|
Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
|
|
10-06-2008, 02:14 AM
(En son düzenleme: 09-19-2010 03:18 AM bayundur.)
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Timur hakkında bilindiği gibi çok şey yazılıp söyleniyor. Kimileri onu göklere yükseltirken, kimileri de yerin dibine sokuyor. Birde konuyla ilgili bilgilerine ulaştığım akademisyenlerin görüşlerini yansıtayım dedim.
Alıntı:Cumhuriyet dönenimde çeşitli dalgalanmalar oldu. Cengiz'e sahip çıkıldı. mesela Mehmet Akif, 'Safahat'inde dalga geçer. "ne oldu sizin Cengiz dedenize" diye. "ya sorma, o Türk değilmiş" diye orada bir cevap verir. Demek ki bir dönem Cengiz'e de sahip çıkıldı, sonra ondan da yavaşça vazgeçildi. Timur bir bacağı ile Cengiz'in torunlarına dayanıyor. ama bu Tatar işi çok karışık. Tatarlar nedir, Türk müdür Moğol mudur? Muhtemelen melezler. Cengiz'in ordusunda birçok Türk olduğu biliniyor. Diyorsunuz ki, Timur bize hiç Türk olarak öğretilmedi. Fakat Hindistan'daki Mugallar yani Hnt Moğolları için birçok tarih kitabında Hindistan Türk İmparatorları diye yazar; Babürler vs. ve hiç şüphesiz bu büsbütün boş değil. Çünkü bunların konuştuğu dil Urduca, Çağatay lehçesinin bir kolu. Dolayısıyla geniş bir bakışla, yani Uygurları da içine alan bir bakışla, Timur'u da türkik saymak yanlış değil. Alıntı:Ben bize nasıl okutulduğunu tam hatırlamıyorum lisedeyken. Ama Timur, "50 Türk büyüğü" isimli kitapta geçer. Hakikaten bildiğimiz kadarıyla Timur Türk. Yalnız Tİmur, Cengizilerin damadı. Cengiziler Moğol. Türk-Moğol birimleri Cengiz'den sonra birbirine karışıyor. Kavimlerin değiştiklerini, değişebildiklerini biliyoruz. Timur bildiğimiz kadarıyla Türk, Cengiz ailesinin damadı, o yüzden de meşruiyet iddiası damatlık üzerinden. Yazdığı çeşitli önemli resmi mektupların çoğunu gürgen yani damat olarak imzalıyor. Cengiz'den sonra, Cengiz'in soyu Asya'nın birçok parçasında o kadar önemli ve ağır bir meşruiyet iddiası taşıyor ki, ve hatta çoğuna göre meşruiyet taşıyor, kendini oradan meşru kılması çok daha makul. Siyasi iddiası Cengizi olarak ama Timur'un kendi Türk. rasti rusti |
|||
|
10-08-2008, 11:44 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Mete Tunçay hiç ilgisi ve bilgisi olmadığı bir konuda atıp tutmuş, doğal olarak da bu üç satırlık yazısı bile vahîm hatâlarla dolu.
"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi |
|||
|
10-09-2008, 04:09 PM
(En son düzenleme: 09-19-2010 03:18 AM bayundur.)
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Alıntı:Türk kelimesini modern milli kimlik gibi almamak lazım. Bu kültürel bir kimlik, bir dil kimliği. Bence bu serginin bir özelliği de bu. Dikkat ederseniz Türkleri bir siyasi tarih serüveninin kurucuları olarak göstermiyor. Bir medeniyetler tarihinin yürütücüsü olarak gösteriyor. Uygurlar bir kere Budist. Yani Uygurlular ile Osmanlılar arasında derin bağlar yok. Bu belirgin bir şey. Bir kere dinler ayrı, bölge ayrı. Ama Türkçe kökenli bir dil konuşuyorlar. Bu ölçüde de bir medeniyet kuruculuğu serüveninin aktif aktörleri. O bakımdan sergi ilginç. Sonuçta hem Timur, hem Uygurlar, hem Osmanlılar, hem Selçuklular siyasi olarak her zaman aynı çizgi içersisinde yürüyemez, bu mümkün değil. Ama ona rağmen belli bir Türk kültürünün taşıyıcıları bu insanlar. Ve çok değişik medeniyetler içinde de gayet dinamik yaratıcılıklarda bulunmuşlar, ilginç olan o. Yani tekdüze bir kültürü götürmüyorlar. Bunu herkes yapmaz. Bütün bunların hepsi aynı tipte Türk mü? Hayır değil. Ama bir dil birliği var, bir ölçüde çok geniş anlamda bir aidiyet söz konusu ama bunu çok homojen bir şekilde görmemek lazım. Hele hele bugünkü anlamda yani ulus-devlet anlamında değil. Kültürel bağ görebiliriz, o çok önemli. Ankara ovasındaki savaşta Yıldırım'ın yanında olan bazı Türkmenler, Timur tarafına, belki kendilerine daha yakın olduğunu düşünüp, geçmişlerdir. Savaşın kaybedilmesinin sebeplerinden biri budur. Öte yandan Hıristiyan kulları son damlasına kadar savaşıp Yıldırım'ı müdaafa etmişlerdir. Demek ki milliyet meseleleri bu kadar önemli değildi. Alıntı:Kitapların bazılarına bakarsanız, Timur için Türk - Moğol diye de söyleniyor. O bilgi var. tamamen de saklı değil. En son ders kitaplarında nasıl öğrettiklerin ben de bilmiyorum. Türk diye öğretiyorlar ama bir uygarlık kurmuş bir adam değil de, barbar, vahşi gibi öğretiyorlar. Hem Timuri olur hem Timurlular denebilir. rasti rusti |
|||
|
10-11-2008, 12:32 PM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Alıntı:Cumhuriyet dönenimde çeşitli dalgalanmalar oldu. Cengiz'e sahip çıkıldı. mesela Mehmet Akif, 'Safahat'inde dalga geçer. "ne oldu sizin Cengiz dedenize" diye. "ya sorma, o Türk değilmiş" diye orada bir cevap verir. Demek ki bir dönem Cengiz'e de sahip çıkıldı, sonra ondan da yavaşça vazgeçildi. Timur bir bacağı ile Cengiz'in torunlarına dayanıyor. ama bu Tatar işi çok karışık. Tatarlar nedir, Türk müdür Moğol mudur? Muhtemelen melezler. Cengiz'in ordusunda birçok Türk olduğu biliniyor. Diyorsunuz ki, Timur bize hiç Türk olarak öğretilmedi. Fakat Hindistan'daki Mugallar yani Hnt Moğolları için birçok tarih kitabında Hindistan Türk İmparatorları diye yazar; Babürler vs. ve hiç şüphesiz bu büsbütün boş değil. Çünkü bunların konuştuğu dil Urduca, Çağatay lehçesinin bir kolu. Dolayısıyla geniş bir bakışla, yani Uygurları da içine alan bir bakışla, Timur'u da türkik saymak yanlış değil.Modern Tatarlar'ın kadîm Tatarlar'la ilgilerinin olmadığını, İtil Bulgarları ile Kıpçaklar'ın karışımı olduklarını, bu iki halkın da Türk olduğunu, içlerine karışan az sayıdaki Moğol'un bunları Moğollaştırmayacağını, zâten Cengiz Han'ın ordusunun bel kemiğinin Kıpçaklar olduğunu ve Moğollar'ın azınlıkta kaldığını herkes bilir, sanırdım. Meğer Prof. Dr. Mete Tunçay bilmiyormuş. Bâbür Şâh'ın Timur'un torunu olduğu bir iddiâ değil, vâkıâdır. Bâbür'ün kurduğu devlet Türk-Moğol Devleti değildir. Devletin resmî adı da Gurakâniyye olup Timur'un Gurgân unvânına doğrudan atıfla Timur Devleti'nin devâmı olma iddiâsında bir Türk Devleti olduklarını gösterir. Bâbürnâme de Çağatay Türkçesi ile yazılmıştır. Mete Tunçay Hocamız, Türk topluluklarında hânedânın ve hükümdârın adının yönettikleri halkın da adı olduğunu ve Özbek, Osmânlı, Selçuklu, Çağatay gibi adların da bu yüzden millet adı olduğunu da bilmiyormuş. Evet, Çağatay Cengiz Hân'ın oğludur ve Türkistân ona ve oğullarına bırakılmıştır. Onun yönetimindeki bölgede yaşayanlar da "Çağataylar" olarak anılmıştır. Başka bir deyişle, Çağatay Hân Türkçe'nin bir kolunun, Hâkânî ya da Nevâî olarak da anılan kolunun kurucusu değildir, olamaz. Onun ve ardıllarının yönettiği bölgedeki Türkler'in konuştuğu dil onun adıyla anılmaktadır, hepsi bu. Urduca'nın Türkçe'nin bir kolu olmadığı, Fârsça ve yerel Hind dillerinin bir karışımı olduğunu, bu arada Türkçe ve Arapça'dan da etkilenmiş olmasının onu bu dillerle akrabâ yapmayacağını söylemeye gerek yok. Timur'u Türkik kabûl etme büyüklüğünü gösterdiği için kendisine sonsuz teşekkürlerimizi iletiriz.
"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi |
|||
|
10-11-2008, 11:52 PM
(En son düzenleme: 09-19-2010 03:17 AM bayundur.)
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Köktürk kardeşin alıntılarına cevaben
Alıntı:Modern Tatarlar'ın kadîm Tatarlar'la ilgilerinin olmadığını, İtil Bulgarları ile Kıpçaklar'ın karışımı olduklarını, bu iki halkın da Türk olduğunu, içlerine karışan az sayıdaki Moğol'un bunları Moğollaştırmayacağını, zâten Cengiz Han'ın ordusunun bel kemiğinin Kıpçaklar olduğunu ve Moğollar'ın azınlıkta kaldığını herkes bilir, sanırdım. Tatar denilen şey Cengiz Han'ın Moğol Birliğini tesis ettiği 12 asrın sonlarına kadar yaşamış olan bir Moğol kabilesidir. Hatta bu kabile Cengiz Han'ın babası Yesügey Bahadır'ı ortadan kaldıran bir kabiledir. Dolayısıyla Cengiz Han'ın mensubu bulunduğu Borcigin kabilesinin can düşmanı kabilelerden birisidir. Cengiz Han Moğol Birliğini tesis ettiği ilk senelerde bu kabileyi itaat altına almayı başarmıştır. Bu kabile bu safhadan sonra yeşeren Moğol Milliyetçiliği fikirleri esnasında kabilecilik anlayışını zamanla yitirmiştir. Cengiz Han'ın fetih hareketlerinin İslam dünyasına dolayısıyla Türkistan'a kaydığı senelerde Doğu'dan gelen bu tehlikeyi Arap tarihçiler Moğol tehlikesi adıyla değil bu kabileye atfen Tatar hareketi ve tehlikesi olarak adlandırmışlar, yalnız Moğolları değil bu hareketin içinde yer alan Türkmen, Uygur, Kırgız gibi Türk unsurları dahi bu adla nitelendirmişlerdir. Daha sonra Rus vakanüvisler ve tarihçilerde kendi taraflarına sarkan bu hareketi tıpkı Araplar gibi Tatar İstilası şeklinde yoprumlamışlar ve bu hareketin mensuplarına Tatar demekte sakınca görmemişlerdir. Doğu Avrupa'da karşılarına çıkabibilen en büyük engel olan Kıpçakları bertaraf eden bu unsurların popülasyonunun sizin de dediğiniz gibi bölgede daha önce hakim konumda bulunan Bulgar ve Kıpçak gibi Türk kökenli unsurlar arasında hem kültürel hem de ırksal olarak eriyip gittikleri bir gerçektir. Yıldırım Bayezid Han ile Timur arasında ki mektuplaşmalara bakıldığında bile Emir Timur reayasından Tatar olarak, Toktamış reayasından Kıpçak olarak bahsedilmesi bile Emir Timur tarafının Osmanoğullarınca anılan dönemde daha Tatar olarak görülmesi buna mukabil Altınorda tarafında ise Kıpçak unsurunun kabul gördüğü gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Ancak devrin değişen şartlarında Osmanoğullarının zamanla Türkistan ile bağlarının giderek kopması sonucu Dest-i Kıpçak Hakanlarından (Kırım, Kazan ve Astırhan emirlerinden ve reayasından) Tatar olarak bahsedilmeye başlanmış ve bu kabul görmüştür. Bundan 4 sene kadar önce Rusya'ya gittiğimde orada bulunan Tatarlara bu hususu dile getirdiğimde dahi bunu kabul etmeyip (Yani aralarında Moğolluk unsurunun az dahi olsa olduğunu) "Biz özbe öz Türk'üz" demeleri bile burada ki Türklük anlayışının kabul gördüğünü gösteriyordur zannımca. Cengiz Han'ın ordusu mevzuuna gelince ise Cengiz Han ordusu kompozit bir ordudur. Bu ordunun her ne kadar temeli Moğol süvarilerine dayansa da orduda ağırlık Kırgızlar, Uygurlar, Naymanlar (Hıristiyanlık dinini benimsemiş bu topluluğa kimi tarihçiler Türk kimileri de Moğol diyor) ve bazı Oğuz-Türkmen unsurlar gibi Türk unsurlar oluşturmaktadır. Kıpçaklar ancak Batu Han'ın Doğu Avrupa'da yaptığı fetih hareketleri esnasında Moğol ordusuna katılmışlardır. rasti rusti |
|||
|
10-15-2008, 03:18 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Sual: Timur müslüman değil miydi?
CEVAP Timur Han, müslüman idi. Çok medrese ve kütüphane yaptı. Teftazani gibi büyük âlimlerin sohbetinde bulunur, nasihatlerini dinlerdi. Yıldırım Bayezid ile savaştığı için bazı tarihçiler bunu haksız olarak kötülemektedir. Savaş yapılınca elbette insanlar ölür. Bunu zulüm olarak göstermek doğru olmaz. Timur Han diyor ki: 1- Allahü teâlânın dinini cihana yaymayı gaye edindim. Her zaman, her yerde İslamiyet için çalıştım. 2- Adamlarımı on ikiye ayırdım, bir kısmı da üstün fikirleriyle bana yardım ettiler. 3- İlim adamları ile istişarenin sayısız faydaları olur. Hükümet idaresinde hüsnüniyet ve sabırla hareket ettim. Hiç alakadar olmuyor gibi görünerek her şeyi hakimiyetim altında bulundurdum. Dost ve düşmana ilgide eşit davrandım. 4- Nizamlara hürmet ve bağlılığı gerçekleştirdim. 5- Subay ve askerlerimi kuvvetli ve hareketli hale kavuşturmak için altın ve diğer kıymetli şeyleri feda etmekten çekinmedim. Bu sebeple onlar da muharebede başlarını vermekten çekinmediler. Günlük ihtiyaçlarını karşılayarak; dertlerine iştirak ederek şahsıma bağlılıklarını gerçekleştirdim. Bu suretle 27 ülkenin hakanı oldum. Han elbisesi sırtıma geçince istirahatı terk ettim. 6- Adalet ve tarafsızlıkla, Müslümanların iyilik dağıtıcısı oldum ve iyiliklerini gördüm. Güzel davranışlarım, suçsuzları olduğu nispette, suçluları da şümulüne alıyordu. Bu sebeple insanların gönlünde yer ettim. Hükümlerimde mesnedim adalet ve iyi niyet oldu. O derece disiplinli davrandım ki askerim korku ve memnuniyet arasında bulunuyordu. Harp meydanında daima askerin yanında olurdum. Mazlumu zalimin elinden kurtardım. Şahsi mal veya mülke karşı işlenen yolsuzluk ortaya çıkınca kanunu tatbik ettim. Suçsuzları hiçbir vakit suçlu çıkarmadım. 7- Seyyidlere, âlimlere, hukukçulara, mütefekkirlere ve tarihçilere özel bir ilgi gösterdim. İyi ve cesur insanları dost edindim. İlim adamları ile sürekli temasta oldum ve âriflerin sevgilerini kazanmaya çalıştım. Onlarla olan istişarelerim ve dualarının bereketi ile zaferler kazandım. Fakirleri doyurdum. Başkalarını çekiştirenleri sarayımdan kovdum. Bunların sözlerine kıymet vermedim. 8- Düşündüğüm bir işi yapmakta kararlı hareket ettim. Bir tasavvuru tahakkuk ettirmek istediğimde bütün fikrimi o işe teksif eder ve muvaffak olana kadar bırakmazdım. Rabbim bana gazap eder diye, kimseye kızgınlık ve şiddet göstermedim. Eski devletlerin yıkılışlarının sebeplerini araştırdım. Aynı hatalara düşmemeye çalıştım. 9- Halkın ızdırap ve halini gayet iyi anlıyordum. Her ülkedeki ahalinin âdet ve karakterini nazarı itibara aldım. Halkın başına devlet idaresine vakıf, onların itimadını kazanmış kimseleri vazifelendirdim. Devletimde halkın meselelerini yakından tetkik edip bana bildirmeleri için her bölgede heyetler teşkil ettirdim. 10- İyilere iyilik; kötülere kötülüklerini iade ettim. Dostlarım, dostluklarına hiçbir zaman pişman olmadılar. Düşmanlarım bile bilahare haksızlıklarını anlayıp af dileyince müsamaha ile karşıladım; dostlukla mukabele ettim. 11- Herkes layık olduğu hediye ve hürmete kavuştu. İnsanların seviyesine göre davrandım. 12- Kumandanlarına sadakat gösteren düşman askerlerine karşı kalben takdir duydum; en lazım olduğu sırada vefa ve sadakat kanununu tepeleyerek kumandanını terk edip bana gelenleri insanların en kötüsü saydım. Toktamış Han ile olan kavgada subayları saflarıma iltihak etmek için gelmişlerdi. Nefret ettim, şimdiki hanlarına olduğu gibi, yarın bana da ihanet ederler diye düşünerek, onlara Siz hainsiniz dedim. |
|||
|
10-15-2008, 04:31 PM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Peki yazınızın kaynağı nedir sayın serhendli?
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib! Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır. Fuzûli |
|||
|
10-15-2008, 09:55 PM
(En son düzenleme: 09-19-2010 03:19 AM bayundur.)
Mesaj: #8
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
"Tüzükat-ı Timur" olmasın sakın? Bunu BKY kitabevi yayınlamıştı yakın bir tarihte. Ancak sanki bu yazı bir internet sitesinden alıntı alınarak yazılmış gibi geldi bana.
rasti rusti |
|||
|
10-30-2008, 01:21 PM
Mesaj: #9
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Mete Tunçay herzaman olduğu gibi yine kendini rezil etmiş.
Jarchi'ut Adangkhan |
|||
|
01-22-2009, 10:16 PM
Mesaj: #10
|
|||
|
|||
|
RE: Timur Hakkında Akademisyenlerin Görüşleri
Niye kimse en ufak bir tarihi eleştiri yapmıyor.
|
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| Timur'un Feraseti | bayundur | 1 | 2,161 |
09-19-2010 03:41 AM Son Mesaj: bayundur |
|
| Arap Kaynaklarında Timur | Baybars | 5 | 3,712 |
08-13-2008 09:11 PM Son Mesaj: bayundur |
|
| Timur'un mektupları | Baybars | 1 | 3,199 |
07-14-2008 06:59 PM Son Mesaj: bayundur |
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım




