Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
07-17-2008, 01:18 AM
Mesaj: #1
Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Arkadaşlar bu türün ortaya çıkışı nasıl olmuştur acaba?Bilgilerinizi paylaşırsanız memnun olurum.

Bir de bu başlık altından paylaşımlarımızı yapalım.İlk olarak ben dün seyrettiğim iki filmi paylaşayım:

Birincisi Bilim kurgu klasiklerinden,efsanelerinden biri olan Robocop...1987'de çekilen bu filmi ilk defa beş yaşındayken izlemiştim.Sonraları televizyonda defalarca izlememe rağmen bıkmadım.Dün de yine izleyip bir nostalji yapayım dedim.

Film Detroit'te geçiyor.Devasa bir şirket olan OCP Detroit belediyesi ile anlaşır.Detroit'i toptan yıkıp yerine Delta Şehir adında son derece modern bir şehir kuracaklardır.OCP ayrıca güvenlik ve silah sistemleri ile ilgilenen bir şirkettir.Suçun tamamen egemen olduğu Detroit'in güvenlik sorununa bir çare bulmak için suçla savaşan 24 saat aktif robotlar geliştirirler.Ancak tamamen elektronik beyinlere sahip olan bu robot tipi pek de başarılı değildir.OCP bunun yerine organik yaşam ile robot parçalarını birleştirerek yeni bir robot üretmeyi planlar.Bunun için de kendilerine bir beyin lazımdır.Bir çatışma sırasında öldürülen polis memuru Alex Murphy aranan adaydır.Robocop hem Detroit'i suçtan temizler,bir yandan da hiç bulaşmaması gereken OCP'nin entrikalarıyla uğraşır.Bu arada Robocop'un bir zamanlar insan olduğunu hatırlaması işleri daha da garipleştirir.

[Resim: ver12bi4.jpg]

[Resim: 165732__robocop_l.jpg]

[Resim: robocop_in_action.jpg]

[Resim: robocop_murphy.jpg]

Diğer film ise yine bir klasik olan Alien...Alien İMDB indekslerinde ilk 250'de olan bir film.Film 1979'da Ridley Scott'un yönetmenliğinde çekiliyor.Kurtarma gemisi Nostromo bir gezegenden yardım sinyali alır.Ancak daha sonra bu sinyalin yardım sinyali değil değil bir uyarı sinyali olduğu anlaşılır.Gezegene inen gemi mürettabatı garip bir yaratıkla karşılaşır.Yaratıkla başları belaya giren kurtarma ekibinin hikayesi konu edilir.

1980 yılında en iyi sanat yönetimi ve en iyi efekt dalında Akademi Ödülleri'ne aday olan film, efekt dalında bu ödüle layık görülmüştü.

[Resim: alien9eeb4dhc2.jpg]

[Resim: image?id=90506&rendTypeId=4]

[Resim: alien_from_the_movie.png]
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 01:21 AM
Mesaj: #2
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Robocopun silahını çekip tekrar yerine sokması çok hoşuma giderdi..

Negü der eşitgil Tunga Alp Erig
Bilip sözlemiş kör bu öt sav erig
Et ol bu kişi kangü artar yıdır
Ânı ked küdezgü ay kıldı kader
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 01:49 AM
Mesaj: #3
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Back to the future diyorum , başka da bir şey demiyorum .
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 03:34 AM
Mesaj: #4
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Bilimkurgu türü, edebi bir tür olarak 19. yüzyıla kadar gidiyor. Bu dönem H.G Wells ve Mary Shelley gibi yazarların verdiği bilimkurgu klasikleri var. H.G. Wells mesela Zaman Makinası veya Dünyalar Savaşı isimli eserleriyle çığır açmıştır. Mary Shelley de yine Frankenstein ve Son İnsan isimli eserleriyle bu türe büyük katkıda bulunmuştur.

Bilimsel gelişmelerle, insanoğlunun ufku açıldıkça bilim kurgu türü ilerlemiştir. Bugün de ilerlemeye devam etmekte.

Alien kesinlikle bir bilimkurgu klasiğidir. Ben de çok severim. Ayrıca Chinggis kardeşimin bahsettiği Back to the Future üçlemesi benim de favori bilimkurgu filmimdir.

Non Silba Sed Anthar...
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 03:56 AM
Mesaj: #5
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Bilimkurgu sineması derken bir sinema sever olarak Sir Arthur Clarke'ın yazdığı romanın sinemaya Stanley Kubrick tarafından uyarlaması olan "2001: A Space Odyssey" adlı 1968 yapımı filmi hemen hatırlatmam gerekir Smile



[Resim: 2001ou3.jpg]



Konusu kısaca şöyle:


Alıntı:İnsanlığın şafağında Afrika çölünde bir grup primat kavga etmektedir. Aniden beliren siyah bir taş bu maymun insanlardan birini esrarengiz bir şekilde etkileyerek bir kemiği silah olarak kullanmasını sağlar: İnsanın ataları ilk aleti bulunmuştur.

2001'de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter'e gitmektedir.

On sekiz ay sonra Discovery'nin güvertesinde, astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter'in gölgesine doğru yola çıkmışlardır. Uzay gemisinde HAL 9000 adında, yapay zekaya sahip, dünyanın en gelişmiş bilgisayarı bulunmaktadır. Ve hiç kuşkusuz, bu sonuncunun, kendi planları vardır...

Arthur C. Clarke'ın bir kısa hikayesinden yola çıkılarak geliştirilmiş olan bu film çoğu kişi tarafından başyapıt mertebesine oturtulurken kimileri tarafından da hiç sevilmemiştir. 2001'in birçoğu dini olan sayısız altmetni içerdiği açıktır.

Kubrick'in kendisi, yaşadığı süre boyunca insanların kafasının karışık olmasını istediğinden soru işaretlerinin hiç birini aydınlatmamıştır. Filmlerde karşılaştığımız bilgisayarlar arasında belki de en ünlüsü olan HAL bu eserde en önemli rolü üstlenen "canlı"dır.

Filmin Ay'daki sahneleri tasvir edern çekimleri bir yıldan uzun sürede ve henüz insanoğlu ayak basmadan önce tamamlanmıştır. Neil Amstrong'un seyahati sonrası Kubrick'in en ince detaya kadar -henüz açıklanmamış- gerçeklere bağlı kaldığı şaşırtıcı bir biçimde göze çarpar.

2001 kuşkusuz, insanı hayvanlardan ayıran en büyük adımın "zeka"nın ortaya çıkması olarak tanımlar ve binlercesinin yanısıra şu soruyu sorar: bir sonraki ayrım noktası ne? Evrimin bir sonraki basamağı hangisi? İlkini başlatan dış bir güç müydü? Eğer öyleyse bu kez bizi ne bekliyor.

http://beyazperde.mynet.com/film/1013


Alanında bir baş yapıt olan bu filmi en azından genel kültür olsun diye izlemenizi tavsiye ederim.

Ülkem, Bayrağım, Onurum...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 09:43 AM
Mesaj: #6
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Alıntı:Bilimkurgu türü, edebi bir tür olarak 19. yüzyıla kadar gidiyor. Bu dönem H.G Wells ve Mary Shelley gibi yazarların verdiği bilimkurgu klasikleri var. H.G. Wells mesela Zaman Makinası veya Dünyalar Savaşı isimli eserleriyle çığır açmıştır. Mary Shelley de yine Frankenstein ve Son İnsan isimli eserleriyle bu türe büyük katkıda bulunmuştur.

Jules Verne de bir bilimkurgu yazarı sayılıyor mu?
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-17-2008, 04:06 PM
Mesaj: #7
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
aegarmageddon demiş ki
Alıntı:Bilimkurgu türü, edebi bir tür olarak 19. yüzyıla kadar gidiyor. Bu dönem H.G Wells ve Mary Shelley gibi yazarların verdiği bilimkurgu klasikleri var. H.G. Wells mesela Zaman Makinası veya Dünyalar Savaşı isimli eserleriyle çığır açmıştır. Mary Shelley de yine Frankenstein ve Son İnsan isimli eserleriyle bu türe büyük katkıda bulunmuştur.

Jules Verne de bir bilimkurgu yazarı sayılıyor mu?

Kesinlikle.
Zaten H.G. Welles ve Jules Verne, bilim kurgunun babaları olarak bilinir.

Jules Verne'in eserlerinin tamamına yakını bilim kurgu türündedir.

Non Silba Sed Anthar...
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-18-2008, 08:34 PM
Mesaj: #8
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
Ben diyecektim Jules Verne bilim kurgunun babasıdır. Çünkü yaşadığı dönemde varolmayan şeylerden bahsetmişti kataplarında.

Hatta şu anda da olmayan zaman makinesiyle alakalı bi kitabı vardı sanırım...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
07-18-2008, 11:02 PM
Mesaj: #9
RE: Bilim Kurgu Edebiyatı ve Sineması
ESGA demiş kiHatta şu anda da olmayan zaman makinesiyle alakalı bi kitabı vardı sanırım...

"Zaman Makinası" H.G. Wells'in eseridir.

Non Silba Sed Anthar...
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Foruma Git: