12-19-2009, 10:37 AM
Öncelikle bugün okuduğum bir gazete yazarının haberini paylaşacağım:
Yazara yüzde yüz katılmasamda büyük ölçüde katılıyorum. Afganistan hakikattten tarih boyunca birçok imparatorluğun eline geçtikten veya geçer gibi olduktan sonra batmasının veya gerilemesinin başlıca amillerinden biri olmuştur. Ancak Türk devletlerinin ekserisi için bu geçerli değildir. Bunun sebebi ise Türklerin Afganistan'ı bir sıçrama tahtası olarak görmeleri hasebiyle buraya akılane siyasetlerle müdahale etmesidir. En basitinden 1040 tarihli Dandanakan savaşı sonrasında Selçuklu Devletinin İran'da kurulduğunu biliriz. Aslında devlet Baktarian bölgesi ve Nişabur ele geçirildikten sonra kuruldu. Afganistan bir sonra ki basamak için sıçrama tahtası oldu Selçuklulara. Hem de ne sıçrayış? Anadolu'ya ve Suriye'ye kadar uzanan bir sıçrayış. Afganistan'ın önemini kavrayan diğer bir Türk'te Timur'du şüphesiz. Devletini Belh'te kurdu ve merkezini sonradan Maveraünnehir'e taşıdı. Peki ya Babür. O da devletini Kabil'de kurmuştu. Önce burayı kazandı. Hindistan'a sonradan akın etti ve başşehrini sonradan Agra'ya taşıdı. Görüldüğü gibi kıymetini bilene Afganistan ne fırsatlar sunmakta. Kıymetini bilmeyen devletleri kısa sürede bitirmekte. İşte İskender'in imparatorluğu, Abbasiler, Samaniler, Gazneliler, hatta Sencer'in Selçuklusu, Moğollar, İngilizler ve son oralarak Bolşevik Rusya. Hepsi kısa sürede öğütülme sürecine girdi bu diyarda.
Alıntı:İmparatorlukların mezarlığı
Amerikalı muhalif Michael Moore, ABD Başkanı Obama’ya gönderdiği açık mektupla Afganistan’a ek asker göndermemesi ve “yeni savaş başkanı” olmamasını istemiştir. Afganistan’ın “İmparatorlukların mezarlığı” olduğunu hatırlatarak; Gorbaçov’u aramasını tavsiye etmiş ve “Eminim sana yapmak üzere olduğun tarihî hatayla ilgili önemli şeyler söyleyecektir” demiştir...M.Necati Özfatura
Sovyetler Birliğinin 1979’daki Afganistan işgalinde Rus 40. ordusuna komuta eden General Viktor Yermakov, Obama’nın asker gönderme kararını değerlendirirken, tarihin tekerrür ettiğini söyledi. Sovyetlerin 10 yıl boyunca süren işgal sırasında asker sayısını 100 bine kadar çıkardığını hatırlatan Yermakov, işgalci güçlerin hiçbir zaman Afganistan’da savaşı kazanamayacağı yorumunda bulundu. Ve Kızılordunun generallerinden Viktor Yermakov Obama’ya şu teklifte bulundu: “Ek asker için harcayacağınız parayla bölgeyi kalkındırın, okul, hastane ve cami yapın. Daha etkili olursunuz. Böyle yapmazsanız Sovyet birlikleri gibi başarısız olursunuz.”
Strateji uzmanlarına göre Obama, Afganistan’da büyük bir kumar oynamaktadır. Irak Bush’un savaşı idi. Afganistan ise Obama’nın savaşı olacaktır. Obama da Afganistan savaşını kazanamayacağını biliyor. Asıl niyeti nasıl kurtulacağını düşünüyor. Ama savaş çözüm değildir...
Geçmişte İngilizler 1842’de Kabil’den yıkılmış olarak çekildi. Ayrıca 1919 yılında İngiliz ordusu tamamen imha edildi. Birkaç kişi kurtuldu. Ve bu hezimet “güneş batmayan imparatorluğun” da çöküşünü hızlandırdı. Sovyetler Birliği 1979’da Afganistan’ı işgal etti. 9 yıl süren savaşta 15 bin Rus askeri öldü. Sovyetler Birliği ekonomisi çöktü. Pahalıya mal olan bu işgal Sovyetler Birliğinin dağılmasının itici gücü oldu.
Uzmanlara göre Obama 1988’de Gorbaçov’un yaşadığı paniği yaşamaktadır. Afganistan’ın ABD’nin ikinci Vietnam’ı olması kaçınılmaz olarak görülmektedir. Pakistan ABD’nin yeni Afganistan politikasından kaygılıdır...
Son 30 yılda Afganistan’da dış güçler işgali ve iç savaş ile 3 milyon ölü, 3 milyon sakat ve özürlü, yüz binlerce dul, yetim ve öksüz verildi, ayrıca son derece fakirleşti. Peştun lideri Hacı Zahir’e göre “Afganistan yeni bir savaşın eşiğinde.” Tacik lider Burhaneddin Rabbani’ye göre ise: “ABD emperyalizmi Afganistan’da çöktü.”
http://www.turkiyegazetesi.com/makaledet...?id=427814
Yazara yüzde yüz katılmasamda büyük ölçüde katılıyorum. Afganistan hakikattten tarih boyunca birçok imparatorluğun eline geçtikten veya geçer gibi olduktan sonra batmasının veya gerilemesinin başlıca amillerinden biri olmuştur. Ancak Türk devletlerinin ekserisi için bu geçerli değildir. Bunun sebebi ise Türklerin Afganistan'ı bir sıçrama tahtası olarak görmeleri hasebiyle buraya akılane siyasetlerle müdahale etmesidir. En basitinden 1040 tarihli Dandanakan savaşı sonrasında Selçuklu Devletinin İran'da kurulduğunu biliriz. Aslında devlet Baktarian bölgesi ve Nişabur ele geçirildikten sonra kuruldu. Afganistan bir sonra ki basamak için sıçrama tahtası oldu Selçuklulara. Hem de ne sıçrayış? Anadolu'ya ve Suriye'ye kadar uzanan bir sıçrayış. Afganistan'ın önemini kavrayan diğer bir Türk'te Timur'du şüphesiz. Devletini Belh'te kurdu ve merkezini sonradan Maveraünnehir'e taşıdı. Peki ya Babür. O da devletini Kabil'de kurmuştu. Önce burayı kazandı. Hindistan'a sonradan akın etti ve başşehrini sonradan Agra'ya taşıdı. Görüldüğü gibi kıymetini bilene Afganistan ne fırsatlar sunmakta. Kıymetini bilmeyen devletleri kısa sürede bitirmekte. İşte İskender'in imparatorluğu, Abbasiler, Samaniler, Gazneliler, hatta Sencer'in Selçuklusu, Moğollar, İngilizler ve son oralarak Bolşevik Rusya. Hepsi kısa sürede öğütülme sürecine girdi bu diyarda.