|
Gazâyî
|
|
07-20-2008, 07:44 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Gazâyî
Gazâyî
(Ö. 1016/1607) Devlet Giray Han'ın oğlu ve İslâm Giray Han'ın kardeşi Bora Gazi Giray Han'dır. Kırım hanlarının en önemlilerindendir. Ağabeyi Mehmed Giray Han'ın emrinde doğu seferine giderken, ağa-beyinin aniden Kırım'a dönmesi üzerine, kardeşi Kalgay Âdil Giray ve üç yüz askerle birlikte serasker Osman Paşa'nm emrine girdi ve İran sı-nırında Acem ordusunu izlemekle görevlendirildi. Ancak, yapılan savaşta İranlılara esir düştü. Bora Gazi Giray, yedi yıl süren esaret hayatından sonra kaçarak Erzurum'a, oradan da İstanbul'a geldi. Bu sırada İslâm Giray öldüğü için Osmanlı Devleti ta-rafından Kırım hanı tayin edildi (996/1587-88). 1591 yılında Moskova surları önündeki bir savaşta yaralanarak Bora unvanını aldı. Bora Gazi Giray mert, kahraman, fazilet sahibi, ilim ve edebiyata düşkün bir kimse idi. Türk-çe yanında Arapça ve Farsçayı şiir ve yazı yazacak kadar bilirdi. Osmanlı Türkçesi yanında, Kırım Ta-tarcası ile yazılmış şiirleri de bulunmaktadır. Talik hattatıydı. Aynı zamanda müzisyendi. Her türlü çalgıyı çalabilirdi. Bayatîaraban peşrevi, hüzzam peşrevi, mahur peşrevi ve saz semaisi gibi pek çok besteleri vardır. 1016/1607 yılında Akmescit'te elli beş yaşında vebadan ölmüştür. Mezarı Bahçesaray'da babasının türbesindedir. Eserleri: 1. Divançe: İ. Hikmet Ertaylan tarafından ya yımlanmıştır (Gazi Geray Han, Hayatı ve Eserleri, İst. 1958, s. 65-89). 2. Gül ü Bülbül: Fuzûlî'nin Beng ü Bâde'sine nazire olan bir mesnevidir. Kırım Tatarcası ile ya zılmıştır. 3. Mektuplar: Hoca Sadeddin Efendi, Ganizâde Nâdiri ve Kefeli Hüseyin Efendi'ye yazdığı manzum ve mensur Arapça, Türkçe mektupları olduğu bilinmektedir. Şiirlerinden bir şeçme: İsmail Hikmet Ertaylan, Gazi Geray Han, lstanbul-1958
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Telh-kâm olsak aceb mi hâlimizni bir görün Burnumuzdan geldi billâh acı suyı Sunbur'unÜzüntülü olsak şaşılır mı? Hâlimizi bir görün. Billahi Sunbur'un acı suyu burnumuzdan geldi. Ehl-i İslâm illerin kâfir hasârât eyledi Ey Hudâ-nâ-tersler siz rüşvet alun oturun Kâfirler, islâm memleketlerine zarar verdi; ey Allah 'tan korkmazlar, siz rüşvet alın oturun. Arsa-i rezm içre biz kanlar döküp kan ağlaruz Vâdi-i işretde siz câm-ı safa zevkin sürün Biz, savaş meydanında kanlar döküp kan ağlarız; siz içki vadisinde safa kadehinin zevkini sürün. Hayli bî-âhengdür kânûn-ı devlet nağmesi Ey müdebbirler anun bârî kulağını burun Devlet kanununun nağmesi pek ahenksizdir. Ey akıl sa-hipleri, bari onun kulağını burun. "Kulağını burmak" sözü, kanun denilen musiki aletinin mandallarını çevirerek akort etmek anlamındadır. Devlet kanuna benzetilerek, onun da düzene sokulması gerektiği belirtilmiştir. Sanmanuz dârü'1-emân olan mekân kalur size Böyle kalsa bir iki gün dahi sabr idün görün Size güvenli bir yer olan yurdunuz kalır sanmayınız. Bir iki gün daha böyle kalırsa sabr edin de görün. Bir tedârük olmaz ise gitdi elden memleket İ'timâd itmezsenüz etrâf-ı âlemden sorun Bir çaresine bakûmazsa memleket elden gitti demektir. Bu sözümüze inanmazsanız çevrenizdeki herkesten sorun. Ey vatandan ayru her dem ceng iden bî-çâreler Rast eylen tîr-i mihnetde belâ yayın kurun Ey vatandan uzakta sürekli savaşan çaresizler, belâ ya-yını kurun ve mihnet okunu hedefe ulaştırın. İrtişa birle mevâlî cem-i dünyâ itmede Ellezîne yeknizûne âyetini eytgürün Makam sahipleri, rüşvetle dünya malı biriktirmekteler, "Altın ve gümüş yığıp da, onları Allah yolunda har-camayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdelet" (Tevbe, 34) âyetini söyleyin. Mevâli, mevliyet derecesini alan âlimler demekse de, burada devlet yönetiminde söz sahibi olan yetkililer anlamında kullanılmıştır. Hân-ı Gâzî sıdk idüp bu nazmı kılmışdur revân Ger yaman söylerler ise anı Sunbur'dan sorun Gazi Han, sadakat gösterip bu şiiri yazmıştır, eğer yalan derlerse onu Sunbur'dan sorun. Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib! Kılma derman kim, helakim zehri dermanındadır. Fuzûli |
|||
|
07-22-2008, 08:05 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Gazâyî
Yahu bu veba mikrobunu da Avrupa'ya (14 asrın başlarında olan büyük salgın) Moğollar (Bora Han'ın ataları) getirmişti. İşin garibine bak onun da sonu aynı olmuş.
rasti rusti |
|||
|
07-23-2008, 12:44 AM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Gazâyî
Nâmık Kemâl'in ünlü romanı Cezmi'de Âdîl Giray çok büyük bir kahramân, şâîr, devlet adamı ve komutan olarak anlatılır.
"Silahların yetersizliği, mağlubiyet için bahane değildir." Korgeneral Mataguchi |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım



