|
Montaj Sanayii
|
|
09-26-2008, 11:46 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Montaj Sanayii
Arkadaşlar merhaba.
Server Tanilli'nin "Uygarlık Tarihi" adlı kitabında azgelişmiş ülkelerin bugünkü kapitalistler tarafından sömürülme yollarından bahsederken sanayide başlıca sömürme yollarından birinin "montaj sanayii" olduğunu söylüyor. Şöyle ki; emperyalist sanayi devletlerinin dev şirketleri, dünyaya sunduğu ürünün asıl önemli olan, para ve teknoloji gerektiren bölümlerini kendi ülkesinde yapıp, ürünü oluşturmada az etkili olan yan sanayi kollarını da iş gücü ucuz ülkelerde yapmakta; asıl parça kendi ülkesinde üretildiği için, hammaddeyi de kendi ülkesinden sağlayıp, kendi ulaşım araçlarını kullandığı için üretimi daima elinde tutarak ucuz işgücünden yararlanmaktaymış. Bunların düşününce aklıma önce Endonezya, Tayvan malı Nike ayakkabılar geldi. Ama sonra düşündüm de Türkiye'de de bariz aynı durum var, bazı otomobil markalarının montajı kendi ülkelerinde değil burada yapılıyor, ve biz bu fabrikalarla da övünüyoruz. Server Tanilli ayrıca bu şirketlerin kendilerine bağlı politikacıları da kullanarak "size geçim sağlıyoruz" diye demagoji yaparak halk tepkisinden korunup, bu türden yatırımları ulusal kaynaklı sanayi gibi gösterdiğini söylüyor. Siz ne dersiniz bu konuda? Tanilli'ye katılıyor musunuz? ~~~Jön Türk, Jagatai http://mezzomorto.blogspot.com/ |
|||
|
09-26-2008, 11:53 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Ama Türkiyede iş gücü uzakdoğuya oranla ucuz değil ki ?
Uzak doğuda insanlar karın tokluğuna çalışıyor. Ama Türkiyede özellikle belirtilen fabrikalarda işçilerin maaşı gayet yerinde. Konunun detayında aslında benzerlik var ama yinede. ÖTe yandan kendi milli mallarını üretmediğin müddetçe işsizliğin önüne biraz daha geçebilmek için yabancı sermayeyi ülkene sokmak zorundasın. KARADENİZ OKUSUN
|
|||
|
09-27-2008, 12:19 AM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Bu konuda Türkiye neler yapabilir?Nasıl eder de bu kumpası kırar?Düşünsenize bir;yabancı bir otomotiv devi geliyor, Türkiye'de fabrika açmak istiyorum diyor.İşsizlik var zaten memlekette.Ne diyeceğiz ki bu şirkete;sen başka kapıya git, biz halkımızı kapitalistlere sömürtmeyiz mi diyeceğiz?Ayrıca Teñrikut'un da dediği gibi Türkiye'de iş gücü ucuz değil.Biz kendimiz de bazı durumlarda yurt dışından gidip iş bağlamak durumunda kalıyoruz.Sonra mesela kendi kaynaklarımızı kullansak yeter deniyor.Burada da büyük kumpaslar var.Karadeniz'de petrol(Bor madenlerimizi bu konunun haricinde tutuyorum) bulundu geçtiğimiz zamanlarda.BP ile birlikte çıkaracağız ve bir kısmı BP'nin olacak.Şimdi çıkıp da ne işimiz var BP ile kendimiz çıkarıp, satalım diyebiliriz.Ama nasıl satacağız,işleyeceğiz ki o petrolü?Adam sattırır mı onu sana.Dünya çapında ağlarını örmüş,tekelleşmiş bir kere.İran bile batıya bu kadar karşıyken onların petrol tröstleriyle çalışıyor.Eli mahkum çünkü,sattırmıyorlar öyle kolayına demek ki!
Diyeceğim o ki büyük devletler gibi pek çok alanda tekelleşmiş ülkelerin önünde iki seçenek var.Birincisi ülkenin sınırlarını dışarıya kapatıp, halkı beklenenin üzerinde bir per performansla çalıştırıp bir yerlere gelebilmek.İkincisi de çok çok yeni bir teknoloji bulup bu konuda tekelleşmek.Bir örnek verirsek; Türkiye bu saatten sonra istese de elektronik alanında tekelleşemez.Ama yeni yeni gelişen nanoteknoloji alanında doğru adımlar,atılımlar ve iyi yönetim ile ilerleyip tekkeleşebilir.Böylece gelecekte bu alanda kural koyan,ticareti belirleyen ülke(veya bu ülkeden bir iş adamı) konumuna gelebilir.Bunların haricinde bütün o antiemperyalist söylemlerin hepsi hava cıva... |
|||
|
09-27-2008, 03:51 PM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Arkadaşlar montaj da olsa sanayi hamlelerine bir yerden başlamak lazımdır. Bu yüzden montajın karşısında değilim ancak bu benim iç.in kafi deyip kendini geliştirmemek işte karşısında olunması gereken anlayış ve davranış budur.
rasti rusti |
|||
|
10-11-2008, 02:05 AM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Sanayimiz montaj sanayisinden ibaret, araba-uçak vs. yapıyoruz diye kendimizi kandırıyor, turizm ve tekstilde ilerleyerek büyük devlet olabileceğimizi söyleyen palavracılar tarafından idare ediliyoruz...,Maalesef...
İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar.. Sustasına basılmış birer çakıydılar... |
|||
|
10-11-2008, 03:58 AM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Aslında bu olayı sadece montaj sanayii ile sınırlamamak gerek. Buna dilimize "dış kaynak kullanımı" olarak geçmiş "outsourcing" usülünü de eklememiz gerekir ki, en az montaj sanayii kadar önemlidir.
Montaj sanayii muhakkak ülke endüstrisinin önemli bir parçası. Bayundur'un söylediklerine katılıyorum. Zira montaj sanayii veya dış kaynak kullanımı tipi eğilimlerin hedefi olan bir ülke doğru adımları izlerse, büyük sanayi ülkeleri arasında er ya da geç yerini alır. Buna en büyük örnek Hindistan'dır. Çin kısmi bir örnek sayılabilir ama zaten komünist dönemde(şu anki light komünizm öncesi dönem) özellikle SSCB ile arası bozulduktan sonra kendi sanayisinin temelini atmıştı. Hindistan ise 20 yıl öncesine kadar Türkiye'den belki biraz daha iyi durumdaydı ama şu anda dünyanın sanayi devlerinden biri sayılıyor. Bunun temelinde tamamen montaj sanayii ve outsourcing yatar. Hükümetin ekonomi yolunda attığı liberal adımların da bunda katkısı büyüktür. Yani bu ülkeyi bir nevi markette raflara ürünleri dizerek, kutuları taşıyarak işe başlayıp, sonradan oradan öğrendikleriyle ve elde ettiği birikimlerle kendi marketini açan çocuğa benzetebiliriz. Gerçi halen işçilik maliyeti düşük olan Hindistan, Amerikan firmalarının montaj ve outsourcing alanındaki gözdelerindendir. New York Times'ın dış ilişkiler uzmanı olan köşe yazarlarından Thomas Friedman'ın "Dünya Düzdür" isimli eserinde okuduğunuz zaman ağzınızı bir karış açık bıraktıracak türden outsourcing örnekleri görebilirsiniz. Mesela Microsoft'un çağrı merkezlerinin tamamı Hindistan'dadır. Yani Amerika'da yaşıyorsanız ve bilgisayarda bir sorun yaşıyorsanız. Çağrı merkezini aradığınızda karşınıza çıkan kişi Hindistan'dadır. Mükemmel Amerikan İngilizcesiyle karşınızda konuşan kişi, işe başlamadan önce şirket içi eğitim sayesinde Amerikan aksanıyla konuşmayı öğrenmiştir. Amerika'da bir çağrı merkezi kurup orada görev alacak her teknik destek elemanına 1000 Dolar maaş ödeneceğine, aynı işi layıkıyla yapan Hintli'ye en fazla 500 Dolar ödenir. Bunun sonucunda ne olmuştur? Şu anda Hindistan'da çok büyük yazılım firmaları kurulmaya başlanmıştır. Hindistan yazılım sektöründe dünyada kendine büyük bir yer edinmeye başlamıştır. Bunda Microsoft ve diğer yazılım firmalarının outsourcing politikalarının etkisi büyüktür. Tıp sektörüne değinelim. Amerika'da bir hastane çekilen tomografi veya akciğer filmlerini gün içinde Hindistan'da anlaştığı sağlık merkezlerine yollar. Amerikalı doktor mesai bitimine kadar bakabildiği kadar test veya film sonucunu inceler. Sonra evine gider. O sırada sabah mesaisi yeni başlamış olan Hintli doktor iş yerinde masasının üstündeki tomografi ve akciğer filmlerini inceleyip teşhislerini koyar ve Amerika'daki hastaneye yollar. Amerikalı doktor sabah işe gelince masasında Hindistan'dan yeni gelmiş raporları bulur. Bu döngü böyle sürüp gider. Peki bunun sonucunda ne olmuştur? Hindistan tıp dünyasında önemli bir konuma yükselmiş ve şu an dünyadaki en iyi hastanelere sahip ülkelerden biridir. (Amerikan tıp dünyasının da bel kemiği Hintlilerdir gerçi.) Mesela Amerikalı zenginler, sigortanın karşılamadığı pahalı ameliyatlar için Hindistan hastanelerini tercih ederler. Türkiye aslında bunu belli alanlarda başarmış bir ülkedir. En bilinen ve aklıma gelen ilk örnek silah sanayisindendir. Alman Heckler und Koch firmasının lisansıyla Türkiye'de üretilen G-3 silahlarının üretiminde öyle uzmanlaşılmıştır ki, dünyadaki bazı orduların piyade tüfeği ihalelerinde Türkiye Almanya'yı saf dışı bırakarak ihaleyi alan taraf olmuştur. Tüm bu süre boyunca iyi bir AR-GE altyapısı oluşturulmuş ve şu anda dünyada kullanılan tüm piyade tüfeklerinden üstün olan ve 2 yıl içinde hizmete girmesi planlanan Mehmetçik isimli milli piyade tüfeği geliştirilmiştir. (H&K firmasının bu projede katkısı minimumdur. Hatta tüfeğin HK416 modelini örnek alması dışında doğru dürüst payı yoktur diyebiliriz.) Bu örneklere daha yüzlercesi eklenebilir. O yüzden yabancı firmaların montaj sanayii ve outsourcing gibi yöntemleri şahsımca Türkiye'nin kendi AR-GE unsurlarını oluşturması için çok büyük öneme sahiptir. Ama tabi devletin de biraz da kafayı çalıştırması ve herşeyi dışarıdan beklememesi gerekir. Yoksa ortaya çıkan sonuç, yerli sanayiye hizmet edebilecek işgücünün yabancı firmalarca sömürülmesinden ileri gitmez. Non Silba Sed Anthar... |
|||
|
10-12-2008, 12:14 AM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
|
RE: Montaj Sanayii
Bende bir örnek vermek istiyorum. Mesela kriptoloji sahasında dünyada en iyi ülke İngiltere olarak bilinir. Ancak tarihsel sürece baktığımızda bu işi en iyi yapanların Araplar olduğunu görürüz. Ancak Araplar şu an paramparça oldukları için şu anki seviyeleri hakkında bir şey söyleyebilmem mümkün değil. Ancak bizim ülkemiz özellikle 90'lı yılların ortalarındanititibvaren özellikle Tübitak'ın bu konuda yaptığı çalışmalarla epey yol sarf etti. Artık her türlü kripto algoritmasını Tübitak bünyesinde ki UEKAE sayesinde hem yapabiliyoruz hem de kendimizi geliştirebiliyoruz. Tabii ki bizi bu hususta daha önce besleyen Stratejik müttefikimiz ABD bundan oldukça rahatsız. Zaten Süleymani'ye deki olayı da (Çuval Operasyonu) bu yüzden yaptı. Orada tüm cihazlarımıza ait olmasa bile özellikle ses emniyetli telefonlarımıza ait kripto algoritmalarını ele geçirmeyi başardı. Bu yüzden Türkiye bu tip hadiselerin tekrarlanmaması için uyanık olmak zorundadır.
rasti rusti |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım




