Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
08-07-2008, 11:26 PM
Mesaj: #1
Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
URAL BATIR (BAHADIR−YİĞİT URAL)
Başkurt efsanesi olan ve bugün Ural dağları olarak bildiğimiz yerlerin efsanesi.

Türk Mitolojisinin son yıllardaki temsilcisi yaşatanı olan Atilla Dirim bu efsaneyi kitap haline getirmiş. Geçen gün kitabı okumaya başladım. Sizlerle de hatırladığım kadarı ile miti paylaşmak isterim.

Dünyada bir diyar varmış. Bu diyarın her yeri su ile kaplı imiş. Kara parçası olarak sadece bir ada varmış suların arasında. Bu adada bir karı koca yaşarmış. Ömürleri sonsuzmuş.
(Buraya kadar efsanede Türk efsane tipindeki Sular ile kaplı dünya ile Gılgameş’de ki Nuh Peygamber ve Karısının ölümsüzlük bitkisini bulunduran adasını andırıyor. )

Bu çiftin canı sıkılmış. Çoluk çocuk istemişler. Neden sonra iki sene ara ile iki oğulları olmuş. Çocuklar babalarının ve annelerinin avladığı hayvanlar ile büyümüşler. Babaları ve anneleri aslanla doğanla ve bir turna balığı ile bir sürü av yaparmış. Bu avın başını ve yüreğini kendileri yer kanını küplere doldurup kendileri içer geri kalanı çocuklarına verirmiş. Çocukların baş yürek yiyip kan içmeleri yasakmış.

Çocuklardan büyüğü olan Şülgen dayanamayıp bir gün bu kandan biraz içmiş. Küçüğü olan Ural abisini uyardığı halde bunu engelleyememiş. Babaları bu işi anlamış. Ama “Hanginiz içtiniz” dediği halde Şülgen ben içtim diyememiş. Ural’da abisini babasına şikâyet etmemiş. İkisi de temiz bir dayak yemiş.

Günlerden bir gün Ural babasına Ölüm’ün neden onlara gelmediğini sormuş. Babası da çok eskiden kişi oğlunu yiyen bir dev olduğunu onun isminin ölüm olduğunu kimsenin bu devi görmeyip ne zaman geleceğini bilemediğini annesi ile bu devden kaçıp bu adaya geldiğini ve bu devin kişioğullarını bu adada bilmediğini bu nedenle kişioğlu bu adada ölmediğini ama hayvanların ise öldüğünü anlatmış.

Ural o zamanlardan kafasına koymuş. Kişioğluna ölümsüzlüğü verecek ve adı Ölüm olan devi bulup kafasını kesecekmiş.

Bir gün Annenin doğanı bir kuş yakalamış. Baba bu kuşun başını ve yüreğini kesip yiyeceği sırada kuş dile gelmiş ve “Ben Huma Kuşuyum. Güneş benim annem ve ölümsüzlük pınarı bulunan ülkenin padişahı Samrav da benim babam olur demiş.” (Huma kuşu Türk Kültüründe çok görülen mitolojik bir kuş.” Eğer beni serbest bırakırsanız eninde sonunda size yardımım dokunur demiş. Şülgen babasına kesmesini söylemiş. Ural ise itiraz etmiş ve babası Ural’ı dinlemiş. Kuşu serbest bırakmışlar. Kuş kanadından 3 tüy koparıp kanıyla dokundurmuş ve bu üç tüy kuş olup onu uçurarak istediği yere almış götürmüş.

O zamanlar Şülgen 12 Ural ise 10 yaşındaymış. Babaları oğullarından bu kuşun ülkesine gidip ölümsüzlük pınarından su getirmelerini istemiş.



DEVAMI TALEP GELİRSE...

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-08-2008, 02:37 PM
Mesaj: #2
RE: Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
Ne talebi muahmmed ne güzel anlatıyodun he, pembe diziye çevirmede okuyalım Big Grin

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-09-2008, 12:48 AM
Mesaj: #3
RE: Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
Ural ile Şülgen yola koyuldu. Az gittiler uz gittiler. Seneler boyunca yol aldılar. Bir gün bir yaşlı amca gördüler. Oturup azıklarını onunla paylaştılar. Amcaya nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini anlattılar. Amcada onlara nasıl gideceklerini söyledi. İleride bir kavşak da yol ikiye ayrılıyordu. Bu ikiye ayrılan yolda solda ki kolayca Ölümsüzlük Pınarına ulaşır sağda ki ise eziyet ile aynı yere ulaşır dedi. İki kardeş bu yol ayrımına geldiğinde kura çektiler. Kurada Ural kolay yoldan gitmeyi seçtiyse de abisi hakkına razı gelmedi ve abilik hakkını helal etme dedi. Ural da mecburen kolay yolu abisine bıraktı. Kendi zor yolu tuttu.

Ural zor yolda yıllar boyu yol gitti. Birgün Katil Padişahın ülkesine geldi. Katil padişah her sene yüzlerce genci Tanrıya kurban diye keser beğendiklerini kendine cariye köle diye alır. Fazlasını da askerlerine dağıtırdı. Bu nedenle halk onu hiç sevmezdi. Ural onun karşısına çıktı ne var ki kızı Ural’ı sevdi. Ona gönül verdi. Ural Katil Padişahı öldürdü. Kızı ile evlendi. Tahta bir süre oturdu. Onun gözü altında parada olmadığından ve gerçek hedefi Ölümü öldürüp ölümsüzlük Pınarından su taşımak olduğundan oradan kalkıp tekrar yollara koyuldu. Tahta halkın seçtiği yaşlı birini bıraktı.

Az gitti uz gitti seneler boyu yine yol aldı. Bir gün bir yere vardı. Bu yer oldukça güzel bir göl kenarı vadi idi. Burayı çok beğendi burada oturup dinlenmek istedi. Dinlenirken çalılar arasında bir yılan gördü. Kalınlığı bir boğanın bedeni kadar olan yılan koca bir geyiği yutuyordu. Ölümü öldürmek isteyen Ural Geyiği yaşatmak için koştuysada yetişemedi. Yılan geyiğin başına kadar gelmiş ancak dallı boynuzunu yutamamıştı. Yılan Ural’dan yardım istedi yoksa boğulacaktı. Kendisinin kahkaha padişahının oğlu olduğunu isminin Zerkum olduğunu yardım ederse babasının ona çok mal mülk vereceğini anlattı. Ural ölümü öldürmek istediğini ve Ölümsüzlük pınarını bulmak istediğini ona da anlattı. Parada pulda gözü olmadığını da söyledi. Yılanı geyikten bir hamlede kurtardı. Yılan birden insan kılığına döndü. Beraber Kahkaha Padişahının sarayına gittiler. Kapıda bir 9 başlı yılan sarayı kollamakta olduğunu gördüler. Genç olan Yılan 9 başlı yılanın yanına gidip misafire göz kulak olmasını söyledi. O da misafiri babasına gitti. Ne var ki babası misafiri tanıyordu. Ölümü öldüreceğinden onu hiç sevmiyordu. 9 başlı yılana emir vermişti onu öldürecekti. 9 başlı yılan Ural’ı misafir odasına soktu. Kapıyı üstüne kilitledi. Ural tuzağa düştüğünü anladı. Kapının dışından gelen sesleri duydu bir sürü çok kafalı yılan ben öldüreceğim diye didişiyordu. 9 başlı yılan kralın bu işi ona verdiğini söyledi. Bunları duyan Ural savunmasını hazırladı. 9 başlı yılan içeri girince onun en büyük kafasına çok sert bir darbe indirdi. 9 başın 8 inden kişioğlu bahadırlar çıktı. Meğer 9 başlı yılan her yediği bahadırdan yeni bir baş elde edermiş. Bu bahadırlar Ural’a çok teşekkür ettiler. Ona bu yılanın kalbinde ki anahtar ile sır odasını açabileceğini söylediler. Ural kalbi deşti ve sır odasının anahtarını buldu. Sonra Yılanın koruduğu kapıdan sır odasını buldu. İçini açınca Bir Döşek ile Dünyalar güzeli bir kız gördü. Döşek sihirli bir döşekti. Ne yanar ne ıslanır hem uçar hem yağmur hem de taş yağdırırdı. Ural döşeği aldı. Kız ile evlendi. Döşek ile Kahkaha padişahtan öcünü aldı. Bütün çok başlı yılanları öldürdü Yiğitleri kurtardı. Kahkaha padişahı ve oğlu Zerkum canını zor kurtardı. Bir süre orada krallık yaptı. Sonra kurtardığı yiğitlerden en yaşlısını en akıllısını tahta geçirdi. Kendi tekrar hedefleri için yollara düştü.


TALEP GELİRSE DEVAMI DA GELİR.

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-09-2008, 12:54 AM
Mesaj: #4
RE: Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
Arkadaşlar efsane hakkıda oldukça derin bilgi orjinal dil ve lehçe ve hikayenin bütün detayları:

http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosyag...=giris.pdf

KARADENİZ OKUSUN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-09-2008, 01:08 AM
Mesaj: #5
RE: Ural Batır (Bahadır-Yiğit Batır) Başkurt Efsanesi
Ee devamı nerde hacı iyi gidiyo valla.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib!
Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır.
Fuzûli
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: