Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
SSCB'nin Dağılması
09-01-2008, 09:53 PM
Mesaj: #1
SSCB'nin Dağılması
SSCB'nin dağılmasının sebepleri nelerdir?Dağıldıktan sonra dünyada ne gibi değişiklikler olmuştur?
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-01-2008, 10:12 PM
Mesaj: #2
RE: SSCB'nin Dağılması
Dağılması gerekiyordu desek yeridir Big Grin

Yani bir söz var , SSCB'nin durumunu özetliyor .

"Biz çalışıyormuş gibi yapıyorduk , devlet ise bize para veriyormuş gibi yapıyordu."

SSCB Amerika'nın kapitalizmi yaydığı gibi komünizmi yayamadı , yaysa bile eninde sonunda yıkılacaktı ki böyle bir düzen insan doğasına aykırı . SSCB ne askeri , ne de ekonomik olarak Batı Bloğu'yla kapışabilecek güçte değildi . Daha kendi insanının karnını doyurmadan gidip de askerî harcamalara çok yüklendi , bununla da kalmayıp uzay teknolojisinde Amerika'yla yarışmaya çalıştı . Çelik gibi bir ekonomi gerekiyor bunu yapmak için ama , dediğim gibi , SSCB kendine zor yetiyordu , bir de uzaya mı çıkacak Smile
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-01-2008, 10:49 PM
Mesaj: #3
RE: SSCB'nin Dağılması
SSCB bir organizma vücüdü gibi. Devletleri sömürdü onlardan her türlü faydalandı sonrada ortaya çıkan artıkları artık yüklenemeyeceğini anladı ve onları yolda bırakarak kendi yoluna devam etti.

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-01-2008, 11:17 PM
Mesaj: #4
RE: SSCB'nin Dağılması
İşin ilginci silah fabrikalarının bir çoğu Ukrayna'daydı , donanma da öyle . Daha sonra bu donanmayı Ukrayna Çin'e sattı , silah fabrikalarını ne yaptı bilmiyorum ama...
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-01-2008, 11:21 PM
Mesaj: #5
RE: SSCB'nin Dağılması
Ebulfeyz Elçibey'e bu soru sorulduğunda hiç duraksamadan "rüşvet" yanıtını vermişti. Buradan da Sovyet toplumunun ahlâkî olarak kokuşmuş bir düzeni olduğu ve dağılmaya mahkûm olduğunu anlayabiliriz. Sovyetler'i Batı değil, kendi çürümüşlüğü çökertti.

"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-01-2008, 11:44 PM
Mesaj: #6
RE: SSCB'nin Dağılması
Sovyet düzeni insan doğasına uymayan,tüm totaliter rejimlerde olduğu gibi yönetimde üst kademede olanların diğerlerini sömürdüğü,ahlaktan yoksun bir düzendir.Er geç yıkılmaya mahkumdu ve 1990'lı yıllara kadar dayanabildi.

Norveçli yazar Sigrid Undset anılarında,1940'ta ülkesini terk etmek zorunda kaldığında ekseri İskandinav halkı gibi hayran olduğu Sovyet düzenini yakından görmüş,derin bir hayal kırıklığına uğramıştır.Varlık yayınlarından çıkan "Yarına Dönüş" adlı kaçış öyküsünü
yazdığı kitabını sahaflardan bulup okumanızı öneririm.Kitapta Sovyet rejimi tüm çıplaklığıyla anlatılmaktadır.

Adaleti besleyen düzen değildir;düzeni ortaya koyan,gün ışığına çıkaran adalettir... Albert Camus
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-02-2008, 07:04 PM (En son düzenleme: 09-02-2008 07:12 PM bayundur.)
Mesaj: #7
RE: SSCB'nin Dağılması
Köktürk demiş kiEbulfeyz Elçibey'e bu soru sorulduğunda hiç duraksamadan "rüşvet" yanıtını vermişti. Buradan da Sovyet toplumunun ahlâkî olarak kokuşmuş bir düzeni olduğu ve dağılmaya mahkûm olduğunu anlayabiliriz. Sovyetler'i Batı değil, kendi çürümüşlüğü çökertti.

Köktürk kardeşim o çürümüşlükte de en büyük pay Batı Devletlerinin istihbari çalışmalarıdır. Bu yüzden adamların yaptıkları faaliyetleri küçük görme. Bizi bile bozan son 200 yılda Rum-Yahudi ve Rus lobisinin ortak çalışmalarıdır. Şükür ki biz bir şekilde hala ayaktayız.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-03-2008, 12:16 AM
Mesaj: #8
RE: SSCB'nin Dağılması
Bayundur ağabeyime katılıyorum. Sovyetleri çökerten A.B.D ve batı lobisinin detant döneminde S.C.C.B de yürüttükleri project democracy planı ile halkı komunizmi sorgulamaya yöneltmesidir, akabinde ise sonuç malûmunuzdur Yeltsin Tankın üstünde nutuk atarken arkasında sağlam bir halk hareketi vardı, Yeltsini tankın üzerine çıkaracak kudreti veren batılılardır.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-05-2008, 10:51 PM (En son düzenleme: 09-05-2008 11:06 PM İttihatçı.)
Mesaj: #9
RE: SSCB'nin Dağılması
Sovyetler Birliği'nin dağılması kanımca basit ve klişe cümlelerle izah edildikçe gözümüzün önündeki perde kalkmayacak, emperyalizmin istediği noktada takılıp kalmış olacağız.. Ülkenin yıkılması maalesef "zulüm" ve sair romantik gerekçelerle açıklanamaz, Azerbaycan ve Baltık topraklarında meydana gelen münferit olaylar sayılmazsa etnik çeşitliliğin de dağılmayla ilgisi yoktur. Zaten sözkonusu bölgelerdeki olaylar da merkezi otoritenin zayıflamasına bağlı olarak gelişmiştir.
Sovyetler Birliği tarihinin son dönemleri irdelenecek olursa kanımca dağılmanın değişik nedenleri olduğu söylenebilir:
1) En temel neden bana göre Sovyetler Birliği'nin ideolojik açmaza girmiş olmasıdır. Keza Marksist doktrinin ilk aşaması olan proleterya diktatörlüğünün sona erdiği ve ikinci aşama olan sosyalizme geçildiği 1977 Anayasasıyla resmen ilan ve kabul edilmişti. Oysa devlet yönetimi yıllarca sosyalist sisteme uygun işliyor ancak doktrinin üçüncü aşaması olan komünizme bir türlü geçilemiyordu. Bunun felsefi boyutları bir yana; ülkeyi yöneten Komünist Parti ideolojik bir açmaz içersindeydi. Bu durum ülkenin Lenin ve Stalin dönemlerindeki devrimci enerjisini yok ettiği gibi, partiyi de ülkeyi tıpkı emperyalist devletler gibi yönetmeye zorluyordu.
2) İdeolojik açmaza girilmesi partiyi halktan kopararak farklı ve "üst" bir konuma soktu. Sürekli devinim ve sürekli devrimi öngören çarkın işleyişi durunca parti bürokrasisi birdenbire marjinalleşti. Bu marjinalleşme toplumdan soyutlanma ve beraberinde ahlaki ve ideolojik yozlaşmayı getirdi. Bürokrat elitist kesim sosyalizmin özünde olmayan biçimde topluma yabancılaşmaya başladı. Bu da sorunlara doğru ve vaktinde çözümler getirilmesini engellemiş, parti "öncü" rolü yerine "üst" rolünü benimsemiştir.
3) ABD ve Batı tandanslı odakların çalışmaları Sovyetlerin yıkılmasında çok önemli bir yer tutar. ABD'nin sahip olduğu uluslararası sömürü olanaklarına ve ittifak gücüne aynı ölçülerde sahip olmayan Sovyetler bilinçli olarak silahlanmaya ve kaynak aktarımına yönlendirildi. Tüm bunlara rağmen özellikle uzay yarışında rakibini geride bırakan ülke bu kez de Reegan döneminde "Yıldız Savaşları" projesiyle karşılaştı. ABD'nin bu blöfünü adeta yutarak karşı rest çeken Parti yönetimi ekonominin ipini kendi eliyle çekmiş oldu. 70'li ve 80'li yıllarda uzay harcamaları ve silahlanmaya yapılan harcamalar ülke bütçesinde çok büyük bir yer tutuyordu. Arada Afganistan batağına da saplanan Sovyetler Birliği'nin ekonomik olarak çözülmeye başlayacağı ve emperyal odaklarla bu konuda yarışamayacağı mukadderdi. Nitekim öyle olmuştur. Öyle ki Sovyetler artık Doğu Blokundaki diğer ülkeleri finans bakımından destekleyecek güçten de yoksun duruma gelmiş ve onlara resmen başlarının çaresine bakmaları gerektiğini söylemeye başlamıştır. Diğer ülkelerde sosyalist sistemin çözülmeye başlaması Sovyetlerin bu mesajından sonra gerçekleşecektir.
4) Çernenko'dan sonra parti genel sekreteri seçilen Mikhail Gorbachov onunla tam bir tezat teşkil eden politikalar üretti. Yukarıdaki zaaf ve çözülmeyi gören Gorbachov "glastnost" ve "perestroika" sloganlarıyla sistemde adeta yumuşama ve yenileşme hareketi başlattı. Silahlanmanın sınırlandırılması konusunda ABD ile varılan mutabakat da aynı politikaların birer yansımasıydı. Ancak Gorbachov'un bu iyiniyetli girişimleri Batı tarafından sonuna kadar suistimal edilmiş ve sistemin ıslahı için yapılan çalışmalar bir anda devletin altını oyuvermiştir. Gorbachov'a darbe girişiminde bulunan Yanaev ve arkadaşları da zaten bu gidişatı engellemeye çalışan klasik parti bürokratlarıydı. Yeltsin de ABD ve Batının oyununun son parçasıydı. Onun sahtekarca başa gelmesi tamamen planlanmış bir oyundur.
Devamında konuyu derinleştirmek mümkündür. Şimdilik bu aşamada bırakalım..
Saygıyla...

İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar..
Sustasına basılmış birer çakıydılar...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
09-05-2008, 11:18 PM
Mesaj: #10
RE: SSCB'nin Dağılması
Alıntı:Yukarıdaki zaaf ve çözülmeyi gören Gorbachov glastnost ve perestroika sloganlarıyla sistemde adeta yumuşama ve yenileşme hareketi başlattı.

Bu bahsettiğiniz sloganlar ne anlama geliyor.İçeriğini biraz daha açar mısınız?
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: