|
Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
|
|
07-20-2008, 08:38 AM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Arkadaşlar böyle abes bir mevzu açtığım için öncelikle kusura bakmayın ancak son zamanlarda çok popüler olan bir kitap olan "Allah ile Aldatmak" kitabına bir göz atıyordum ki ilk defa bu mevzuyu gördüm.Çok şaşırdım,doğru mu gerçek mi emin olamadım.Bir de internet ortamında birisinin açtığı blogda şöyle bir yazı gördüm.Siz neler biliyorsunuz,doğru mu acaba bu anlatılanlar?Yazıda suhte isyanlarını abazalığa bağlamışlar,burada işte sinirlendim biraz.Blogdaki yazının linki:
http://bliyaal.blogspot.com/2007/05/osma...ik-ve.html |
|||
|
07-20-2008, 11:47 AM
(En son düzenleme: 08-27-2010 04:51 AM bayundur.)
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Eşcinsellik veya livata hemen her toplumda bazı dönemlerde yaygınlaşmış demeyelim ama hatırı sayılır bir seviyede tercih edilen sosyal bie meseledir. Bu yüzden meseleyi iyi analiz etmek, değerlendirilken de möümkün mertebe nesnel yaklaşmak lazım. Erkeklerin özellikle ergenlik dönemlerinde eşcinsel eğilimler gösterebilecekleri hem bilimsel hem de dini açıdan ele alınmıştır. Sosyolglar ve psikiyatristler bu bu dönemde bu eğilimleri yok etmek makdsadıyla beelirli yöntemler geliştirmişlerdir. Konuyu İslam dini de ele almış, peygamber efendimizde dile getirmiş özelikle erkek çocukların yan yana yatırılmamasını tavsiye etmişlerdir. Eşcinsel yönelim birinci olarak ailenin daha sonra yaşadığı toplumun ve bireylerin yaklalımlarıyla ortaya çıkmaktadır. Şimdi biz bu tip şeyler bizde yaşanmamış dersek kendi kendimize yalan söylemiş oluruz. Anadolu Selçuklu Devleti'nin parlak dönemlerini yaşadığı çağda yaşanılan zenginliklerden ötürü birtakım ahlaksızlıklar ve dejenarasyonlar söz konusu olmuştur. Özellikle bu dönemde livata geçmiş dönemlere göre artmıştır. Ahi Evran'ın tavsiyelerinde bile livataya karşı olan olumsuz yaklaşımları bilinmektedir. Livata yeniçerriler arasında özellikle 16 asırdan sonra artış göstermiştir. Bunun sebebi ise ocağa usulsüz şekilde rüşvet çarkıyla alınan yeniçeriler yüzünden Ocağın kendi misyonu dışına çıkmasıdır. Peçevi gibi tarihçiler bile Osmanlı sefer esnasında yeniçeriler arasında yapılan livatılklardan bahsetmişlerdir. 18 ve 19 yüzyılarda Osmanlı toplumunda başlayan dejenarasyonda livatalığın toplum içinde artmasına sebep olmuştur. Günümüzde bile sırf kentlerde değil kırsal kesimlerde bile eşcinsellik özellikle buluığ çağındaki erkekler arasında yaşanmaktadır. Bunu inkar edeyiz ne yazık ki. Bunu inkar etmek yerine bunu bertaraf edebilecek tedbirleri almak gerektir. Ancak bu oğlancılık meselesini de başka taraflara çektirip toplumu ve toplumda saygınlık görmüş kişileri küçük düşürecek davranışllardan kaçınmak lazımdır. Özellikle saygı duyduğumuz birtakım büyüklerimiz oğlancılık ile itham edilerek iftiraya uğramakta.
rasti rusti |
|||
|
07-20-2008, 12:13 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Yazıyı inanın büyük bir sabırla okudum.
Dünyada acaba hangi milletin torunları ataları hakkında böyle iğrenç iddialarda kitaplar yazarak, Atalarını olmadıkları gibi gösterip onları kötülüyor hatta aşağalıyorlar? Yahu adamın teorisi bir kere uydurma. Bakın ben bir kaç gerçek söyliyim. Siz de arşatırın benim dediklerim doğru değil mi? birincisi: Eskiler (Ki yaklaşık 1-2 nesil önce) en geç evlenme yaşını 20 olarak görüyordu. Ondan öncesi evleniyordu. Hatta bazısı abartarak 13 yaşıda bile evlendiriyordu. Bu sayede gözü açılan ergen karısını veya kocasını buluyordu yanında. İkincisi: Medrese eğitimi halkın çok minimal bir yüzdesine hitap ediyordu. Bu yüzden de eğtime seçilecek çocuğun kendini daha çocuk yaşta ispat etmesi gerekiyordu. Zira dini eğitim demek nefsi arzulardan uzaklaşarak olması gerekmekteydi. Üçüncüsü: Şahıs (veya kitabın yazarı) iddia etmiş ki fahişelik olmadığından oğlancılık yaygındı. Yahu toplumda fahişeliğe gerek yoktu. Zira aile temelli bir toplumdu. Şimdi ki gibi kimin eli kimin cebinde değildi. Bu nedenle oğlancılığa hiç gerek kalmıyordu. Dördüncüsü: Toplum o zaman sahiden birşeylere inanıyor İslam ayıp-gericilik olarak gösterilmiyordu. Bu nedenle İslami kurallar dikkate alınıyordu. Velhasıl yanlış üstüne yanlış yalan üstüne yalan. bir zamanlar samimi olduğum bir alevi arkadaşa sorduğum soru geldi aklıma. "Yahu kardeşim Sizin hakkınızda mum söndürdü diye bir adetten bahsediyorlar. Hiç böyle birşeyin doğruluk payı var mı? " " İnan Muhammet Sünniler hakkında da bize aynı yalanı söylüyorlar." "Desene dostum iki tarafada aynı yalanı aynı kişiler söylüyor" KARADENİZ OKUSUN
|
|||
|
07-20-2008, 12:29 PM
(En son düzenleme: 08-27-2010 04:53 AM bayundur.)
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Alıntı: Mum söndü olayı Alevilikte değil ama bir kısım Sabateist toplumlar içinde yaygındır. Özellikle 21 Mart gecesi olan Kuzu Bayramında birtakım Sabateistlerin bu tip faaliyetler yaptıkları bilinmekte. Bunu Cumhuriyet'in ilk yıllarında Selanik'ten ülkemize gelen yaşlı Sabataist bir hanımefendi de dile getirmiş. (Benim tahminim halen Kabalist ritüellerine sıkı sıkıya bağlı olan Karataş Cemaati içinde bu tip faaliyetlerin halen devam edebileceği yönünde)
Sabatay Sevi'nin sözde Müslümanlığından sonra kendisine inananların bir kısmı toplum içinde deşifre olamamak için bir takım tarikatler içinde örgütlendiler. İstanbul Üsküdar'da yaşayanlar Aziz Mahmud Hüdai Efendinin tarikatı, Rumeli ve Anadolu'nun (özellikle İzmir) başka şehirlerinde yaşan mensupları ise özellikle Bektaşilik, Mevlevilik ve Melamilik gibi ılımlı İslami tarikatlara girmeye başladılar. Alevilikte olduğu iddia edilen mum söndü iddiası ile Sabateizm'in içinde mevcut malum gelenek ve ritüelin çakışması burada olmuş olabilir. Yani demek istediğim Alevilerin içine sızan bu marjinal grup malum ritüeli Bektaşilik bünyesinde de devam ettirip halk arasındaki bu görüşün ortaya çıkmış olmasına sebep olabilir. Burada Alevi kardeşlerimize çok büyük pay düşmekte. Yani içlerinde ki çürük elmalara dikkat etmeleri gerek. Ne yazık ki onların ülkemize ekseriyet ile zarar veren faaliyetlerinden ötürü kendileri de bu tip hoş olmayan yakıştırmalarla karşı karşıya kalıyorlar. rasti rusti |
|||
|
07-20-2008, 01:08 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Bunlardan önceden de bahsedilirdi. Google'da arama yaparsanız işi padişahlara götüren yazılar bile bulabilirsiniz.
Ama internetteki yazıları konuya hangi taraftan bakılırsa bakılsın kimin ne amaçla yazdığını bilemeyiz. Bize inkılap tarihi hocamız özellikle Lale Devri'nde bu tür sapkınlıkların görüldüğünü söylemişti, hatta "bu tür şeyleri yeni zannetmeyin" demişti. ~~~Jön Türk, Jagatai http://mezzomorto.blogspot.com/ |
|||
|
07-20-2008, 02:26 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Yahu bu konular neden sadece Osmanlı temelli olarak ele alınır halen anlayabilmiş değilim. Bu nitelikteki sapkınlıkların milliyeti - kavmiyeti mi var? Özünde insan olan hiçbir şeyin bir tarafa mâl edilmesi doğru değil. Bu tip insanlar Osmanlı'da da yaşamıştır, Bizans'ta da, Selçuklular'da da, Habsburg İmparatorluğu'nda da...
Eğer gerçekten doğuştan eşcinsel değillerse, ruhen hastalıklı kişilerin yaptığı birşeydir livata... Eşcinsel temayül doğuştan ise kromozom sayısı ile alakalı bir durum söz konusudur. Zaten bu insanlar henüz çocuk yaşlarda hâl ve hareketleriyle hem cinsi olan yaşıtlarından ayrılırlar. Birçok araştırmada Osmanlı'nın baz alınmasını, bu tip insanların sanki diğer hiçbir toplumda bulunmadığının düşünülmesi tamamen maksatlı bir düşüncenin ürünüdür. Blogda kaynak olarak verilen merhum Akdağ'ın koyu solcu ve Alevi olmasının Osmanlı'ya bakış açısını az da olsa menfileştirdiğini düşünmek yanlış olmaz herhalde. Zira Alevi kardeşlerimizin ve sol ideolojiyi savunan insanların Osmanlı'ya karşı biraz önyargılı baktığı yadsınamaz bir gerçek. Ülkem, Bayrağım, Onurum... |
|||
|
07-21-2008, 02:32 AM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Alıntı: Teñrikut demiş ki, Yazdığınız bu bölümü okuyunca aklıma gelmişken yazmadan geçmeyeyim dedim, bir başkasının söylediğini aktarıcam, eski bir anı tam olarak hatırlamıyorum ama kısaca şuydu: Orta Doğu'da karışıklığın hat safhada olduğu dönemde bir bölge ile haber veriliyor ve haberde Şii Müslümanlar ile ilgili bir gelişme aktarılacak ama spiker sadece "Şiiler" kelimesi kullanmıştı ve olayı anlatan kişi bundan rahatsız olduğunu ifade etmiş ve Şii-Sunni olarak ayrımak yerine direkt Müslüman kelimesinin kullanılmasını istiyordu. دولت عالیه عثمانیه - Devlet-i Aliyye-i Osmaniye - Osmanlı Devleti |
|||
|
07-22-2008, 07:57 PM
(En son düzenleme: 08-27-2010 04:53 AM bayundur.)
Mesaj: #8
|
|||
|
|||
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Teñrikut demiş kiÜçüncüsü: Şahıs (veya kitabın yazarı) iddia etmiş ki fahişelik olmadığından oğlancılık yaygındı. Yahu toplumda fahişeliğe gerek yoktu. Zira aile temelli bir toplumdu. Şimdi ki gibi kimin eli kimin cebinde değildi. Bu nedenle oğlancılığa hiç gerek kalmıyordu. Tenrikut kardeşim yazıyı iddia eden arkadaş dediğin şeyleri yani Osmanlı toplumunda fahişelik gibi bir müessesenin olmadığını iddia etmişse bu diğer yazdıklarının mesnetsizliğini gösterir. Evet Osmanlı Devleti şer'i kurallara göre idare edilirdi ama bu da yerine göre yapılırdı. Çünkü örfi hukuk ile şer'i hukuk gerekli görüldükleri yerde uygulandığından bırakınız sırf Osmanlı Devletini hemen hemen tüm İslam Devletlerinde fahişelik denilen kurum mevcut olmuştur. Örneğin Osmanlı topraklarının uç sancaklarında bu tip faaliyetlere daha çok göz yumuluyordu. Özellikle denize kıyısı olan Cezayir, Tunus gibi yerlerde bu müesseselerin varlığı ağırlıklı olarak mevcuttu. Öyleyse bu anlamsız fikri ortaya atan arkadaşın iddia ettiği gibi bir takım kimselerin hayat kadını bulamadıklarından oğlancılığa meylettikleri savı çürümüş olmaktadır. Ne yapsın garip ortaya bir çamur atacak mantıklı olsun diye yalan bilgilerle olayı saptırıyor.
rasti rusti |
|||
|
07-22-2008, 08:09 PM
Mesaj: #9
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Abi Yazıyı yazan medrese eğitimi alan gençler cinsel isteklerini geçirebilecek fahişeler olmadığını bu nedenle oğlancılık yaptıklarını iddia etmiş
KARADENİZ OKUSUN
|
|||
|
07-22-2008, 08:19 PM
(En son düzenleme: 08-27-2010 04:54 AM bayundur.)
Mesaj: #10
|
|||
|
|||
|
RE: Osmanlı'da Oğlancılık ve Zina
Medrese eğitimi alan insanların eğitiminin bir bölümü de nefs terbiyesi altından geçtiği için bu tip maceralara (istisnalar olmuş olabilir) atılmıyorlardı. Zaten yaşları gelince hocaları tarafından evlendirildiklerinden fuhuş yapmalarına gerek kalmıyordu. Sallamış anlayacağın. Dediği gibi olmuşsa da istinai durumlar söz konusu olduğundan bir iki kişinin yaptığı yanlış tüm toplumu bağlamaz kaidesi geçerlidir.
rasti rusti |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım




