|
Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
|
|
08-26-2008, 10:00 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
Alman Gizlici örgütlerinin birçok temel öğretiyi İngiltere'de ki Hermetik gruplardan ve Kıta Avrupası'ndaki Teofizik örgütlerden aldıkları bir gerçektir. Özellikle, Ari ırkın gizemci güçlerine verdikleri önem ve alt düzeydeki ırklarla karışması sonucunda Ari ırkının yozlaşmaya başladığı düşüncesi daha önce görülmemiş birer yaklaşımdır. "Töton"lara olan düşkünlükleri (Töton uygarlığının Hıristiyanlık tarafından geriletildiğine inanıyorlardı), Kuzey mitlerine, "Rune" yazılarına ve "Svastika"ya olan ilgileri yeni Pan-Cermen ulusçulşuğunun yarattığı atmosferden kaynaklanmaktaydı. Avrupa'daki tüm dillerin tek bir Hint-Avrupa kökeni bulunduğu ve Hindulardan Helenlere kadar birçok mitin Ari kaynaklı olduğu düşüncesi saygı duyulan dilbilimciler arasında giderek kabul görmekteydi. Diğer taraftan 1905 yılından beri Ruslar, "Protocols of the Elder of Sion" (Zion Bilgelerinin Protokolleri) adlı broşür sayesinde, aşağılık Sami ırkların Bolşevizmi yayarak Avrupa uygarlığının sonunu hazırladıklarını kanıtlamak çabasındaydılar.
Gizlici Alman dernekleri, materyalizmin ve röletşivizmin güçleri ile gerçek tinsel Ari uygarlığı arasında yaklaşmakta olan bir savaşı beklemekteydiler. Bu mahşeri savaşta düşmana acımanın yeri hiç yoktu. Nazizmin ve gerçekleştirdiği katliamın kökleri işte burada yatıyordu. Nazilerin, çok daha karanlık ve gizli bir örgütün görünen yüzü olduklarını ileri süren birçok yazar vardır. Yeşil şapka takan, şeytani görünüşlü doğulu bir keşişin sık sık Nazi Partisi ileri gelenleriyle birlikte görüldüğü hakkında çeşlitli söylentiler yayılmıştır. Gizlişce Nazilerin iplerini ellerinde tutan Tibetli gizemci din adamları (Lamalar) bulunduğu öyküsü de bu söylentilere eklenmiştir. Henüz 1840'larda bile, "Agartha" efsanesi Almanya'da ilgi çekmeye başlamıştı. Agartha efsanesi, yer altında bulunan bir krallıktan söz etmekte, yeryüzündeki birçok kralı denetim altında tutan ve "Dünyanın Efendisi" olan Agartha kralının çok yakında dünyayı kesin olarak işgal edeceği anlatılmaktaydı. Napolyon kendini tüm Avrupa'nın efendisi olarak düşlerken, jeopolitik uzmanmı Naziler dünyaya egemen olma düşleri içindeydiler (Hitler'in elinde Amerika'nın işgali ile hazırlanmış planlar bulunuyordu; İtalyanlar Afrika'yı, Japonlar ise asya'yı yöneteceklerdi) Kuşkusuz Naziler, düşmanları olan Yahudilerin, Masonların, uluslararsı bankacıların ve Bolşeviklerin dünyayı ele geçirmek için planlar yaptıklarını biliyorlardı. Zaten tüm bu planlar "Zion Bilginlerinin Protokolleri"nde mevcuttu. Hitler döneminde "Oyuk-Dünya" kuramları ve "Buz-Dünyası" kozmolojileri geliştirilmiş; devler, cinler ve kozmik savaşlarla ilgili garip inançlar yayılmaya başlamıştır. 1930'lu yıllarda tümüyle "Atlantis" ve diğer kayıp kıtalarla ilgili araştırmalara başlanmış ve Kuzey halklarının kökenlerini Atlantis'te aramaya adanmış dergiler revaçta olmaya başlamıştır. Hitler kendi SS birliklerini, Cizvitler, Tapınakçılar ve diğer Haçlı örgütlerinin modellerine uygun biçimde örgütlediği aşikardır. 1937'den kalma ünlü bir poster Hitler'i bir Tapınak şövalyesi kılığında, kutsal zırhı kuşanmış olarak, şeytanla savaşa hazırlanırken göstermektedir. Otto Rahn, 1938 yılında Güney Fransa'da "Holy Grail"i (Kutysal Kase) aramaya koyulmuştur. Ne vardır ki, Hz.İsa'nın soyundan gelenleri veya "son yemek"te kullanılan birşarap kadehini aradığını unutmuş görünmektedir ki, zira Kahn'a göre Grail, "tanımlanması olanaksız büyüklükte bir güç kaynağıdır". Nazilerin gerçekte "Ahit Sandığı"nı arayıp aramadıkları bilinmemekte lakin Yahudilerin bu kutsal eşyasını ele geçirmek için Kuzey Afrika ve Mısır'da araştırmalar yapmak üzere oldukları hakkında kanıtlar mevcuttur. işte tüm bilimsel yasalara karşı amansız bir savaş açan Hitler, gücünü bir sonraki yazımda belirteceğim esrarangiz bir örgüt olan "Thule Örgütü"nden almaktaydı. Bu örgütün kurucularından, şair ve gazeteci, Dietrich Eckart, 1920'lerde, mimar Alfred Rosenberg ve Karl Haushofer ile birlikte, Hitler'e mistik Doğu'nun gizemlerini öğretmiş ve Hitler'in, o yıllarda bu örgüte katılmasını sağlamıştır. 1923'te kurulan Milliyetçi Sosyalist Parti'nin yedi kurucu üyesinden biri olan Eckart, aynı yıl içinde ölmüştür. Ondan kalan bilgi birikimi ise Karl Haushofer'e vasiyet olarak kalmıştır. Vasiyetinde ise, şöyle demektedir: "Hitler'i izleyiniz. Dans edecektir; ancak müziği ben yazdım. Onlarla temasa eçmesi için gerekli araçları kendisine verdik. Bana da sakın acımayın. Tarihi herhangi bir Alman'dandaha fazla etkilemiş olacağım." Devam Edecek Yararlanılan Kaynak: Ezoterika, Aydoğan Vatandaş, Timaş Yayınları rasti rusti |
|||
|
08-26-2008, 10:05 PM
(En son düzenleme: 08-26-2008 10:06 PM bayundur.)
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
rasti rusti |
|||
|
08-26-2008, 11:43 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
Şahsımca kaynağınız çok güvenilir değil. O yüzden yazı içinde Aydoğan Vatandaş'ın da kaynak gösteremeyeceği iddialar ve yanlış bilgiler var. Aydoğan Vatandaş'ın yüzeysel ve çoğunlukla mitlere dayanan Ezoterika isimli kitabı yerine Aytunç Altındal'ın konu üzerine yaptığı araştırmaları tavsiye ederim. Zira Thule ve üyeleriyle ilgili çok daha detaylı ve elle tutulur bilgiler vermektedir kendisi.
Non Silba Sed Anthar... |
|||
|
08-29-2008, 09:13 PM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
Mevzuyu başka kaynaklardan da araştırmaktayım. Bilgi edindikçe o kaynaklarda ki bilgileri de sizlerle paylaşacağım. Ancak konu ilk bu eserde gözüme çarptığı için öncelikle bu kaynaktan bilgilendirmek istedim.
rasti rusti |
|||
|
08-30-2008, 08:43 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm
İnşallah konuyla ilgili yeni yazılarınızı bekliyoruz.
Thule'den konu açılmışken, Baron Rudolf von Sebottendorf'dan bahsetmek isterim. Kendisi Germanenorden Cemiyeti'nin Bavyera liderliğini yürütmüş ve sonradan Thule Cemiyeti'ni kurmuştur. Bana göre tarihin en karanlık kişilerinden biridir. Kendisi genç yaşta Almanya'dan gelip İstanbul'a yerleşmiştir. Daha sonra da Bursa'da yaşayan bir Alman soylusu olan Heinrich von Sabottendorf'un yanında ikamet etmiş sonradan bu aile tarafından evlat edinilmiştir. Bu süre zarfında İslam sufizmi ve Kabbala hakkında derin araştırmalar yapmış ve Bektaşi tarikatına katılmıştır. Osmanlı vatandaşı olmuştur. Balkan Savaşı'nda Türk Ordusu'nda savaşmış ve ağır yaralanmıştır. Savaştan sonra Almanya'ya dönmüş ve 1. Dünya Savaşı sonrası Almanya'daki okült gruplarla temasa geçmiştir. Thule Cemiyeti'ni kurmuş nasyonel sosyalizm hareketine destek vermiştir. Thule üyeleri 1919 yılında Bavyera bölgesinde komünistler tarafından tutuklanıp, infaz edilmeye başlayınca o da önce İsviçre'ye, sonra da Türkiye'ye kaçmıştır. Bu dönemde yaptığı ve Hitler'i iktidara getirmek için yaptığı çalışmaları "Bevor Hitler Kam"(Hitler Gelmeden Önce) isimli kitabında anlatmıştır. Hitler iktidara gelince bu kitabı yasaklatmış ve toplatmıştır. Türkiye'de savaş sırasında Alman ve İngiliz istihbarat servisleri için çalışmıştır. Savaşın bitmesinin ertesi günü olan 8 Mayıs 1945'de İstanbul Boğazı'nda intihar etmiştir. Ancak intiharı hala çok şüphelidir. Kendisiyle ilgili en geniş çaplı ve elle tutulur araştırma Aytunç Altındal tarafından yapılmıştır. Altındal'ın "Bilinmeyen Hitler" isimli kitabının yarısına yakını Sebottendorf ve Alman okült cemiyetleri üzerinedir. Özellikle kitabın ekler bölümünde Sebottendorf ile alakalı belgeler ve dökümanlar dikkat çekicidir. O yüzden, konuyla ilgilenenlere tavsiye ederim. Non Silba Sed Anthar... |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım



![[Resim: Thule-gesellschaft_emblem.jpg]](http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/cd/Thule-gesellschaft_emblem.jpg)
