek ve belki de savaş Dünya gezegeninden taşıp Güneş Sistemi'nin derinliklerine doğru kayacaktır.

Baka kalırsa her insan ütopyayı toplum için değil kendi için kurmalıdır.Çünkü toplum için kurulan ütopyalar milyarlarca insan olduğu için istatistiksel açıdan olabilmesi imkansızdır.Ama ütopyaları kendimiz için kurarsak o ütopyaya ulaşamasak bile en azından kendimize olan telkinlerimiz sebebiyle bir miktar yaklaşabiliriz.

Yazının bir eleştrisini yaparsam da şöyle diyeceğim:Anlatılan ülke çok liberal ve çok komünist bir yapıyı birlikte içeriyor.Bu durum bence bir çelişkidir.Özgürlükler açısından alabildiğine serbest gibi bir imaj çizilmiş ancak pek çok noktada da komünal yaşam tarzının izlerini görebiliyoruz.Ama bu durum bence kardeşlerimizin içlerindeki çırpınışları göstermektedir.Onların tepkileri genelde okumayan,bilgisiz,farklı bakış açılarından yoksun,popülist kültürün esiri olmuş insanlaradır.Bu nedenle de ülkelerinde insanların bilinçli olması için komünist tarza zorunlu kültürel faaliyetler vardır.

Söyleyeceklerim bundan ibaret.Genç kardeşlerimizi tebrik ediyorum...Saygılar.
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-12-2008, 01:43 AM
Mesaj: #5
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
aegarmageddon demiş kiLise çağlarındaki genç kardeşlerimizin bu tip konularla ilgilenmeleri çok güzel bir durum.Düşledikleri ütopik ülke onların belki de hislerini,duygusallıklarını,çevrelerindeki sorunlar karşısındaki duruşlarını sergiliyor.Ancak şunu söylemeliyim ki bu genç kardeşlerimizin yaşları biraz daha geçtiğinde maalesef bazı acı gerçeklerle karşılaşacaklar ve belki de ütopyaları Orwell'inki gibi olacaktır.

Ne yazık ki bu yazılanlar Erdem Abi'nin de dediği gibi sadece ütopya ve sadece kağıtta kalacak olan şeyler.Bu tip ütopik durumlara ancak büyük savaşların,devrimlerin kısacası büyük kırılmaların olduğu zamanlarda yaklaşılmıştır,yine de hiçbir zaman mükemmel bir dünya olmamıştır.Mesela Hz. Muhammed'in getirdiği(Asr-ı Saadet) ütopik toplum Hz. Osman'ın şehadetiyle sonlanmış ve toplumsal birliktelik bozulmaya yüz tutmuştur.

İnsanoğlu bu dünyada yaşadığı müddetçe kavga bitmeyecektir.Teknoloji ilerledikçe yeni savaş metotları gelişecek ve belki de savaş Dünya gezegeninden taşıp Güneş Sistemi'nin derinliklerine doğru kayacaktır.

Baka kalırsa her insan ütopyayı toplum için değil kendi için kurmalıdır.Çünkü toplum için kurulan ütopyalar milyarlarca insan olduğu için istatistiksel açıdan olabilmesi imkansızdır.Ama ütopyaları kendimiz için kurarsak o ütopyaya ulaşamasak bile en azından kendimize olan telkinlerimiz sebebiyle bir miktar yaklaşabiliriz.

Yazının bir eleştrisini yaparsam da şöyle diyeceğim:Anlatılan ülke çok liberal ve çok komünist bir yapıyı birlikte içeriyor.Bu durum bence bir çelişkidir.Özgürlükler açısından alabildiğine serbest gibi bir imaj çizilmiş ancak pek çok noktada da komünal yaşam tarzının izlerini görebiliyoruz.Ama bu durum bence kardeşlerimizin içlerindeki çırpınışları göstermektedir.Onların tepkileri genelde okumayan,bilgisiz,farklı bakış açılarından yoksun,popülist kültürün esiri olmuş insanlaradır.Bu nedenle de ülkelerinde insanların bilinçli olması için komünist tarza zorunlu kültürel faaliyetler vardır.

Söyleyeceklerim bundan ibaret.Genç kardeşlerimizi tebrik ediyorum...Saygılar.


Söylediklerinize katılıyorum.Böylesi bir ütopya ancak kağıt üzerinde kalır.Henüz yaşamın gerçekleriyle tanışmamış bu gençler,ülkenin ve toplumumuzun maruz kaldığı sorunları farklı ideolojilerin beğendikleri yanları ile çözümlemek istediler.

Bir süre sonra iyi bir üniversite eğitimi ile pek çoğunun düşüncesi değişecek,görüşlerini daha sağlam fikirler üzerine oturtacaklar inşallah...

Adaleti besleyen düzen değildir;düzeni ortaya koyan,gün ışığına çıkaran adalettir... Albert Camus
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-16-2008, 08:45 PM
Mesaj: #6
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Güzel bir proje .Bence her insanın kendi ruhunda ütopyası vardır.Dışarıya onu yansıtırlar.Bu insanın var oluşundan brei adalet ve düzeni yerine koyduğundan beri böyledir.Ama tebrik ederim güzel bir proje .Benim en çok ismi hoşuma gitti.

TÜM TÜRKLER BİR ORDU
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-22-2008, 05:51 AM
Mesaj: #7
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Yaratıcı çalışmalar, sorgulayan gençlerin en önemli silahıdır, önemli olan onları gerçekleyebilecek konuma yükselebilmeleri. İhtiyarlamış gerici beyinlerin onların yaratıcılıklarını köreltmesinin engellenmesi..
Elbette ütopyada çelişkiler var ama bunları tartışmanın anlamı yok..
Aslında yapılan her ütopik çalışma emek-sermaye çelişkisine dayanıyor ve hemen hepsi Karl Marx'ı haklı gösterir nitelikte..
Kutluyorum...

İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar..
Sustasına basılmış birer çakıydılar...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
04-08-2009, 09:42 PM
Mesaj: #8
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
Ütopyamızın bu kadar güzel tepkiler alması beni ve bu ütopyada emeği geçen diğer arkadaşlarımı çok mutlu etti emin olun,çok teşekkür ederiz Smile
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-27-2010, 05:57 PM
Mesaj: #9
RE: Dilopya:Gençlerin Ütopyası
(11-09-2008 05:44 PM)nina demiş ki  İnsanların günlük uyku saatleri 6,çalışma saatleri 8,kültürel aktiviteler için ayrılan vakit 3 saat olarak belirlenmiştir kalan zamanlar isteğe bağlı olarak değerlendirilebilir.

Big Grin Burası çok ilgimi çekti. Gerçekten güzel düşünülmüş iyi bi çalışma tebrik ederim.
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: