e-tarih forum

Tam Versiyon: Tarihin Işığında-İlber Ortaylı
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Açıklama:

- Biz hepimiz kendimize göre birer Enver Paşayız. Elimize fırsat geçse nice Enver Paşalıklar yaparız. Onun için birinci harbin komutanlarının aceleciliğini ve hayalciliğini hak vermesek de anlamak lazım.

- Dünyada hiçbir doğru dürüst devlet yoktur ki dini kontrol etmesin. Bunun demokratik gelişmemişlik düzeyiyle de ilgisi yoktur. Büyük dinlerin yapısı ve ananesi böyledir

- Fatih doğu ve batı dillerine hakimdi. Kanuni bir kuyumcu, IV. Murad ressam ve müzisyen, II. Abdülhamid usta bir marangozdu. Abdülaziz şark ve garp musikisinde eserler bestelemişti.

- "Türkiyeli" ismi tercüme edilemez, içeriği bakımından bu kelimeyi teklif edenlerin de amacını zaten karşılamaz. Başka bir kimlik kullanmak isteyenler bunu ifade edebilirler. Ama bunun için ülke yurttaşlığının ve kimliğin adını değiştirmelerine lüzum yoktur, hakları olduğunu da zannetmiyoruz.

Tarihçi İlber Ortaylı sıra dışı analizlerine ve güçlü yorumlarına devam ediyor. Kendisine has bakış açısıyla geçmişi "Tarihin Işığında" ustaca değerlendiriyor.

----------------------------

Tarihin İzinde'yi okuyanlar bileceklerdir, Tarihin Işığında o kitabın devamı niteliğinde.Ropörtaj ve köşe yazılarından derlemeler...
İlber Ortaylı her ne kadar ittihatçıları sevmese de 1. açıklaması gayet hoşuma gitti.
İlber Hoca 10 seneden fazladır birşey üretmeden yan yatıyor.

"Osmanlı Toplumunda Aile" adlı kitabından beri tüm kitaplar ya konuşma kayıtları, ya röportaj ya da orada burada yazdığı makalelerin derlemesi.
Sanırım Topkapı Sarayı'nın yeniden düzenlenmesi ve tanıtılması çalışmaları akademik olarak üretmesini önlüyor.

Dün D&R'dan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu" adlı kitabının 10.baskısını aldım hocamızın.(ilk baskı 1981 yılında yapılmış)
nina demiş kiSanırım Topkapı Sarayı'nın yeniden düzenlenmesi ve tanıtılması çalışmaları akademik olarak üretmesini önlüyor.

Dün D&R'dan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu" adlı kitabının 10.baskısını aldım hocamızın.(ilk baskı 1981 yılında yapılmış)

Bu biraz da İlber Hoca'ya bahane oluyor bence. Bildiğim kadarıyla 4 senedir müzenin başında. Fakat ondan önceki 5-6 senede de özgün biçimde ürettiği birşey yok gibi. Zaten Halil İnalcık kendisiyle yapılan bir röportajda çok eleştirmişti İlber Hoca'yı. Çok fazla medyatik olduğunu ve son yıllarda pek üretmediğini söyledi. Halil İnalcık 92 yaşında maşallah ama halen çalışıyor. Keza Uzunçarşılı merhum 80 küsur yaşında arşivlere çalışmaya giderken (veya arşivde) vefat etmişti. Tarihçi ömrü yettiğince çalışmalı, üretmeli. Hele Osmanlı tarihçileri. Arşivler bir derya. Okunmamış bi ton belge mevcut.

Bu arada, aldığınız kitap hocanın doktora tezidir. Hayatı boyunca en titiz çalışması olduğunu söylemişti. Gerçekten de kaynakçasına baktığınızda ABD arşivlerinden, İngiliz - Alman - Avusturya ve hatta İsrail arşivlerine kadar pek çok arşivde çalışma yaptığı görülüyor.
Ottoman demiş ki
nina demiş kiSanırım Topkapı Sarayı'nın yeniden düzenlenmesi ve tanıtılması çalışmaları akademik olarak üretmesini önlüyor.

Dün D&R'dan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu" adlı kitabının 10.baskısını aldım hocamızın.(ilk baskı 1981 yılında yapılmış)

Bu biraz da İlber Hoca'ya bahane oluyor bence. Bildiğim kadarıyla 4 senedir müzenin başında. Fakat ondan önceki 5-6 senede de özgün biçimde ürettiği birşey yok gibi. Zaten Halil İnalcık kendisiyle yapılan bir röportajda çok eleştirmişti İlber Hoca'yı. Çok fazla medyatik olduğunu ve son yıllarda pek üretmediğini söyledi. Halil İnalcık 92 yaşında maşallah ama halen çalışıyor. Keza Uzunçarşılı merhum 80 küsur yaşında arşivlere çalışmaya giderken (veya arşivde) vefat etmişti. Tarihçi ömrü yettiğince çalışmalı, üretmeli. Hele Osmanlı tarihçileri. Arşivler bir derya. Okunmamış bi ton belge mevcut.

Bu arada, aldığınız kitap hocanın doktora tezidir. Hayatı boyunca en titiz çalışması olduğunu söylemişti. Gerçekten de kaynakçasına baktığınızda ABD arşivlerinden, İngiliz - Alman - Avusturya ve hatta İsrail arşivlerine kadar pek çok arşivde çalışma yaptığı görülüyor.

İlber Ortaylı'nın yakın dostu olan Murat Bardakçı'da bu hususta kendisini elelştiriyor ancak bazı geçerli sebeplerinin olduğununda belirtiyor İlber Ortaylı fazla yazmayı sevmezmiş o daha çok okumak istiyormuş bu sbeeplede akademik çalışmaya pek sıcak bakmıyormuş birde İlber Ortaylı dünyanın dört bir yanını gezme sevdasında olan bir seyyahtır buda eser verme imkanını ksısıtlıyor aynı zamanda hastaymış ama hastalık sebebini izah etmedi söyleyemem dedi İlber Hoca'yı eser vermemesi hususunda eleştirmeliyiz ama ona fazla yüklenmemeliyiz dedi artık bilemiyorum.
Ottoman demiş kiİlber Hoca 10 seneden fazladır birşey üretmeden yan yatıyor.

"Osmanlı Toplumunda Aile" adlı kitabından beri tüm kitaplar ya konuşma kayıtları, ya röportaj ya da orada burada yazdığı makalelerin derlemesi.


Katılıyorum.Ya ropörtaj ya da makaleleri birleştirip kitap yapıyor...
Referans URL