Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
10-06-2008, 02:14 AM (En son düzenleme: 09-19-2010 03:18 AM bayundur.)
Mesaj: #1
Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Timur hakkında bilindiği gibi çok şey yazılıp söyleniyor. Kimileri onu göklere yükseltirken, kimileri de yerin dibine sokuyor. Birde konuyla ilgili bilgilerine ulaştığım akademisyenlerin görüşlerini yansıtayım dedim.

Alıntı:Cumhuriyet dönenimde çeşitli dalgalanmalar oldu. Cengiz'e sahip çıkıldı. mesela Mehmet Akif, 'Safahat'inde dalga geçer. "ne oldu sizin Cengiz dedenize" diye. "ya sorma, o Türk değilmiş" diye orada bir cevap verir. Demek ki bir dönem Cengiz'e de sahip çıkıldı, sonra ondan da yavaşça vazgeçildi. Timur bir bacağı ile Cengiz'in torunlarına dayanıyor. ama bu Tatar işi çok karışık. Tatarlar nedir, Türk müdür Moğol mudur? Muhtemelen melezler. Cengiz'in ordusunda birçok Türk olduğu biliniyor. Diyorsunuz ki, Timur bize hiç Türk olarak öğretilmedi. Fakat Hindistan'daki Mugallar yani Hnt Moğolları için birçok tarih kitabında Hindistan Türk İmparatorları diye yazar; Babürler vs. ve hiç şüphesiz bu büsbütün boş değil. Çünkü bunların konuştuğu dil Urduca, Çağatay lehçesinin bir kolu. Dolayısıyla geniş bir bakışla, yani Uygurları da içine alan bir bakışla, Timur'u da türkik saymak yanlış değil.
Türkçe'nin çeşitli lehçeleri var. Kuzey lehçeleri, güney lehçeleri. Kıpçak ağzı, Moğollarla özdeşleşmiş. Cengiz kesin Moğol ama Cengiz'in oğlu Çağatay, Türkçe'nin iki ana kolundan birinin başı. Türk - Moğol ilişkisi tarihte bir hayli kompleks. Ama Uygurlar'ı içine aldıktan sonra Timurluları da almasında bir hata yok. Türk yerine Türkit ya da Türki demek daha doğru ama hiç şüphesiz bunların konuştukları diller Türk dilleri ailesi.
Böyle bir sergide olmaları bence yerinde. (İngiltere'de geçtiğimiz yıllarda yapılan Türkler adlı sergi) Özbekler biz Türküz demiyorlar ama biz Özbeklere siz Türksünüz diyoruz. Özbekler doğrudan doğruya Timur'un devamı. Ve Urduca, Türk dilinin akrabası. Büyük Selçukluların resmi dili Farsça. Onlar Farsça konuşan Türkler ama adından da anlaşılacağı gibi Türk. Osmanlı da onun uç beyliğinden gelişmiş. Geniş bir Türk tanımı içine bunların dahil edilmesinde bir sakınca yok.
Timur'un Osmanlı'ya saldırdığı doğru ama aynı dilden, ırktan insanlar birbirleriyle savaşmıyor mu? Fransızlarla Almanların ataları da aynı soydan geliyor ama tarih içinde savaşmışlar. Bu doğal bir şey. Hâlâ düşman olarak öğretilmesinin bir nedeni var. Altay dillerini konuşan birkaç büyük aile var. En büyüğü bunların Türk dilleri. Onun dışında Moğol dilleri var. İttihatçıların Pan Türkizm, Panturanizm anlayışları var. İttihatçılar Turancılığa, Pantürkizm'e, bütün Türklerin birleştirilmesine yatırım yaptıkları için onlara tepkiyle 'hayır biz Pantürkist değiliz' dedik. Cumhuriyet pratik politikada Pantürkizmi reddetmekle birlikte, kültür politikasında bu geniş tanıma yatırım yaptı.
Prof.Dr. Mete Tunçay (Bilgi üniversitesi)


Alıntı:Ben bize nasıl okutulduğunu tam hatırlamıyorum lisedeyken. Ama Timur, "50 Türk büyüğü" isimli kitapta geçer. Hakikaten bildiğimiz kadarıyla Timur Türk. Yalnız Tİmur, Cengizilerin damadı. Cengiziler Moğol. Türk-Moğol birimleri Cengiz'den sonra birbirine karışıyor. Kavimlerin değiştiklerini, değişebildiklerini biliyoruz. Timur bildiğimiz kadarıyla Türk, Cengiz ailesinin damadı, o yüzden de meşruiyet iddiası damatlık üzerinden. Yazdığı çeşitli önemli resmi mektupların çoğunu gürgen yani damat olarak imzalıyor. Cengiz'den sonra, Cengiz'in soyu Asya'nın birçok parçasında o kadar önemli ve ağır bir meşruiyet iddiası taşıyor ki, ve hatta çoğuna göre meşruiyet taşıyor, kendini oradan meşru kılması çok daha makul. Siyasi iddiası Cengizi olarak ama Timur'un kendi Türk.
Timur'a Ankara Savaşı'ndan dolayı barbar derler. Ankara savaşı, bizim biz dediğimiz geçmişe, çok önemli bir çomak sokuyor. Gerçi buna da farklı bakanlar var. Türkiye'de Timur'un Türklüğü üzerine çok yazılıp çizildi. Ama okullarda ne okutulacağına, kimler karar veriyor o da ayrı bir konu. Türklerin birliğinin ne kadar önemsendiğine de bağlı böyle şeyler. Çünkü Türkler tek çizgisel tarihin taşıyıcısı kavimdir gibi anlatılırsa, bu tür çatışmaları farklı açıklamak gerekir. O zaman Timur'u Türk yapmak zorlaşır. Ama Türklerin de zaman içinde çok çatıştığı konusunda rahatsanız, Tmur'un da Türk olacağını inkar etme gereği duymazsınız. O devirde, etnik farklar ulus-devlet çerçevesinde biçimlenmediği için, Cengiz'in etrafındaki yönetici kadronun ve ordularının bol sayıda Türk içerdiğini biliyoruz. Hatta o dönemde Türkler biraz daha okumuş olduğu için Cengiz'in ve ailesinin kadroları içinde Türklerin çok ciddi büroktarik roller oynamış olması son derece makul. Timurlular kelimesini kullanırlar ama Timuri de denebilir. Tarih içinde ikisi de kullanılmış. Ankara savaşı'ndan sonra Anadolu beyliklerinin dağılmasını değil, tam tersine Anadolu beyliklerinin yeniden kurulmasını sağlıyor Timur. Anadolu birliğinin dağılmasına sebebiyet veriyor. Timur'dan önce Yıldırım Beyazıd değişik beylikleri, Osmanlı Devleti'nin içine alarak, ezerek, eriterek şu ya da bu şekilde bir birlik tesis etme yoluna gidiyor. İyi ya da kötü. Timur ise Cengizilerden gelen meşruiyet iddiası dolayısıyla, Anadolu'daki beyliklerin hamisi olarak görüyor kendisini.
Osmanlı'yı sahiplenirseniz, Tmur'u kötü adam olarak görürsünüz. Sanırım, biz Osmanlıların bilhassa kuruluş dönemini ve parlak dönemini hiç reddetmedik. Anadolu'da siyasi birliğin oluşumu Cumhuriyet tarihçiliği tarafından hep olumlu addedilmiştir. O çerçevesinde bakılınca Timur bir çıban başı olarak görülebilir. Sergide kültürel anlamda yer almasında hiçbir sakınca yoktur. Timurlular yani Timur'dan sonra gelenler dediğimizde, bunların sarayında Türkçe konuşulduğunu, Farsça'nın yanı sıra bir kültür dili olarak kullanıldığını, birçok yazma eser üretildiğini biliyoruz. Hint-Moğol ya da Türkiye'de Babürlüler denilen, Babür de soyunu haklı olarak Timur'a getirir. O da kendi anılarını yazdığında Çağatay Türkçesi ile yazmış. saray ve kültür dili, Türkçe'nin çokça kullanıldığı birimler. Türklerin tarihini Türkçe'nin bir kültür dili olarak kullanımı üzerinden anlatacak olursak, ki bu bence bu haksız bir yaklaşım olmaz, Timurluların orada önemli bir rolü var hakikaten.
Prof.Dr. Cemal Kafadar (Harvard üniversitesi)

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-08-2008, 11:44 PM
Mesaj: #2
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Mete Tunçay hiç ilgisi ve bilgisi olmadığı bir konuda atıp tutmuş, doğal olarak da bu üç satırlık yazısı bile vahîm hatâlarla dolu.

"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-09-2008, 04:09 PM (En son düzenleme: 09-19-2010 03:18 AM bayundur.)
Mesaj: #3
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Alıntı:Türk kelimesini modern milli kimlik gibi almamak lazım. Bu kültürel bir kimlik, bir dil kimliği. Bence bu serginin bir özelliği de bu. Dikkat ederseniz Türkleri bir siyasi tarih serüveninin kurucuları olarak göstermiyor. Bir medeniyetler tarihinin yürütücüsü olarak gösteriyor. Uygurlar bir kere Budist. Yani Uygurlular ile Osmanlılar arasında derin bağlar yok. Bu belirgin bir şey. Bir kere dinler ayrı, bölge ayrı. Ama Türkçe kökenli bir dil konuşuyorlar. Bu ölçüde de bir medeniyet kuruculuğu serüveninin aktif aktörleri. O bakımdan sergi ilginç. Sonuçta hem Timur, hem Uygurlar, hem Osmanlılar, hem Selçuklular siyasi olarak her zaman aynı çizgi içersisinde yürüyemez, bu mümkün değil. Ama ona rağmen belli bir Türk kültürünün taşıyıcıları bu insanlar. Ve çok değişik medeniyetler içinde de gayet dinamik yaratıcılıklarda bulunmuşlar, ilginç olan o. Yani tekdüze bir kültürü götürmüyorlar. Bunu herkes yapmaz. Bütün bunların hepsi aynı tipte Türk mü? Hayır değil. Ama bir dil birliği var, bir ölçüde çok geniş anlamda bir aidiyet söz konusu ama bunu çok homojen bir şekilde görmemek lazım. Hele hele bugünkü anlamda yani ulus-devlet anlamında değil. Kültürel bağ görebiliriz, o çok önemli. Ankara ovasındaki savaşta Yıldırım'ın yanında olan bazı Türkmenler, Timur tarafına, belki kendilerine daha yakın olduğunu düşünüp, geçmişlerdir. Savaşın kaybedilmesinin sebeplerinden biri budur. Öte yandan Hıristiyan kulları son damlasına kadar savaşıp Yıldırım'ı müdaafa etmişlerdir. Demek ki milliyet meseleleri bu kadar önemli değildi.
Prof. Dr. Selçuk Esenbel (Boğaziçi üniversitesi)

Alıntı:Kitapların bazılarına bakarsanız, Timur için Türk - Moğol diye de söyleniyor. O bilgi var. tamamen de saklı değil. En son ders kitaplarında nasıl öğrettiklerin ben de bilmiyorum. Türk diye öğretiyorlar ama bir uygarlık kurmuş bir adam değil de, barbar, vahşi gibi öğretiyorlar. Hem Timuri olur hem Timurlular denebilir.
Karışıklık şuradan kaynaklanıyor. Timur'un içine çıktığı siyasi teşekkül Çağataylılar denen bir grup insan. Cengizhan'ın Büyük Moğol İmparatorluğu dörde ayrıldıktan sonra Orta Asya'daki kısmına Çağataylılar deniyor ve Cengiz Han'ın sülalesinden gelen insanlar yönetiyor. Tmur buradaki göçebeler arasında yükseliyor. Fakat kendisi Cengizhan'ın soyundan gelmiyor. Onu belirtmek lazım. Kendi kabilesinin adı Barlas. Oysa kendine Han diyebilmesi için Cengizhan sülalesinden gelmesi gerekiyor. Cengizhan sülalesinden gelmiyor, dolayısıyla Cengizhan sülalesine ancak damat oluyor. Ve kendisine Emir Küregen deniyor, yani damat. Timur bir türlü Han unvanını alamamış bir yönetici Çağatay Hanlığı içinde. Politik meşruiyet açısından Moğol geleneklerine giden fakat dil açısından da Türkleşen insanlar bunlar. Fakat birtakım etnik Moğollar da Türkçe konuşmaya başlıyor Ortaasya dünyasında. Biz buna Türk - Moğol sentezi diyoruz. Timur bu Türk - Moğol sentezinin yapıldığı dünyanın içinde yükselen bir insan. Dolayısıyla Timur'a, Türktür, Moğoldur demek yanlış. Fakat bu insanı şöyle görmek gerekiyor. 1330'lu yıllarda bir savaş şefi, kendi kendini yetiştiriyor, önemli bir aileden geliyor, aile kabilesi o sırada türkçe konuşuyor, Moğollukla bir alakası yok, ama devletin gelenekleri Moğol. Bu yüzden Türk-Moğol deniyor. Ankara savaşı aslında Osmanlılar ile uzaktaki Türk-Moğol dünyası arasında bir meşruiyet savaşı. Başarısız oluyor Osmanlılar. Dolayısıyla en erken Osmanlı kaynaklarından itibaren Timur için çok kötü laflar kullanılıyor. Zalimdi, gaddardı vs. 1390'larda yazılan Ahmedi diye bir kaynakta, ki kendisi görgü tanığı, şair Ahmedi "bu adamın yaptıkları vahşettir" diyor. Osmanlılar açısından gelen kaynaklar ta 14. yy'dan itibaren Timur'a gaddar diyorlar. Fakat Özbekler için Timur milli kahraman. Bu tamamen bakış açısıyla ilgili. Fakat bunu söylemek rahatlıkla mümkün. Yıldırım Beyazıd'la Timur, karşı karşıya geldiklerinde birbirlerini tercüman olmadan anlayabiliyorlar. Aynı kültür dairesine mensuplar. Dil, kültür, giyim kuşam, savaş tarzı olarak çok benziyorlar. Bu anlamda baktığınız zaman aynı kültür dünyası içinde bir savaş gibi. Buradaki sergide, Türkler aslında bu şifre gibi. İlle etnik olan Türklerin ürettiği eserler demek değil. Bozkırda, benzer kültür dairesine ait insanların ürettiği eserler demek isteniyor, dolayısıyla böyle bir sergide olması çok yerindedir.
Şu anki resmi tarihin de böyle olmasının sebebi ilk Osmanlı eserleridir. Çünkü erken osmanlı kroniklerindeki bilgi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde okutulan bilgi haline geliyor, dolayısıyla Cumhuriyet'e de geçiyor. Ama 1931 yılında Maarif Vekaleti'nin hazırladığı tarih kitabına bakarsanız, Timur için çok kötü konuşulmaz. Erken Cumhuriyet, Timur'a daha fazla saygı göstermiştir. Osmanlı döneminde ise hanedanın can düşmanı.
Doç. Dr. Hakan Erdem (Sabancı üniversitesi)

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-11-2008, 12:32 PM
Mesaj: #4
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Alıntı:Cumhuriyet dönenimde çeşitli dalgalanmalar oldu. Cengiz'e sahip çıkıldı. mesela Mehmet Akif, 'Safahat'inde dalga geçer. "ne oldu sizin Cengiz dedenize" diye. "ya sorma, o Türk değilmiş" diye orada bir cevap verir. Demek ki bir dönem Cengiz'e de sahip çıkıldı, sonra ondan da yavaşça vazgeçildi. Timur bir bacağı ile Cengiz'in torunlarına dayanıyor. ama bu Tatar işi çok karışık. Tatarlar nedir, Türk müdür Moğol mudur? Muhtemelen melezler. Cengiz'in ordusunda birçok Türk olduğu biliniyor. Diyorsunuz ki, Timur bize hiç Türk olarak öğretilmedi. Fakat Hindistan'daki Mugallar yani Hnt Moğolları için birçok tarih kitabında Hindistan Türk İmparatorları diye yazar; Babürler vs. ve hiç şüphesiz bu büsbütün boş değil. Çünkü bunların konuştuğu dil Urduca, Çağatay lehçesinin bir kolu. Dolayısıyla geniş bir bakışla, yani Uygurları da içine alan bir bakışla, Timur'u da türkik saymak yanlış değil.
Türkçe'nin çeşitli lehçeleri var. Kuzey lehçeleri, güney lehçeleri. Kıpçak ağzı, Moğollarla özdeşleşmiş. Cengiz kesin Moğol ama Cengiz'in oğlu Çağatay, Türkçe'nin iki ana kolundan birinin başı. Türk - Moğol ilişkisi tarihte bir hayli kompleks. Ama Uygurlar'ı içine aldıktan sonra Timurluları da almasında bir hata yok. Türk yerine Türkit ya da Türki demek daha doğru ama hiç şüphesiz bunların konuştukları diller Türk dilleri ailesi.
Böyle bir sergide olmaları bence yerinde. (İngiltere'de geçtiğimiz yıllarda yapılan Türkler adlı sergi) Özbekler biz Türküz demiyorlar ama biz Özbeklere siz Türksünüz diyoruz. Özbekler doğrudan doğruya Timur'un devamı. Ve Urduca, Türk dilinin akrabası. Büyük Selçukluların resmi dili Farsça. Onlar Farsça konuşan Türkler ama adından da anlaşılacağı gibi Türk. Osmanlı da onun uç beyliğinden gelişmiş. Geniş bir Türk tanımı içine bunların dahil edilmesinde bir sakınca yok.
Timur'un Osmanlı'ya saldırdığı doğru ama aynı dilden, ırktan insanlar birbirleriyle savaşmıyor mu? Fransızlarla Almanların ataları da aynı soydan geliyor ama tarih içinde savaşmışlar. Bu doğal bir şey. Hâlâ düşman olarak öğretilmesinin bir nedeni var. Altay dillerini konuşan birkaç büyük aile var. En büyüğü bunların Türk dilleri. Onun dışında Moğol dilleri var. İttihatçıların Pan Türkizm, Panturanizm anlayışları var. İttihatçılar Turancılığa, Pantürkizm'e, bütün Türklerin birleştirilmesine yatırım yaptıkları için onlara tepkiyle 'hayır biz Pantürkist değiliz' dedik. Cumhuriyet pratik politikada Pantürkizmi reddetmekle birlikte, kültür politikasında bu geniş tanıma yatırım yaptı.
Prof.Dr. Mete Tunçay (Bilgi üniversitesi)
Modern Tatarlar'ın kadîm Tatarlar'la ilgilerinin olmadığını, İtil Bulgarları ile Kıpçaklar'ın karışımı olduklarını, bu iki halkın da Türk olduğunu, içlerine karışan az sayıdaki Moğol'un bunları Moğollaştırmayacağını, zâten Cengiz Han'ın ordusunun bel kemiğinin Kıpçaklar olduğunu ve Moğollar'ın azınlıkta kaldığını herkes bilir, sanırdım. Meğer Prof. Dr. Mete Tunçay bilmiyormuş.

Bâbür Şâh'ın Timur'un torunu olduğu bir iddiâ değil, vâkıâdır. Bâbür'ün kurduğu devlet Türk-Moğol Devleti değildir. Devletin resmî adı da Gurakâniyye olup Timur'un Gurgân unvânına doğrudan atıfla Timur Devleti'nin devâmı olma iddiâsında bir Türk Devleti olduklarını gösterir. Bâbürnâme de Çağatay Türkçesi ile yazılmıştır.

Mete Tunçay Hocamız, Türk topluluklarında hânedânın ve hükümdârın adının yönettikleri halkın da adı olduğunu ve Özbek, Osmânlı, Selçuklu, Çağatay gibi adların da bu yüzden millet adı olduğunu da bilmiyormuş. Evet, Çağatay Cengiz Hân'ın oğludur ve Türkistân ona ve oğullarına bırakılmıştır. Onun yönetimindeki bölgede yaşayanlar da "Çağataylar" olarak anılmıştır. Başka bir deyişle, Çağatay Hân Türkçe'nin bir kolunun, Hâkânî ya da Nevâî olarak da anılan kolunun kurucusu değildir, olamaz. Onun ve ardıllarının yönettiği bölgedeki Türkler'in konuştuğu dil onun adıyla anılmaktadır, hepsi bu.

Urduca'nın Türkçe'nin bir kolu olmadığı, Fârsça ve yerel Hind dillerinin bir karışımı olduğunu, bu arada Türkçe ve Arapça'dan da etkilenmiş olmasının onu bu dillerle akrabâ yapmayacağını söylemeye gerek yok.

Timur'u Türkik kabûl etme büyüklüğünü gösterdiği için kendisine sonsuz teşekkürlerimizi iletiriz. Big Grin

"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-11-2008, 11:52 PM (En son düzenleme: 09-19-2010 03:17 AM bayundur.)
Mesaj: #5
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Köktürk kardeşin alıntılarına cevaben
Alıntı:Modern Tatarlar'ın kadîm Tatarlar'la ilgilerinin olmadığını, İtil Bulgarları ile Kıpçaklar'ın karışımı olduklarını, bu iki halkın da Türk olduğunu, içlerine karışan az sayıdaki Moğol'un bunları Moğollaştırmayacağını, zâten Cengiz Han'ın ordusunun bel kemiğinin Kıpçaklar olduğunu ve Moğollar'ın azınlıkta kaldığını herkes bilir, sanırdım.

Tatar denilen şey Cengiz Han'ın Moğol Birliğini tesis ettiği 12 asrın sonlarına kadar yaşamış olan bir Moğol kabilesidir. Hatta bu kabile Cengiz Han'ın babası Yesügey Bahadır'ı ortadan kaldıran bir kabiledir. Dolayısıyla Cengiz Han'ın mensubu bulunduğu Borcigin kabilesinin can düşmanı kabilelerden birisidir. Cengiz Han Moğol Birliğini tesis ettiği ilk senelerde bu kabileyi itaat altına almayı başarmıştır. Bu kabile bu safhadan sonra yeşeren Moğol Milliyetçiliği fikirleri esnasında kabilecilik anlayışını zamanla yitirmiştir. Cengiz Han'ın fetih hareketlerinin İslam dünyasına dolayısıyla Türkistan'a kaydığı senelerde Doğu'dan gelen bu tehlikeyi Arap tarihçiler Moğol tehlikesi adıyla değil bu kabileye atfen Tatar hareketi ve tehlikesi olarak adlandırmışlar, yalnız Moğolları değil bu hareketin içinde yer alan Türkmen, Uygur, Kırgız gibi Türk unsurları dahi bu adla nitelendirmişlerdir. Daha sonra Rus vakanüvisler ve tarihçilerde kendi taraflarına sarkan bu hareketi tıpkı Araplar gibi Tatar İstilası şeklinde yoprumlamışlar ve bu hareketin mensuplarına Tatar demekte sakınca görmemişlerdir. Doğu Avrupa'da karşılarına çıkabibilen en büyük engel olan Kıpçakları bertaraf eden bu unsurların popülasyonunun sizin de dediğiniz gibi bölgede daha önce hakim konumda bulunan Bulgar ve Kıpçak gibi Türk kökenli unsurlar arasında hem kültürel hem de ırksal olarak eriyip gittikleri bir gerçektir. Yıldırım Bayezid Han ile Timur arasında ki mektuplaşmalara bakıldığında bile Emir Timur reayasından Tatar olarak, Toktamış reayasından Kıpçak olarak bahsedilmesi bile Emir Timur tarafının Osmanoğullarınca anılan dönemde daha Tatar olarak görülmesi buna mukabil Altınorda tarafında ise Kıpçak unsurunun kabul gördüğü gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Ancak devrin değişen şartlarında Osmanoğullarının zamanla Türkistan ile bağlarının giderek kopması sonucu Dest-i Kıpçak Hakanlarından (Kırım, Kazan ve Astırhan emirlerinden ve reayasından) Tatar olarak bahsedilmeye başlanmış ve bu kabul görmüştür.
Bundan 4 sene kadar önce Rusya'ya gittiğimde orada bulunan Tatarlara bu hususu dile getirdiğimde dahi bunu kabul etmeyip (Yani aralarında Moğolluk unsurunun az dahi olsa olduğunu) "Biz özbe öz Türk'üz" demeleri bile burada ki Türklük anlayışının kabul gördüğünü gösteriyordur zannımca.

Cengiz Han'ın ordusu mevzuuna gelince ise Cengiz Han ordusu kompozit bir ordudur. Bu ordunun her ne kadar temeli Moğol süvarilerine dayansa da orduda ağırlık Kırgızlar, Uygurlar, Naymanlar (Hıristiyanlık dinini benimsemiş bu topluluğa kimi tarihçiler Türk kimileri de Moğol diyor) ve bazı Oğuz-Türkmen unsurlar gibi Türk unsurlar oluşturmaktadır. Kıpçaklar ancak Batu Han'ın Doğu Avrupa'da yaptığı fetih hareketleri esnasında Moğol ordusuna katılmışlardır.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-15-2008, 03:18 PM
Mesaj: #6
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Sual: Timur müslüman değil miydi?
CEVAP
Timur Han, müslüman idi. Çok medrese ve kütüphane yaptı. Teftazani gibi büyük âlimlerin sohbetinde bulunur, nasihatlerini dinlerdi. Yıldırım Bayezid ile savaştığı için bazı tarihçiler bunu haksız olarak kötülemektedir. Savaş yapılınca elbette insanlar ölür. Bunu zulüm olarak göstermek doğru olmaz.

Timur Han diyor ki:

1- Allahü teâlânın dinini cihana yaymayı gaye edindim. Her zaman, her yerde İslamiyet için çalıştım.

2- Adamlarımı on ikiye ayırdım, bir kısmı da üstün fikirleriyle bana yardım ettiler.

3- İlim adamları ile istişarenin sayısız faydaları olur. Hükümet idaresinde hüsnüniyet ve sabırla hareket ettim. Hiç alakadar olmuyor gibi görünerek her şeyi hakimiyetim altında bulundurdum. Dost ve düşmana ilgide eşit davrandım.

4- Nizamlara hürmet ve bağlılığı gerçekleştirdim.

5- Subay ve askerlerimi kuvvetli ve hareketli hale kavuşturmak için altın ve diğer kıymetli şeyleri feda etmekten çekinmedim. Bu sebeple onlar da muharebede başlarını vermekten çekinmediler. Günlük ihtiyaçlarını karşılayarak; dertlerine iştirak ederek şahsıma bağlılıklarını gerçekleştirdim. Bu suretle 27 ülkenin hakanı oldum. Han elbisesi sırtıma geçince istirahatı terk ettim.

6- Adalet ve tarafsızlıkla, Müslümanların iyilik dağıtıcısı oldum ve iyiliklerini gördüm. Güzel davranışlarım, suçsuzları olduğu nispette, suçluları da şümulüne alıyordu. Bu sebeple insanların gönlünde yer ettim. Hükümlerimde mesnedim adalet ve iyi niyet oldu. O derece disiplinli davrandım ki askerim korku ve memnuniyet arasında bulunuyordu. Harp meydanında daima askerin yanında olurdum. Mazlumu zalimin elinden kurtardım. Şahsi mal veya mülke karşı işlenen yolsuzluk ortaya çıkınca kanunu tatbik ettim. Suçsuzları hiçbir vakit suçlu çıkarmadım.

7- Seyyidlere, âlimlere, hukukçulara, mütefekkirlere ve tarihçilere özel bir ilgi gösterdim. İyi ve cesur insanları dost edindim. İlim adamları ile sürekli temasta oldum ve âriflerin sevgilerini kazanmaya çalıştım. Onlarla olan istişarelerim ve dualarının bereketi ile zaferler kazandım. Fakirleri doyurdum. Başkalarını çekiştirenleri sarayımdan kovdum. Bunların sözlerine kıymet vermedim.

8- Düşündüğüm bir işi yapmakta kararlı hareket ettim. Bir tasavvuru tahakkuk ettirmek istediğimde bütün fikrimi o işe teksif eder ve muvaffak olana kadar bırakmazdım. Rabbim bana gazap eder diye, kimseye kızgınlık ve şiddet göstermedim. Eski devletlerin yıkılışlarının sebeplerini araştırdım. Aynı hatalara düşmemeye çalıştım.

9- Halkın ızdırap ve halini gayet iyi anlıyordum. Her ülkedeki ahalinin âdet ve karakterini nazarı itibara aldım. Halkın başına devlet idaresine vakıf, onların itimadını kazanmış kimseleri vazifelendirdim. Devletimde halkın meselelerini yakından tetkik edip bana bildirmeleri için her bölgede heyetler teşkil ettirdim.

10- İyilere iyilik; kötülere kötülüklerini iade ettim. Dostlarım, dostluklarına hiçbir zaman pişman olmadılar. Düşmanlarım bile bilahare haksızlıklarını anlayıp af dileyince müsamaha ile karşıladım; dostlukla mukabele ettim.

11- Herkes layık olduğu hediye ve hürmete kavuştu. İnsanların seviyesine göre davrandım.

12- Kumandanlarına sadakat gösteren düşman askerlerine karşı kalben takdir duydum; en lazım olduğu sırada vefa ve sadakat kanununu tepeleyerek kumandanını terk edip bana gelenleri insanların en kötüsü saydım. Toktamış Han ile olan kavgada subayları saflarıma iltihak etmek için gelmişlerdi. Nefret ettim, şimdiki hanlarına olduğu gibi, yarın bana da ihanet ederler diye düşünerek, onlara Siz hainsiniz dedim.
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-15-2008, 04:31 PM
Mesaj: #7
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Peki yazınızın kaynağı nedir sayın serhendli?

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-15-2008, 09:55 PM (En son düzenleme: 09-19-2010 03:19 AM bayundur.)
Mesaj: #8
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
"Tüzükat-ı Timur" olmasın sakın? Bunu BKY kitabevi yayınlamıştı yakın bir tarihte. Ancak sanki bu yazı bir internet sitesinden alıntı alınarak yazılmış gibi geldi bana.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
10-30-2008, 01:21 PM
Mesaj: #9
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Mete Tunçay herzaman olduğu gibi yine kendini rezil etmiş.

Jarchi'ut Adangkhan
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
01-22-2009, 10:16 PM
Mesaj: #10
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Niye kimse en ufak bir tarihi eleştiri yapmıyor.
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Timur'un Feraseti bayundur 1 2,161 09-19-2010 03:41 AM
Son Mesaj: bayundur
  Arap Kaynaklarında Timur Baybars 5 3,712 08-13-2008 09:11 PM
Son Mesaj: bayundur
  Timur'un mektupları Baybars 1 3,199 07-14-2008 06:59 PM
Son Mesaj: bayundur

Foruma Git: