Bu başlık altında özellikle TARİH alanı ile ilgili yeni çıkmış/çıkacak olan kitapları paylaşalım diye öneri getirmek istiyorum...Gözümüzden kaçmış olan kitapları diğer arkadaşların yardımıyla gözden kaçırmamış oluruz.....Ben elimden geldiğince burdan paylaşım yapmaya gayret göstereceğim....
Herkese iyi okumalar......
Merakla beklediğim kitaplardan birisi NTV yayınlarından çıkacak olan
'' Dünya Tarihi ''
Bu kitapta uygarlığın doğuşundan 21. yüzyılın başına kadar tarihin en önemli olaylarını ve kişiliklerini bulacaksınız.
Dünya Tarihi, imparatorlukların yükselişlerini ve çöküşlerini, ulusların doğuşunu, savaşların kasıp kavurduğu dünyayı, tarihe damgasını vuran olayları, yaşadıkları dönemi şekillendiren ve düşünceleri günümüze ulaşan liderleri gözler önüne seriyor. Zaman çizelgeleri ve 1500’ün üzerinde resim, kitabı daha akıcı ve anlaşılır bir hale getiriyor.
Sadece tarihçilere değil herkese yönelik temel bir başvuru kaynağı.
Ben bu kitabın erken çıkacağını sanıyordum ancak NTV yayınlarından aldığım bilgi doğrultusunda kitap sonbaharda piyasaya çıkacakmış.
Truva'nın İntikamı
Mehmed hem büyük bir maraşaldi, hem teşkilatçı bir devlet başkanıydı, hem sanatı ve sanatçıyı koruyan hükümdardı, hem de felsefeye ve serbest düşünceye önem veren, huzurunda tartışmalar yaptıran büyük bir padişahtı.
Fatih, şehzadeliği döneminden itibaren eski Yunan filozoflarıyla ilgili kitapları, Herodot'u, Romalı tarihçi Titus Livius'u, Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufus'u, Büyük İskender'in, papaların, imparatorların, Fransa krallarının ve Lombardlar'ın vekayinâmelerini okumuştu.
Rönesans dönemi hümanistleri Türkleri Truvalıların soyundan kabul edip, eserlerinde Asya'ya giden Truvalı bir grubun, yani Türklerin geri dönerek Yunanlılardan tekrar intikam aldığını anlatırlardı. Bütün yazılanlardan haberdar olan Fatih Sultan Mehmed, 1462'de Truva harabelerindeyken başını sallayarak, "Allah, beni bu şehrin ve halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Yunanlıların biz Asyalılara karşı yaptıkları kötü davranışların intikamını, aradan uzun zaman geçmesine rağmen onların torunlarından aldık" demişti.
Yazar : Erhan Afyoncu
Yayınevi : Yeditepe
Yorgios Sfrancis'in Anıları İstanbul'un Fethi'nin Bizanslı Son Tanığı
Yeni bir çağın başlangıcı olan İstanbul’un fethi ile ilgili kaynaklar oldukça sınırlıdır. XV. yüzyılı anlatan Osmanlı kaynaklarının büyük bir kısmı daha sonraki yüzyıllarda kaleme alınmış eserlerdir. Bu yüzyılda yaşamış olan ve Osmanlı-Bizans ilişkilerini anlatan dört büyük Bizans tarihçisi vardır. Bunlardan birisi de bu çalışmaya konu olan Yorgios Sfrancis’dir. O İstanbul’un fethini gören ve yazan son Bizanslı tarihçi olmasına rağmen eseri günümüze kadar Türkçeye çevrilmemiştir. Sfrancis adıyla İstanbul’un fethini anlatan kitaplar yayınlanmış olmasına
rağmen gerçekte bunlar onun çalışmasıyla ilgili olmayan çevirilerdir. Konuyla ilgili notlar ve değerlendirmelerle zenginleştirilmiş bu çalışma, İstanbul’un fethini gören gerçek Sfrancis’in eserinin sadece fetih kısmını değil bütününü kapsamaktadır.
Yazar:Chronicon Minus
Çeviren:Levent Kayapınar
Yayınevi:Kitapevi
Devlet- i Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar- 1
Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti’nin bir beylikten
Orta-Doğu ve Balkanlar’ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor.
İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi’ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal–ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.
Geç Selçuklu döneminden I. Ahmed’in saltanatının başlangıç yıllarına uzanan üç yüzyıllık süreye dair araştırmalarını elden geçirerek bütünleştirdiği bu cilt, Osmanlı Devleti’nin bir parçası olduğu Avrupa Devletler Sistemi’nin girdiği büyük ekonomik bunalımla sonlanıyor.
Yazar: Prof. Dr. Halil İnalcık
Yayınevi:TÜRKİYE İŞ BANKASI YAYINLARI
Evliya Çelebi ve 17. Yüzyıl Osmanlı Toplumu
Osmanlı'nın "görgü ve Merakı”nı temsil eden Evliyâ Çelebi'yi anlatmak, şüphesiz en çok, Türkçe'nin ustalarından Dilâver Cebeci'ye yakışırdı. O sadece büyük bir şair değil; yaklaşık bir çeyrek asırdır "Seyyahı Fakir Evliyâ Çelebi" imzasıyla yazdığı yazılarla, büyük Seyyahımızın üslubunu günümüzde yaşatan kalem aynı zamanda... Çelebi’nin dostlarının yıllardır bekledikleri
bir eser.
İlk bölümde, Çelebi vesilesiyle görünen toplum, ikinci bölümde Çelebi ekseninde yakınınıza geliyor. Eser bu özelliğiyle sadece Evliyâ Çelebi'yi anlatan bir biyografik araştırma değil; aynı zamanda Evliyâ Çelebi'nin anlatıldığı bir sosyal tarih çalışması...
Yazar:Y. Doç. Dr. Dilaver Cebeci
Yayınevi:BİLGEOĞUZ YAYINLARI
Tarih Üzerine Düşünceler
“Asya, kıtaların en büyüğü, Çin, Hind, Önasya gibi büyük uygarlıkların geliştiği, tarıma elverişli topraklar yörelere serpilmiş. Hepsini Orta Asya denilen büyük kitle ayırmış. Ne var ki, göçebe kavimlerin merkezkaç gücü Çin Seddi'nden İran kapılarına dek ilk bölge-dışı imparatorlukları sağladı. Bozkır imparatorlukları, bilmeden, ama kalıcı olarak, bu özgün kültürler arasında kalıcı bir temas sağladı.
Asya'nın neredeyse tamamını birleştiren Moğollar, kıtalar arası büyük yollar açmıştı. Fırtına, bahçeleri birbirinden ayıran duvarları yıktı, çiçek tohumları bahçelerden bahçelere taşındı. Atlıların geçtiği yerler, kültürleri buluşturan yollar oldu. Çin resmi ile İran resmi tanıştı. Ancak, Moğol fetihleri, nüfus açısından kalıcı olamadı. Silindiler. Fetihlerle göçenlerin farkı burada… Örneğin Selçuklu fetihleri İran'ı, Suriye'yi Türkleştirmedi, buna karşılık Anadolu Türkleşti…”
Yazar:İzzet Tanju
Yayınevi:ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Osmanlı Devleti ve Dubrovnik İlişkileri 1500- 1600 Doğu Akdeniz'de Casuslar ve Tacirler
Doğu Akdeniz’de Casuslar ve Tacirler
Bir kent devleti olmasına rağmen,ticaret ve diplomasideki başarıları sayesinde varlığını uzun süre devam ettiren Dubrovnik Cumhuriyeti nin İmparatorluk Türkiye’si ile olan münasebetleri,araştırmaya değer bir konudur ve maalesef bugüne kadar pek incelenmemiştir.
Oysa Dubrovnik ve Osmanlı Türkiye’sinin ilişkileri hem çok yönlü hem de çok renklidir.Çünkü söz konusu olan sadece ticari ilişkiler değildir.Dubrovnik,Türklerin 16.yüzyıl Akdeniz ve Avrupa politiklarında önemli bir yer tutar.Casusluk diplomasi,ticaret ve askeri gücü kapsayan çok yönlü bir ilişkiler yumağıdır söz konusu oan.Osmanlı Devleti ve Dubrovnik ilişkileriyle ilgili geniş kapsamlı çalışmaların bugüne kadar Türkiye’de yapılmamış olması,tarih yazıcılığımız açısından büyük bir eksikliktir.
Metin Ziya Köse’nin bu değerli çalışması Türk ve Akdeniz tarihi açısından önemli bir boşluğu doldurmuştur.Elinizdeki kitap aynı zamanda kendisinden sonraki başka çalışmaların da önünü açacak bir başlangıçtır.
Kendisinden önceki basılı kaynakların azlığını Metin Ziya Köse,Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yaptığı ciddi çalışmalarla dengelemiş ve tamamlamıştır.ancak bu çalışma sadece bir arşiv çalışması değildir. Ticarî ilişkilerin yanında casusluk ve diplomasi tarihi açısından da dikkat çekici bilgileri okurlara sunmaktadır.
Dubrovnik’in kısa bir tarihi ve kentin Osmanlı Türk İyesi’nin egemenlik alanına girmesi de kitapta ele alınmakta,genel gelişmelerin yanı sıra Dubrovnik’in yönetim biçimi yapısı ve dış dünyaya yönelik faaliyetleri konusunda da bilgi verilmektedir.
Bir imparatorluk ile bir kent devleti arasındaki hayli dikkat çekici ilişkileri anlatan bu kitap tarih yazımıza yeni bir katkı yapmaktadır.
Yazar:Metin Ziya Köse
Yayınevi:GİZA YAYINLARI
ToLgA demiş kiMerakla beklediğim kitaplardan birisi NTV yayınlarından çıkacak olan
'' Dünya Tarihi ''
Bu kitapta uygarlığın doğuşundan 21. yüzyılın başına kadar tarihin en önemli olaylarını ve kişiliklerini bulacaksınız.
Dünya Tarihi, imparatorlukların yükselişlerini ve çöküşlerini, ulusların doğuşunu, savaşların kasıp kavurduğu dünyayı, tarihe damgasını vuran olayları, yaşadıkları dönemi şekillendiren ve düşünceleri günümüze ulaşan liderleri gözler önüne seriyor. Zaman çizelgeleri ve 1500’ün üzerinde resim, kitabı daha akıcı ve anlaşılır bir hale getiriyor.
Sadece tarihçilere değil herkese yönelik temel bir başvuru kaynağı.
Ben bu kitabın erken çıkacağını sanıyordum ancak NTV yayınlarından aldığım bilgi doğrultusunda kitap sonbaharda piyasaya çıkacakmış.
Öncelikle elinize sağlık. Güzel ve bilgilendirici bir başlık olmuş.
Dünya Tarihi bağlamında NTV Yayınları'ndan kitap beklemenize gerek yok aslında. Çağımızın en önemli tarihçileri arasında gösterilen, yaşayan tarih William H. McNeill'in tuğla gibi kalın olan "Dünya Tarihi" adlı kitabı zaten piyasada var. Bende de eski baskılarından biri mevcut bu kitabın. Oldukça doyurucu ve salt veri aktaran bir kitap değil. Yorum ve analizler de var kitapta. Ki, bu kitap şuanda piyasada olan en iyi dünya tarihi kitabıdır bana göre. Tüm dünya kabul ediyor değerini. Ayrıca çevirisini de Alaeddin Şenel'in yapması çok önemli tabii.
Ayrıntılı bilgi için:
http://www.tumkitaplar.com/kitap/index.pl?kitap=5748
Osmanlı'yı Cihan Devleti Yapan 150 Sır
“Keşfi devam eden bir kıta” olan Osmanlı kültür ve medeniyetinin idari, toplumsal, ekonomik, eğitim, kültür ve sanat müesseselerini konu alan bir eser.
ABD`nin Osmanlı`dan nasıl yararlandığını, günümüzde fert, toplum ve devlet olarak nasıl yaralanabileceğimizin cevabını; Osmanlı`nın “aklı” nasıl kullandığını, insana ne kadar değer verdiğini, sadece savaş meydanlarında değil günlük hayatta da başarılı olduğunu bu kitapta bulacaksınız.
Sadece tarihe ilgi duyanların değil, “başarıyı yakalamak isteyen herkesin” okuyacağı bir kitap.
Yazar:Ali Karaçam
Yayınevi:NESİL YAYINLARI