Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
12-05-2008, 07:11 PM
Mesaj: #21
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Kürtlere biçilmek istenen rol için elbette bir tarihe, belli mitlere, belirgin dayanaklara ve en önemlisi kahramanlara ihtiyaç duyuluyor. Selahaddin Eyyûbi de sanırım bu nedenle Kürt olarak tanıtılmaya çalışılıyor. Ancak bana kalırsa çok zayıf bir ihtimal. Keza kürtlerin içinden böyle bir komutan çıktıysa da başkalarının da çıkması gerekirdi. Oysa kürtler savaşmayı bilmez, idare ve dayanıklılık özellikleri yoktur.

İttihatçılar vardı, hilâl bıyıklıydılar..
Sustasına basılmış birer çakıydılar...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-05-2008, 08:51 PM
Mesaj: #22
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
İttihatçı demiş kiKürtlere biçilmek istenen rol için elbette bir tarihe, belli mitlere, belirgin dayanaklara ve en önemlisi kahramanlara ihtiyaç duyuluyor. Selahaddin Eyyûbi de sanırım bu nedenle Kürt olarak tanıtılmaya çalışılıyor. Ancak bana kalırsa çok zayıf bir ihtimal. Keza kürtlerin içinden böyle bir komutan çıktıysa da başkalarının da çıkması gerekirdi. Oysa kürtler savaşmayı bilmez, idare ve dayanıklılık özellikleri yoktur.

Neye ve kime göre? Salahattin Eyyubiye İslam dünyasında Salahaddin-i Kürdi demiyen tek milletiz. Bana sorarsanız karma bir soyu olsada aslı bellidir. Yemenin Karen denilen bölgesinden ataları kuzey Irak'a göç etmiştir. Fakat burada ataları yerli Kürt aşiretlerle karışmıştır. Babası ve dedesinin Selçuklu memuru olması onun Türk olduğu anlamına gelmez. Kürtler dayanıksız bir millet demişsiniz. Aynı sözü İsrailliler için asırlarca söylediler ama 50 yıl öncesine kadar geçti bu laf. Ortadoğuda kendilerinin 30 katı kadar bir nufusla başetmekle kalmayıp tüm dünyayı parmaklarında oynatıyorlar. Kürtlerin de yarın dünyada güçlü bir konumuna gelmeyeceğini kimse garanti edemez. İdarecilik, dayanıklılık, zeka, cesaret, feraset, hitabet... vs.vs. gibi özellikler toplumların değil şahısların özelliği olabilir.

TF'den Akıncı
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-06-2008, 07:02 PM
Mesaj: #23
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Dengizik demiş ki
İttihatçı demiş kiKürtlere biçilmek istenen rol için elbette bir tarihe, belli mitlere, belirgin dayanaklara ve en önemlisi kahramanlara ihtiyaç duyuluyor. Selahaddin Eyyûbi de sanırım bu nedenle Kürt olarak tanıtılmaya çalışılıyor. Ancak bana kalırsa çok zayıf bir ihtimal. Keza kürtlerin içinden böyle bir komutan çıktıysa da başkalarının da çıkması gerekirdi. Oysa kürtler savaşmayı bilmez, idare ve dayanıklılık özellikleri yoktur.

Neye ve kime göre? Salahattin Eyyubiye İslam dünyasında Salahaddin-i Kürdi demiyen tek milletiz. Bana sorarsanız karma bir soyu olsada aslı bellidir. Yemenin Karen denilen bölgesinden ataları kuzey Irak'a göç etmiştir. Fakat burada ataları yerli Kürt aşiretlerle karışmıştır. Babası ve dedesinin Selçuklu memuru olması onun Türk olduğu anlamına gelmez. Kürtler dayanıksız bir millet demişsiniz. Aynı sözü İsrailliler için asırlarca söylediler ama 50 yıl öncesine kadar geçti bu laf. Ortadoğuda kendilerinin 30 katı kadar bir nufusla başetmekle kalmayıp tüm dünyayı parmaklarında oynatıyorlar. Kürtlerin de yarın dünyada güçlü bir konumuna gelmeyeceğini kimse garanti edemez. İdarecilik, dayanıklılık, zeka, cesaret, feraset, hitabet... vs.vs. gibi özellikler toplumların değil şahısların özelliği olabilir.

burada dikkatinizi çekmek istediğim bir yer var israillilerin arkasında dünyanın dört bir yanını sarmış olan mason teşkilatı ve yahudilerin yüzyıllarca biriktirdiği muazzam servetleri vardı öyleki bir israilit dünyanın herhangi bir ülkesinde diyelimki izlanda yurdun çok geniş bir bölümünün kendine devredilmesini talep edebilir ve hatta pazarlık yapabilirdi.servetleri sayesinde dünyayı bugünkü ımf nispetinde bnorç içine sokmuşlardır. kürtler de günümüzde servetlerinden ziyade kendilerine dayanaklık ve yataklık eden diğer soysuzlara güvenmektedir. abd,ab,ırak-amerikan hükümeti...

"Adalet değeri ölçülemeyecek bir hazinedir,ancak onu merhametin çapulculuğundan kurtarmak gerekir."
Muhammed ikbal
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-06-2008, 07:24 PM
Mesaj: #24
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Dengizik demiş kiNeye ve kime göre? Salahattin Eyyubiye İslam dünyasında Salahaddin-i Kürdi demiyen tek milletiz.

Bunu sen neye dayanarak diyorsun? Elinde kaynak var mı?
Veya kaynaklar son 50 yılda yazılmış ise zaten içinde fesat da olabilir.

Eyyübi'nin soyundan geldiğini iddia eden ve ellerinde belge bulunan insanlar var. Çoğu KuzeyDoğu Anadoluda yaşıyor.

Keza Eyyübi'nin diğer aile fertlerinin de birçoğunun ismini biliyoruz.

Bence oturup birkaç kez düşünmek sonrada böyle demek laızm.ç

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-06-2008, 07:27 PM
Mesaj: #25
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
selahaddin-i kürdi ifadesi genellikle kürt aydınların(!) kullandığı ve kürt tarihçilerinin hafızalarımıza sokmaya çalıştığı bir ifadedir.

"Adalet değeri ölçülemeyecek bir hazinedir,ancak onu merhametin çapulculuğundan kurtarmak gerekir."
Muhammed ikbal
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-07-2008, 01:23 AM
Mesaj: #26
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Salahattin Eyyubi'nin aile fertlerinin birçoğunun ismini biliyoruz demek düşüncesizce konuşmaktan öteye geçmez. Türkiyede Trabzon ve yanlış hatırlamıyorsam Diyarbakırda iki adet aşiret var fakat bunlar sadece Türkiyedekiler. Eyyubiden bu yana 8 koca asır geçmiştir.8*3=24 kuşak eder. 24 kuşakta bir insanın milyon küsür torunu olur. Cengizin günümüzde tahmini 30 milyon torunu olması buna örnektir. Türkiyedeki torunlar kendilerini ve ataları Salahattin Eyyubiyi Türk olarak nitelemelerinden doğal birşey yok. 5 asır boyunca Trabzonda yaşamış bir ailenin mensubu kendine Türk demezse, bir ton dayak yer.

Hasılı kelam Salahattin Eyyubinin menşei'nin ne olduğu benim umrumda bile değil. Önemli olan onun Müslüman olması, İslam yolunda mücadele vermesidir. Gerisi fasa fiso.

TF'den Akıncı
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-07-2008, 02:00 AM
Mesaj: #27
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Hayır sadece Trabzonda değil. Giresun Trabzon Rize ve Artvin de var. Adamaların siteleri var. Çok büyük bir aile.
Ellerinde belgeler ile konuşuyorlar.

Kaldılar ki senin için sadece Müslüman olması önemli olabilir. Ama bazıları sadece buna bakmıyor. Ona kürt diyerek bazı olmayacak işlere yol yordam hazırlıyorlar. Belki ütopik gelecek ama ülkenin üniter bütünlüğü ile bile alakalıdır bu konu.

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
12-07-2008, 12:30 PM
Mesaj: #28
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
din mevzuu elbette ırktan daha önde gelir. fakat selahhadini eyyubinin kürt olarak lanse edilmesinde kürde türkü kurtaran bir karakter vermeye çalışılması vardır. çünkü islamı aliyyeyi haçlı tehlikesinden kurtaran ve dinin direğini muhafaza eden odur.

"Adalet değeri ölçülemeyecek bir hazinedir,ancak onu merhametin çapulculuğundan kurtarmak gerekir."
Muhammed ikbal
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
05-29-2010, 12:53 AM (En son düzenleme: 05-29-2010 01:50 AM yigidim.)
Mesaj: #29
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Saygilar arkadaslar ben Aydin yöresi yörük türklerinden bir gencim, ugrasim laborant uzmanligi, danimarkada oturmaktayim, türk tarihi ile iskandinav tarihi arastirmalarim var ana ata dilim türkce disinda danca, hindilizce(ingilizce) bilmekteyim.

arkadas söyle yazmis
din mevzuu elbette ırktan daha önde gelir. fakat selahhadini eyyubinin kürt olarak lanse edilmesinde kürde türkü kurtaran bir karakter vermeye çalışılması vardır. çünkü islamı aliyyeyi haçlı tehlikesinden kurtaran ve dinin direğini muhafaza eden odur.
yanitim
Din önemli oldugunu katiliyorum ancak irkin din den önce geldigi düsüncesindeyim atalarim koca türk ulusuda bu düsüncede olmasaydi bugün anadolu türk yurdu olmazdi buna kanit olarak sizinde yazdiginiz su tümleyi eklemek isterim (ama şunu da unutmayalım ki peçenekler hristiyan olmalarına rağmen atlarının kuyrukları bağlı olduğu için alparslanın saflarında savaşmışlardı(atın kuyruğunun bağlanması türk adetidir ve savaşa hazırlığı,ölümden korkmamayı gösterir)) evet dogru 200.000 lik dogu roma 50.000 lik selcukluya karsi, türklerin basarisinda yine türkler var bi takim kipcak, pecenek, uz türklerinin saf degistirmesi.
eger burada önemli olan irk degil din olsaydi hristiyan türk müslüman türk ile öldüresiye carpisacak sonuc olarak dogu roma krali Romanos Diogenes (Romen Diyojen) alparslanin önünde diz cökme yerine alparslan o komutanin önünde diz cökecekti.
Son dönemlerde ise devlet yönetiminde yalnizca irklari degil dinleride hos görülü davranarak bi takim serefsizlerin arkadan vurmasini nedeni olmustur besle kargayi oysun gözünü yada baska yerini artik onuda siz düsünün.

Selahaddin eyubbi konusunu gelince, benim tonyukukum, alparslanim, Kilicarslanim, sultan mehmedim, atatürküm ayrica gelmis gecmis bunlar gibi bir cok türk büyügü dururken pek selahaddin, türkcesi iNANCINKILICI demek umrumda degil. cünkü din dolayisiyla bu orta dogu bölgesinde ne yazikki bir cok türkmen ya araplasmistir yada farslasmis( kürt yada tacik) dir., bu yüzden bu konuyu yansiz bi bakis acisiyla bakiyorum.

Oğuz töresine göre, eskiden, düşmanla işbirliği eden yöneticiler, boyun sürdürülmesi için aydınlar (ulema) ve askerler araciligiyla indirilir, yeni bir yönetim ve yeni bir devlet kurulurdu. Çünkü Oğuzlarda önemli olan beyin değil, ulusun saglicagiydi. Bu töre, yazılı olmayan anayasaydı. Çünkü ulusunu doyurmayan bey o konumda kalamaz.

Yeni doğan devlet, eskinin küllerinden doğan yeni bir devlettir. Mitolojideki karşılığı Anka Kuşu’dur. Anka Kuşu’nu, resim olarak Gazne Oğuzlu devletinin bayrağında, bir de ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e söylendiğini görüyoruz. Selahattin Eyyübi de bu damardan bir önderimizdir, onun kuş sembolü kartaldır.

Anka Kuşu ya da Homa Kuşu, Devlet Kuşu ya da Cennet Kuşu, böyle ulu kahraman atalarımızın efsaneleşmiş sıfatlarıdır. Başına devlet kuşu konan masal kahramanlarımız da böyle benzetmelerden doğmuştur.

Ulusunu düşmana ezdirenler, yazgisini düşmanın varlığına bağlayanlar, gün gelir yıkılır gider. Akıllı ve yürekli birileri çıkar, ulus onun etrafında kenetlenilir, kötü yöneticiler hal edilir, düşman dışarı atılır, taze bir yönetim kurulur, devletin adı da yenilenir.

Araştırınca görürüz ki, Gazne devletinin kuruluşu böyledir.

Tavus kuşu gibi hem “hindi” hem “kuş” olmak, bizi Oğuz Yurdu HİNDİ KUŞ Dağlarına ve oralardan yayılan eski Türk devletlerine götürür. Biraz daha açtığımızda, Ata Oğuz/TAĞUS/Takuş adı bizi Eyyübi Selahattin’in dayısına götürür. Çünkü dayı adında TAKUŞ var; “Mahmud ibn Takush” (Takaş, Tokuş, Tüküş)!

O da Oğuz töresine göre, Avrupalı yağmacılarla işbirliği eden Fatimi hanedanını hal etti, yeni bir devlet kurdu ve Haçlı bezirgânlarla savaştı! İşte, Şah Selahattin’in kimliği buradadır; OĞUZ TÖRELİDİR.

Ayrica Kur an da gecen fil suresindeki ebabil kuslarininda biz türklerle ilgisi oldunu düsünüyorum bu konuda derin arastirmalar ile bilgi alis verisine acigim.

Danimarkadan saygilar
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
05-29-2010, 12:20 PM (En son düzenleme: 08-30-2010 08:37 AM bayundur.)
Mesaj: #30
RE: Selahhaddin Eyyübi'nin Menşeisi.
Yazınızda yanlışlıklar ve yanlış anlamaklar olduğu için müdahale etme gereksinimi duymaktayım. Bu arada forumumuza da hoş geldiniz. Bahse konu alıntılar sizin yazınızdan alıntılanmıştır.

Alıntı: din mevzuu elbette ırktan daha önde gelir.
Alıntı:Din önemli oldugunu katiliyorum ancak irkin din den önce geldigi düsüncesindeyim

Evvela, burada kendinizle çelişiyorsunuz. Yorum yapmaya bile lüzum duymuyorum.

Alıntı:Din önemli oldugunu katiliyorum ancak irkin din den önce geldigi düsüncesindeyim atalarim koca türk ulusuda bu düsüncede olmasaydi bugün anadolu türk yurdu olmazdi buna kanit olarak sizinde yazdiginiz su tümleyi eklemek isterim (ama şunu da unutmayalım ki peçenekler hristiyan olmalarına rağmen atlarının kuyrukları bağlı olduğu için alparslanın saflarında savaşmışlardı(atın kuyruğunun bağlanması türk adetidir ve savaşa hazırlığı,ölümden korkmamayı gösterir)) evet dogru 200.000 lik dogu roma 50.000 lik selcukluya karsi, türklerin basarisinda yine türkler var bi takim kipcak, pecenek, uz türklerinin saf degistirmesi.

Saniyen, o dönemki Peçeneklerin Hristiyan oldukları mülahazasına nereden kapıldınız? Bahse konu dönemde Peçenekler bugünkü Ukrayna ve Romanya topraklarında hüküm sürmekteydiler ve milli benliklerini kaybetmemişlerdi. Nitekim kısa bir zaman sonra Bizans'ın başına dert olacak, Müslüman bir Türk olan Çaka Bey ile de Bizans'a karşı ittifak yapacaklardır. Hristiyan olan Türklerin ise Milli benliklerini kaybettikleri hususu oldukça net bilinen bir husustur. Ayrıca Kıpçaklar bahse konu savaşa katılmamışlardır. Çünkü anılan dönemde Kıpçaklar ile Peçenekler siyasi rakiplerdi ve iki siyasi rakip ile bir savaşa gitmek Bizans için ne kadar güvenilir olabilecekti?

Alıntı:eger burada önemli olan irk degil din olsaydi hristiyan türk müslüman türk ile öldüresiye carpisacak sonuc olarak dogu roma krali Romanos Diogenes (Romen Diyojen) alparslanin önünde diz cökme yerine alparslan o komutanin önünde diz cökecekti.
Son dönemlerde ise devlet yönetiminde yalnizca irklari degil dinleride hos görülü davranarak bi takim serefsizlerin arkadan vurmasini nedeni olmustur besle kargayi oysun gözünü yada baska yerini artik onuda siz düsünün.

Salisen, Selçukluların Malazgirt Savaşı'nda kazanmalarını siz yukarıda ki alıntıya göre Bizans içindeki Türk unsurların saf değiştirmesine bağlamışsınız. Oysa ki bilinen gerçek Alparslan'ın Bizanslıları vaktinde oyalayarak harp sahasını kendisinin seçmesi, Bizans'ı burada harp etmeye zorlaması ve aklındaki taktiği başarı ile uygulatabilmesidir.

Alıntı:O da Oğuz töresine göre, Avrupalı yağmacılarla işbirliği eden Fatimi hanedanını hal etti, yeni bir devlet kurdu ve Haçlı bezirgânlarla savaştı! İşte, Şah Selahattin’in kimliği buradadır; OĞUZ TÖRELİDİR.

Rabian, Fatımi hanedanlığı her ne kadar Şia kökenli olsa da gidip Haçlılarla tam anlamıyla ittifak halinde olmamış, hatta zaman zaman Sünni yerel idarecileri bile desteklemiştir. Anılan dönemde Haçlı kuvvetleri ile geçici olarak itiifak eden bir çok İslam Devletçiğini bulunduğu tabii bir gerçektir. Fatımi-Haçlılar ilişkisine bu mülahaza ile bakmak lazımdır. Zaten Fatımi Devletinin Selahadin'in eline geçme süreci de Kudus Kralı I. Amalrik (Amaury)'in Mısır'ı topraklarına katma sevdası ve vezirlikten azledilen Şavar'ın yeniden aynı makama gelmek için Zengiler atabeyliğinden yardım istemesiyle başlamıştır. Amcası Şirkuh ile birlikte istemeden de olsa Mısır macerasına atılan Selahaddin devrin siyasi olayları neticesinde önce Mısır vezirliğine getirilmiş ve son Fatımi halifesi El-Adid'in hastalı sebebiyle devre dışı kalması ve Mahmud Zengi tarafından gelen baskıyla da Fatımi hanedanlığına son vermiş ve Mahmud Zengi'nin vefatı ile de müstakil hareket etmeye başlayarak, devletini tesis etmiştir. Eğer sizin bahsettiğiniz gibi Oğuz kökenli davransaydı daha Fatımi halifesi yataklara düşmeden devletine son verir, devletini tesis etmek için Mahmud Zengi'nin vefat etmesini de beklemezdi. Nitekim daha sonraki seneler Mısır'da kurulan Türk-Kıpçak kökenli Memluk hanedanlığının yukarıda bahsettiğim gibi davrandığı aşikardır.

rasti rusti
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: