|
Şah İsmail ve Safeviler
|
|
08-24-2008, 11:45 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Şah İsmail ve Safeviler
Yeni okuduğum kitapdan edindiğim birkaç ilginç bilgi:
Şah İsmail'in dedesi Şeyh Cüneyt 2. Murat zamanında aşireti ile Anadoluya gelmiş ve 2.Murat'tan yurtluk istemiştir. Şia olduğundan yurtluk talebi geri çevrilmiştir. Kendi başının çaresine bakmış anadolunun çeşitli yerlerinde yaşamıştır. En sonunda Giresun Ordu yöresinde yaşamına devam etmiştir. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın Kız kardeşi ile Evlenen Şeyh Cüneyt bu sayede siyasi bir güç halinede gelmiştir. Şeyh Cüneyt'İn UZun Hasanın Kızkardeşinden Haydar isimli bir oğlu olmuştur. Haydar çok zeki ve iyi bir yönetici olduğundan kısa sürede mevcut siyasi gücünü çok arttırmıştır. ERdebil anadolu arası bir posta teşkilatı kurdurmuş bu teşkilat sayesinde hızlı bir şekilde Şialıı (Aleviliği) Anadoluda yaymıştır. Bu sırada da Osmanlı padişahlarıyla iyi geçinmiştir. Güçü çok arttığı bir esnada Akkoyunlu hükümdarı Yakup Beye Azerbaycanda savaş açmış ve bu savaşda yenilerek ölmüştür. Haydarın Aralarında Şah İsmail'in de bulunduğu çocukları Yakup'un elinde esir kalmışlardır. ŞAh İsmail küçük yaştayken (sekiz diye tahmin ediliyor) esaretten kurtulmuş ve dedesi ile babasının çok sevildiği Anadoluya geri dönmüştür. Burada özellikle Alevi ve Türkmen vatandaşlar tarafından büyütülmüştür. Babasının siyasetini izlemiş ve 2. Beyazid'e Baba diyecek kadar Osmanlı ile iyi geçinmiştir. Bu esnada ise Trabzon Rize Valisi Yavuz Sultan Selim ŞAh İsmail'İn anadoluda yaydığı Şialığın tehlikeli olduğunu sezmiş ve Babasına defalarca konu ile ilgilenmesini söylemiştir. ŞAh İsmail ise özellikle Anadolu Alevi Türkmenlerinden oluşturduğu askeri kuvvet ile Tebrizin üzerine yürüyüp ORanın sunii hükümdarını yenerek tahta oturur. Bundan sonrası ise malum Yavuz Şah ismail savaşları ve arada kalıp ölen binlerce Türkmen'nin hikayesi. KARADENİZ OKUSUN
|
|||
|
08-25-2008, 10:50 PM
(En son düzenleme: 12-24-2010 09:17 PM bayundur.)
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Safevi Hareketi devlet kurmadan önce en büyük darbeleri Akkoyunlu Devletine bağlı Şirvan Emirliğinden yemiştir. Ne yazık ki Şirvan Emirlerinin gördüğü tehlikeyi başta Uzun Hasan Bey olmak üzere Akkoyunlu hükümdarları görememişlerdir. Nitekim Şirvan Emirliğine son verdikten sonra Akkoyunlu Devletine son vermek Şah İsmail için çocuk oyuncağı olmuştur.
rasti rusti |
|||
|
12-24-2010, 09:19 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Şaha Doğru Giden Kervan
Meşhur şeyh Safiyeddin Erdebilî‘nin soyundan gelen ve bu sebeple Safevî diye anılan Şah İsmail’in, dedelerinin yolundan büsbütün farklı bir yol tutuşu, zamanında herkesi şaşırtmıştı. Şeyhin büyük dedesi Sincarlı bir Kürt idi. Şu kadar ki aile tamamen Türkleşip, Türkçe konuşur olmuştu. Hanefî mezhebinden olan Şeyh Safiyeddin (1252-1334), kendisi gibi Kürt asıllı Şeyh Zâhid Geylânî‘nin kızıyla evlenip postuna oturdu. Emir Timur ve Osmanlı padişahları bile şeyhin tekkesine yardımda bulunurdu. Erdebil Tebriz yakınındadır.
DÜZMECE ŞECERE Şeyhin torunlarından Cüneyd, Akkoyunlu Uzun Hasan Bey’in kardeşiyle evliydi. Siyasî emel uğruna ömrünün sonunda Şiîliğe girdi. Şirvanşahlar ile savaşırken ölünce, oğlu Haydar‘ı dayısı himaye edip kızını verdi. Haydar, 12 İmamı sembolize eden 12 dilimli taç ile Hazret-i Hüseyn’in kanını sembolize eden kırmızı börk ve sarık giyer; adamlarını da böyle giydirirdi. Anadolu halkı bu sebeple bunlara Kızılbaş demiştir. O da babası gibi Şirvanşahlarla savaşırken öldü. Yerine 6 yaşındaki oğlu İsmail geçti. Sonra Hazret-i Hüseyn‘in 32. kuşaktan torunu olduğunu gösteren bir şecere düzdürüp itibar temin etmek istedi. Şah İsmail’in Hatay Türklerine mensup olduğu söylenirse de doğru değildir. Böyle bir kabile yoktur. Şah Hatâî mahlasıyla şiirler yazardı. Arapça hatâ kelimesine nisbettir. İsmail kendisini koruyan Akkoyunlulara başkaldırıp devletlerini tarihten sildi. Dedesi Uzun Hasan’ın Tebriz tahtına oturup, Akkoyunlu ailesini katletti. Pek azı Osmanlılara sığınabildi. Sünnîlikten dönmediği için annesini bile öldürdü. Ardından büyük bir Sünnî katliâmına girişti. Yüzbinlerce kişiyi katletti. Bu soykırımı torunu Şah Abbas tamamlayarak İran’da tek bir Sünnî bırakmadı. Sonra Özbekler üzerine saldırdı. Mağlup ettiği Şeybânî Han‘ın kafatasından şarap içtiği, derisine de saman doldurup Sultan II. Bayezid‘e gönderdiği rivayet olunur. KOYUN BENİ ŞAH’A GİDEM Irak, Azerbaycan ve Doğu Anadolu’yu işgal etti. Anadolu’da Şiî propagandasına girişti. Türkmenlere beylik va’dederek yanına çekmeye çalıştı. Gelenlere hüsnü kabul de gösterdi. Saz şairleri köy köy gezip “Güzelce Şah der ki gelin/katımda itibar bulun/Dağlar eğilin, eğilin/Koyun beni Şah’a gidem” nağmeleriyle bu propagandayı yürütüyordu. “Şaha doğru giden kervan” veya “Kâtip arzıhalim yaz şaha böyle” mısraları, devlet otoritesine alışmamış göçebelerin bu devirdeki İran taraftarlığını terennüm etmiştir. İsmail’in gönderdiği ajanlardan Şah Kulu (Şeytan Kulu da denir), 1511’de Anadolu’da ihtilâl çıkarmaya çalıştı ise de yenildi. Yavuz Sultan Selim 1514’te Şah İsmail üzerine yürüdü. Ağır bir bozguna uğrayan şah, hazinelerini, hatta hanımını harb meydanında bırakıp canını zor kurtardı. Pâyitahtını bile kaybetti. Alman İmparatoru Şarlken‘den yardım istedi. Ama Haçlı ordusunun Mohaç‘ta yenildiğini göremeden 1524’te 37 yaşında Erdebil’e yakın Serab‘da sefahat içinde öldü. Siyaset ve askerlikte deha derecesinde mâhir, fakat mağrur, kindar, kan dökücü ve sefih idi. Şia’nın Gulat (aşırı) kolundandı. Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazardı. Son günlerinde hayal kırıklığı içinde yazdığı şu gazeli pek meşhurdur: “Ayâ gönül kuşu derler bahar imiş mene ne/Bisat-ı ıyş aceb rüzgâr imiş mene ne/Bu baht-ı bed ki menem var Hatâî ol şuhu/Gam ehline diyeler gamküsâr imiş mene ne!” Görenler kendisini uzun boylu, kızıl saçlı, sakalsız ve yakışıklı biri olarak tasvir eder. ŞAH’TA TÜRKLÜK ŞUURU? Safevîler İran’da 236 sene hüküm sürdü. Devletleri yüksek kültürlü ve güçlü idi. Ama yüzbinlerce Sünnîyi katlederek İran’ı Şiîleştir-diler. Osmanlılar aleyhine Hıristiyan devletlerle ittifaklar yaptılar. Sünnî Türk devletleriyle mütemadiyen savaşarak Türk ve Müslüman kanı döktüler. Büyük bir Sünnî Türkmen kitlesini Şiîliğe soktular. Böylece Türklüğün manevî yapısını bölerek bozdular. Doğu Anadolu’dan hayli Türkmeni İran’a göçürerek nüfus azalmasına sebep oldular. Türkistan’ı tazyik ederek zaafa uğrattılar. Bu sebeple Türk-İslâm tarihinde çok menfi bir rol oynadılar. Kendileri de giderek Farslaştılar. Çaldıran Zaferi olmasaydı Anadolu’nun akıbeti de bu idi. Bazıları Şah İsmail’i Farsça şiir yazan Yavuz Sultan Selim ile kıyaslayarak, Türkçe şiir yazdığı için Türklük şuuruna sahip biri gibi lanse eder. Halbuki İsmail’de ne Türklük, ne de İslâmlık şuuru vardır. Üstelik Araplık iddiasında idi. Şah, Farsça ve Arapça şiir yazdığı gibi, Sultan Selim’in de Türkçe şiirleri vardır. Anadolu’nun cahil göçebelerini tatlı vaadlerle kandırmasından, Türklerin kendisini Osmanlılara tercih ettiği mânâsını çıkarmak gülünçtür. Böyleyken Şah İsmail’in bir Türk büyüğü gibi lanse edilmesi, son günlerdeki açılımlar rüzgârının bir parçası olarak görülüyor ise, bilinmelidir ki Şah İsmail’in dinî tolerans ve insan hakları açısından hiç de iyi bir karnesi yoktur. Düşmanına saygı göstermek başka, onu olmadığı vasıflarla medhetmek başkadır. Bu, Kırım’a Stalin heykeli dikmeye benzer. Sultan Selim‘i Alevî katliâmıyla suçlayanlar, Safevîleri hiç dile getirmezler. Şah’a yardım eden Alevîlerin öldürüldüğü doğrudur. Ama bütün Alevîler için böyle söylenemez. Aksi halde Anadolu’da milyonlarla ifade edilen Alevî varlığını izah etmek güçleşir. Osmanlılarda dirlik ve birliği bozanlar, hanedandan bile olsa cezalandırılır. Bu yolda ölen Sünnîlerin yanında Alevîlerin lafı bile edilmez. Halbuki Safevî katliâmına uğramak için yalnızca Sünnî olmak kâfiydi. Prof. Ekrem Buğra Ekinci http://www.turkiyegazetesi.com/makaledet...?id=472833 rasti rusti |
|||
|
12-25-2010, 12:27 AM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Şah İsmaille ilgili ilginç bir bilgi de ben vereyim.
İsmail ''bade''ye,yani içkiye olan düşkünlüğüyle ünlüdür.Henüz tahtını Yavuz'a kaptırmamış olan Sultan Beyazıd ise bir ''bengi'' dir,yani esrar kullanır.Dönemin meşhur şairi içki ve esrarı karşılaştırdığı 444 beyitten oluşan uzunca bir eser yazar.Aslında burada karşılaştırılan sadece bu iki madde değil Sultan Beyazıd ve Şah İsmail,dolayısıyla İran ve Osmanlıdır. Fuzulinin şiiri Şah İsmaile sunduğunu söylersek şiirde hangi maddeyi galip ilan ettiğini anlarsınız herhalde İşte Fuzulinin ünlü ''Beng ü Bade'' eseri böyle yazılır. |
|||
|
01-09-2011, 01:00 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
İsmailin Şianın hangi fırkasından olduğunu bilen var mı acaba?
|
|||
|
01-14-2011, 10:17 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Osmanlı'da ne çektiyse alevi türkmenler çekmiştir arkadaş. Başka kimse yakınmasın Osmanlı'dan.
|
|||
|
01-22-2011, 09:01 AM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
RE: Şah İsmail ve Safeviler
(01-09-2011 01:00 PM)Bourbon demiş ki İsmailin Şianın hangi fırkasından olduğunu bilen var mı acaba? Bu sorunun iki ayrı ve doğru cevabı var,Kızılbaş ve Caferi. İsmail tartışmasız bir şekilde günümüz Kızılbaşlığının oluşumunda ki en büyük etkenlerdendir,tüm Kızılbaşlar Şah İsmaili önder sayar.Kendisinin Erdebil dergahından geldiğini de biliyoruz. Diğer yandan Caferiliğin devlet dini haline gelmesi,kurumsallaşması da Safeviler döneminde olmuştur.Geleneksel İran Şiileri,Ahbari Caferiler için de İsmail bir önderdir. Kısacası İsmail Caferiliğin ezoterik bir yorumu olan Kızılbaşlığa inanıyordu,günümüz şartlarında birbirindan çok farklı gibi duran bu iki akımı beraber düşünmek biraz zor gibi duruyor,ama akımları İsmail'in yaşadığı döneme göre değerlendirmeliyiz. |
|||
|
02-04-2011, 11:07 AM
(En son düzenleme: 02-25-2011 10:49 AM Bourbon.)
Mesaj: #8
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'ye bu soruyu doğrudan sordum. Kendisi İsmail'in gulat olduğunu, İsmail dönemi İran'ında da İsmail'in inancının daha çok yaygınlaştığını ancak Caferiye'nin sonraları daha iyi dailik çalışmaları vs. ile ön plana geçtiğini söyledi.
|
|||
|
02-23-2011, 08:55 PM
Mesaj: #9
|
|||
|
|||
|
RE: Şah İsmail ve Safeviler
Şah ismail Erdebilde Sunnilerin camilerini ve Sunni katliamı yapmıştır.Ancak İftira atmamak lazımki Sultan selim katliam yapmamıştır.Bunu kanıtlayabilir.Şah ismailin dedesi Uzun Hasan Sunnidir.Sultan Selimde Cengaver Bir türk sultanıdır.Tartışmak bize düşmezde.Şiilik hak mezhep ve alevilik hak mezhep değildir.Şah İsmail sofradeyken Hz Ebubekire ve Onun kızı Hz.Ayşeye küfür ettiği bilinir.Sultan Selim bunun üzerine 1514 Şah ismaili Çaldıranda mağlup ederek.1BASAMAK AŞAĞI DÜŞÜRÜR
|
|||
|
02-25-2011, 10:52 AM
Mesaj: #10
|
|||
|
|||
RE: Şah İsmail ve Safeviler
(02-23-2011 08:55 PM)osmanliturku demiş ki Şah ismail Erdebilde Sunnilerin camilerini ve Sunni katliamı yapmıştır.Ancak İftira atmamak lazımki Sultan selim katliam yapmamıştır.Bunu kanıtlayabilir.Şah ismailin dedesi Uzun Hasan Sunnidir.Sultan Selimde Cengaver Bir türk sultanıdır.Tartışmak bize düşmezde.Şiilik hak mezhep ve alevilik hak mezhep değildir.Şah İsmail sofradeyken Hz Ebubekire ve Onun kızı Hz.Ayşeye küfür ettiği bilinir.Sultan Selim bunun üzerine 1514 Şah ismaili Çaldıranda mağlup ederek.1BASAMAK AŞAĞI DÜŞÜRÜRÇok büyük İslam alimlerinin yüzyıllarca tartıştığı bir konuyu siz çözmüş görünüyorsunuz. |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım


