e-tarih forum

Tam Versiyon: Sovyetlerin Afganistan'dan Çekilmesinin 20. Yıldönümü
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Sayfa: 1 2
Yirmi yıl önce bugün, yani 15 Şubat 1989 günü son Sovyet askeri de Afganistan topraklarını terk ediyordu…
Afganistan’la sınırlı kalmayıp küresel etkileri bugün dahi hissedilen Afganistan’ın işgali irdelenmeye ve hatırlanmaya değer önemli bir yakın tarih vakıasıdır. Aşağıda bunun kısa gelişimini naçizane bilgi dağarcığımla vereceğim:

İşgal öncesi Afganistan:
İngiltere’den bağımsızlığın kazanıldığı 1919’dan itibaren krallıkla idare edilen Afganistan’da Başbakan Muhammed Davut Han, 1973 yılında yaptığı kansız bir darbeyle kuzeni Kral Zahir Şah’ı devirerek Cumhuriyet ilan etti. 20 yıl önce başbakanlığa ilk atandığında tutucu grupların desteğini almış olan Davut Han bu defa darbeyi General Abdülkadir önderliğindeki Marksist subayların ve solcu Bayrak (Perçem) Partisinin desteğiyle yapmıştı. Cumhurbaşkanı ilan edilen Davut Han iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra SSCB ile olan bağları zayıflatıp batılı devletlerle ilişki kurma yoluna gitti. Bu arada başta Pakistan olmak üzere İslam ülkeleriyle de iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. 1977 yılında ilan edilen anayasayla konumunu pekiştiren Davut Han akrabalarından oluşturduğu bir hükümeti görevlendirince sol cenahın iki partisi Halk ve Bayrak kendisine karşı güç birliği yaptı.
Bu partilerden ilki olan Hafızullah Amin liderliğindeki Halk, daha ziyade ordu içindeki solcu subaylara dayanıyordu. Diğeri ülkedeki Marksist öğretinin baş savunucusu Babrak Karmal liderliğindeki Bayrak ise sivil ağırlıklı bir tabana sahipti ve ilk başta Davut Han’ı desteklemişti. Karmal’ın kurucularından olduğu Demokratik Halk Partisinin 1967 yılında ikiye bölünmesiyle oluşan bu hizipler şimdi Davut Han’a karşı tekrar birleşmiş vaziyetteydi. Birleşik cephenin liderliğini Karmal üstlenmişti.
1978 yılında öldürülen Bayrak liderlerinden birinin cenazesi Afganistan solunun büyük bir gösterisine dönüştü. Binlerce Afgan komünisti Kabil’de yürüdü. Davut Han olayları yatıştırmak için Bayrak ve Halk liderlerini tutuklatınca Halk Partisinin etkin olduğu Ordu tarafından devrildi. Darbe sırasında kendisi ve aile fertleri öldürüldü. Halk Partisi lideri Hafızullah Amin Nisan ayında Afganistan Demokratik Cumhuriyeti’ni ilan etti.


[Resim: AfghanFlag1980.png]
Afganistan Demokratik Cumhuriyeti Bayrağı


Bayrak hizbini tasfiye etmeye çalışan Devlet Başkanı Nur Muhammed Taraki ve yardımcısı Hafızullah Amin, Babrak Karmal’ı Prag’a büyükelçi atayarak ülkeden uzaklaştırdılar. Bir süre sonra Prag’dan ayrılan Karmal Moskova’ya giderek sırasını beklemeye başladı. Taraki ve Amin’in reformist çabaları ülkedeki tutucu grupların tepkisiyle karşılaştı ve toplumsal huzursuzluk ve yöresel isyanlar günden güne artmaya başladı. Taraki bu huzursuzlukları gidermek için 1978 sonlarında SSCB ile bir dostluk ve yardımlaşma anlaşması imzaladı. Bu anlaşmanın Afganistan’ın işgaline giden yolu açtığını anlayan Hafızullah Amin ve yandaşları 1979 sonbaharında parti içi bir darbeyle Taraki’yi devirdiler ve öldürdüler.


[Resim: U1978601.jpg?size=67&uid=%7B8163...DB84CA0%7D]
Hafızullah Amin (solda) bir konferansta konuşma yapıyor


İşgal ve Sonrası:
Bu kargaşa döneminde ülke geneline yayılmaya başlayan ayaklanmalar anti Sovyet karakterini iyice belli etmeye başladı. Zayıf donanımlı Afgan Ordusu bu ayaklanmaları bastırmakta zorlanmaya ve önceden Sovyetlere bağlı olduğunu bildiren Amin ABD ve Pakistan’dan gizlice yardım arayışlarına başlayınca iktidardaki diğer sol gruplarca Sovyetlerin aktif müdahalesi istendi. Nihayet Sovyet birlikleri Afganistan sınırını geçmeye başladılar (24 Aralık 1979). Kabil’e indirilen Sovyet paraşütçüleri Devlet Başkanı Hafızullah Amin’i öldürdüler. Üç gün sonra SSCB Afganistan’ı tamamen işgal etti ve Devlet başkanlığına Babrak Karmal getirildi.


[Resim: karmal01.jpg]
Devlet Başkanı Karmal hükümete bağlı askerlerle


Uluslar arası kamuoyunun ve Pakistan’ın protestoları Sovyetleri etkilemedi. ABD SSCB’nin işgal ettiği yerlerden çekilmeyeceğini anlayınca ülkedeki silahlı direniş gruplarını koordine ederek desteklemeye başladı. Mücahitler özellikle 1984-85 döneminde mücadeleyi iyice yoğunlaştırarak Sovyet birliklerine önemli kayıplar verdirken, halk da öbek öbek Pakistan’a sığınmak için yollara dökülüyordu.


[Resim: sovyet1.jpg]
Sovyet askerlerinden bir grup


Sovyetlerin Afganistan işgali ABD, Çin, Pakistan, İran gibi karşıt görüşlü, türdeş olmayan sistemleri de birleştirdi. Dünya çapında olimpiyatlardan silahsızlanma anlaşmalarına kadar pek çok alanda siyasal kriz kendisini gösteriyordu. Afganistan yönetimi ise bir yandan Sovyet birlikleriyle birlikte mücahitlerle savaşırken öte yandan kendi içinde de mücadele içindeydi. Halk ve Bayrak hiziplerinin mücadelesi devam ederken Devlet Başkanı Babrak Karmal aşama aşama gücünü yitirerek sonunda yerini daha sonra Taliban tarafından asılacak olan Doktor Muhammed Necibullah’a bıraktı ve Moskova’ya gitti (1986).
İşgal döneminde Sovyetler, Afgan Ordusunun desteğiyle yetinmedi, kendi topraklarından sürekli takviye birlik getirdi. Bu birlikler daha ziyade araziye uyum sorunu çekmeyeceği düşünülen Orta Asya Cumhuriyetlerinden toplanan askerlerle teşkil ediliyordu. Ancak bütün bunlara rağmen mücahitlerin direnişi yok edilemiyordu.


[Resim: 17-oni5.jpg]
Sovyet helikopterine makineli tüfek ateşi açan bir mücahit


Tam bir batağa saplandığı gün geçtikçe belirginleşen, ülkeye getirdiği yüz binin üzerindeki askerin ikmal ve iaşesinde de zorlanmaya başlayan Sovyetler BM aracılığıyla masaya oturmayı kabul etti ve uzun süren müzakereler sonucunda 1988’de Cenevre’de çekilme ibaresi taşımayan iyi niyet anlaşmasını imzaladı. Ancak daha sonra iki süper güç arasında bir çekilme protokolü hazırlandı ve SSCB güya dünyaya rezil olmadan Afganistan’dan çekilmeye başladı. Son Sovyet birliği yirmi yıl önce bugün Afganistan’ı terk etti.


[Resim: Evstafiev-afghan-apc-passes-russian.jpg]
Evlerine dönen Sovyet zırhlıları


Sonuçları:
Afganistan’ın sosyal yapısı neredeyse çöktü. Yaklaşık bir milyon insanın hayatını kaybettiği bildirildi. Binlerce aile yok oldu. Yüz binlerce mülteci Pakistan’da ve yollarda telef oldu. Ülkenin tüm sanayi şebekesi çöktü, eğitim sistemi felce uğradı. Bütün bunlar zaten çok sınırlı olan üretim gücünü kaybeden Afganistan’ın uyuşturucu merkezlerinden biri olmasını tetikledi. Ülkede günümüze kadar uzanan yıkıcı etkilerle birlikte siyasal istikrarsızlık kaide haline geldi. Sol fraksiyonlar siyaset sahnesinden silindi. Davut Han ve Hafızullah Amin dönemlerinde yapılan kısmi reformların tüm kazanımları yok oldu. 1979’da belli haklara sahip kılınan Afgan kadını kara çarşafın içine mahkûm edildi. Dr. Necibullah Taliban milisleri tarafından idam edildi. İşgal öncesi hasım konumundaki Pakistan, Afgan siyasi hayatının birinci aktörü haline geldi.


[Resim: sovyet6.jpg]
Kaderleriyle baş başa bırakılan Afgan kadınlarının ellerinde yalnız çocukları ve köpekleri kalmış…

[Resim: najibullah2.gif]
Doktor Necibullah Taliban tarafından işkence edilip kurşunlandı ve Kabil’de kardeşiyle elektrik direğine asılarak idam edildi (28 Eylül 1996)..


Sovyetler de savaş nedeniyle ekonomik yönden bir hayli sarsıldı. Yıldız Savaşları blöfünü yutarak milyarlarca rubleyi sokağa atan Sovyet yönetimi bu savaşla eksik noktayı da tamamlamış oluyordu. 15 bini ölü olmak üzere 65 binin üzerindeki askeri kayıplar rejim katılığı nedeniyle fazla tepkiye neden “olamadıysa” da sistemin çözülmesinde önemli ölçüde etkili oldu. Müdahale doktrin temeline oturtulmaya çalışıldıysa da Stalinist gruplar dışında yurtdışındaki hemen hiçbir sol grubun desteğini alamadı. Sovyet Ordusunun demoralizasyonu dağılma dönemindeki müdahalelerin başarısını engelleyici psikolojik bir bombaya dönüştü.
Savaş ve işgalden en büyük yararı ABD elde etti. Sovyetlerin Hint Okyanusu eksenli hareketini engelleyen ABD ayrıca can düşmanının ekonomik çöküntüye girmesine yardımcı oldu. İlerde kendi el atabileceği uyuşturucu-taassup-cehalet üçgeninde kıvranan bir ülke yaratacaktır..

Sovyetlerin Afganistan müdahalesi taraflardan birini dağılmaya, diğerini de yıkıma götürmüştür. İrdelememiz gereken (ben incelemeye babamla Rambo III filmini sinemada izlemeye gittiğimizde başlamıştım) çok önemli bir olaydır.
Saygıyla…

Fotoğrafların alındığı siteler:
http://i73.photobucket.com
http://www.applet-magic.com
http://upload.wikimedia.org
http://afgan.ru
http://www.afghanan.net
http://pro.corbis.com.
Elinize emeğinize sağlık Sayın İttihatçı,çok güzel bir hatırlatma yazısı hazırlamışsınız...

Ben de dünyadaki büyük değişimleri düşündüğüm zaman gelip gelip hep 1979'a takılırım:
*İran'da Şah'ın devrilmesine yol açan olaylar,
*Doğu Bloku'na mensup Polonya'da Gdansk Tersaneleri'nde başlayan rejim karşıtı direniş,
*Sovyetlerin Afganistan'ı işgali,
*Türkiye'de doruğa ulaşmış olan terör ve devlet düzeninin kalmaması...

Tüm bunlar 1979'da gerçekleşen ve hem bölgemizi hem de tüm dünyayı etkileyecek değişimlere neden olan hadiseler...

Dediğiniz gibi,içinde bulunduğumuz şu zaman dilimindeki olayları kavramak istiyorsak, irdelememiz gereken,atlanmaması gereken tarihi olaylardan sadece biridir Afganistan'ın işgali...
Saygılar
Ben rica ederim, siz sağolun Nina Hanımefendi
nina demiş kiElinize emeğinize sağlık Sayın İttihatçı,çok güzel bir hatırlatma yazısı hazırlamışsınız...

Ben de dünyadaki büyük değişimleri düşündüğüm zaman gelip gelip hep 1979'a takılırım:
*İran'da Şah'ın devrilmesine yol açan olaylar,
*Doğu Bloku'na mensup Polonya'da Gdansk Tersaneleri'nde başlayan rejim karşıtı direniş,
*Sovyetlerin Afganistan'ı işgali,
*Türkiye'de doruğa ulaşmış olan terör ve devlet düzeninin kalmaması...

Tüm bunlar 1979'da gerçekleşen ve hem bölgemizi hem de tüm dünyayı etkileyecek değişimlere neden olan hadiseler...

Dediğiniz gibi,içinde bulunduğumuz şu zaman dilimindeki olayları kavramak istiyorsak, irdelememiz gereken,atlanmaması gereken tarihi olaylardan sadece biridir Afganistan'ın işgali...
Saygılar

Bu tarih Hicri 1399-1400 tarihlerini işaret ediyor. (20 Kasım 1979-1 Muharrem 1400) işin ilginci komplo teorilerine karşı ilgim olduğundan adını hatırlamadığım bir eser okumuştum ve bu tarihin dünyayı etkilyecek olan önemli tarihlerden bir tanesi olması yazıyordu. Ne derece doğru sizlerin anlayışına bırakıyorum.
Bahsettiğiniz 1978-79 dönemi Afganistan tarihi açısından da önemlidir.
Bu dönemde meydana gelen gelişmelerin Sovyet işgalini hazırlaması en çok bilinen neticedir. Fakat yaşananlar bununla sınırlı değildir, öncesi ve sonrasıyla ülkenin kaderine damga vuracak olay ve olgulardan oluşur.
1978 Nisan ayında Afganistan Demokratik Halk Partisi (ADHP) öncülüğünde ve ordu destekli bir darbeyle Davud Han saf dışı bırakıldı. Bu darbeden kısa bir müddet önce Kabil'de onbinden fazla solcu dev bir yürüyüş yapmış ve iktidarı tehdit etmişti. Solcu liderlerin tutuklanması darbe girişime yol açtı ve Davud Han kendi sonunu hazırlamış oldu.
Darbe Nur Muhammed Taraki'nin devlet başkanı ve başbakan olduğu bir kabine kuruldu. Yardımcıları Bayrak hizbi lideri Babrak Karmal ve Halk hizbi lideri Hafızullah Amin idi. Buraya kadar sıradan bir iktidar darbesi gibi görünen müdahale Afganistan Demokratik Cumhuriyetinin ilanıyla devrim sürecine dönüşmeye başladı.
Ülkenin sınırlı aydın kitlesi ile sivil-asker bürokrasisi büyük ölçüde ADHP içindeydi. Buna karşılık ülke ekonomisinin üretim gücü son derecede sınırlıydı, verimli toprakların hemen hepsi geniş toprak sahiplerinin elindeydi ve halk çoğu kez açlık çekmekteydi. SSCB kıtlık yıllarında Afganistan'a gıda yardımı yapan tek ülkeydi ve elbette bunun karşılığını almak istiyordu.
Ülkenin etnik yapısı keskin bir bölünmüşlük arzederken feodal yapı da bütün gücüyle dimdik ayaktaydı. Eğitim düzeyi son derece düşüktü.
Afganistan tarihinde 1978 devrimi bütün bu sorunlara el atan tek yurt içi hareket oldu. Bu yönüyle incelendiğinde Sovyet işgali ve sonrasına giden sürecin tüm ipuçlarını da bize veriyor.
Nur Muhammed Taraki ve Halk hizbi devrimin hemen ardından hükümetteki Bayrakçıları tasfiye etti. Bunu kabinedeki üç askerin dışlanması takip etti. Bayrak hizbi ve orduyu önünden temizleyen Taraki Sovyetlerin de dış desteğiyle ülkenin sosyalist dönüşüm programını başlattı. Bu dönemde yapılan reformların bazıları şunlardı:
1- Toprak reformu ve büyük arazilerin bölünerek köylülerin topraklandırılması,
2- Eğitimde nitelik ve nicelik seferberliği,
3- Ana dilde (Özbekçe ve Türkmence dahil) eğitim, yayın yapma ve ifade hürriyetinin tanınması,
4- İşçilere ilk kez sendika kurma hakkı verilmesi, sendikaların işlevsel birer sosyo-politik okul olması,
5- İşçilerin çalışma saatlerinin düşürülmesi, ücretlerinin artırılması,
6- Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip kılınması,
7- İdari kademelerin etnik ve feodal yansımalardan arındırılarak kamusal görevlendirmelerde eşitlik esasının benimsenmesi,
8- Sağlık hizmetlerinin ücretsiz hale getirilmesi...
Çoğu 3. dünya ülkesinde olduğu gibi Afganistan'daki reformlar da ülkenin kalkınma çalışmalarıyla paralel yürütülmeye çalışıldı. Sosyal ve ekonomik reformları yapan Taraki hükümeti öte yandan şehir merkezlerinde yeni fabrikalar açmaya gayret etti. Kırsal kesimle kentler arasında yol yapımlarına hız verilerek kırsal kesimler kazanılmaya çalışıldı. Yollarla iletişim kurulmaya çalışılan köylere içme suyu ve elektrik ilk kez bu dönemde getirilmeye başlandı. Örneğin yol yapımıyla kente bağlantısı sağlanan bir köye elektrikle birlikte gönüllü eğitimciler götürüldü.
Bu dönem resmi Amerikan tarihçiliğiyle yıllarca bize kan ve gözyaşı edebiyatıyla anlatıldı. Anlatılara göre kızıllar müslümanları kesiyor, katlediyor, Ruslarla birlikte halka zulmediyorlardı.
Oysa gerçeğin böyle olmadığını bugün büyüyen bizler daha iyi idrak edebiliyoruz.
Bu dönemde Sovyetlerin düşmanı kimdir, ABD..
ABD'nin Afganistan'a en yakın uydusu kimdir, Pakistan..
Pakistan'da da her ne hikmetse 1977 yılında darbe oluyor (!) ve General Ziyaül Hak idareyi ele alıyor. Zülfikar Ali Butto'yu idam ettiren bu generali incelediğimizde Kenan Evren'in yakın dostu bu muhteremin Pakistan'ın başına boşuna getirilmediği anlaşılıyor. Afganistan'daki reformlardan ve doğal olarak Sovyet etkisinin artmasından endişelenen ABD derhal harekete geçilmesi için Pakistan üssünü seçiyor. Zülfikar Ali Butto ile işlerin istendiği gibi yürümeyeceği anlaşılınca devrilip Kenan Evren'in dostu Ziyaül Hak başa geçiriliyor.
Afganistan'da yapılmakta olan sosyal reformlar mutaassıp bir toplum için elbette kolay değildi. Bunun hazmedilme sürecindeki rahatsızlıkları kendi lehine kullanmak için ABD'nin ihtiyacı olan şey ise Pakistan'ın yardımıydı.
General Ziyaül Hak onlar için biçilmiş kaftan oldu. Afganistan'da feodal çıkarlarını yitirmeye başlayan toprak sahipleri, etnik ayırımcılar, kraliyet artıkları, aşırı dinciler Pakistan'da toplanmaya ve ABD aracılığıyla örgütlenmeye başladı.
Burada toplanan karşı devrimciler reformlara karşı adapte edilmeye çalışılan Afgan halkına nüfuz etmeye başladı. ABD'nin mali ve stratejik desteğiyle reformlara karşı geniş bir tepkisel refleks oluşturuldu (bu size tanıdık bir ülkeyi hatırlatıyor mu?), refleks hassas dengeler üzerine kurulu Afganistan'ı sarsmaya fazlasıyla yetti. Dinsel taassubun etkisiyle yayılan ayaklanmalar Afgan Ordusunu iyice zorlamaya başlayınca Kabil de çalkalanmaya başladı ve sonunda Sovyet müdahalesi geldi. Pakistan'daki örgütlenme ise artarak devam etti. Ne zaman SSCB Afganistan'dan çekilmeye karar verdi, işte o anda Ziyaül Hak da bir uçak kazasıyla Hakk'ın rahmetine kavuşturuldu. ABD birkaç taşla milyonlarca kuşu ve en büyük rakibini vurmuş oldu. Arada Afgan halkının çektikleri umurlarında bile değildi.
Afganistan'daki tüm reform süreci 1980'den itibaren kesintiye uğramıştır. İşgal ve çatışmalar ülkedeki tüm kazanımları yok etmiştir. Esasen hiç bir sosyalist Sovyet işgalinin ülkeye adalet ve huzur getirdiğini de iddia edemez. Ancak gelinen noktayı tek taraflı olarak değerlendirmenin bir nesli nasıl uyuttuğu gün gibi meydana çıkmışken 12 Eylül rejimi tarafından Rambo III filmiyle Afganistan'ı algılamaya devam etmekten vazgeçmeliyiz.

Taliban mı?
O, emperyalist oyunun en dramatik pasajı...
Şimdilik...
Afganistan'da yapılmak istenen reformlar hakkındaki bilgilendirme yazınız,bu politikanın neden ABD'nin işine gelmediğini ve eşzamanlı olarak Pakistan'da yapılan darbenin nedenlerini de mükemmel açıklıyor;zevkle okudum...

Gerçi ayrı bir başlık altında incelemek gerekir ama,şu notu da eklemek isterim:
Pakistan'daki 5 Temmuz 1977 darbesi ile Türkiye'deki 12 Eylül 1980 darbesinin gerek hazırlık ve uygulama, gerekse sonuçları açısından da bir çok ortak yönleri vardır.

Netice;ABD'nin bu coğrafyadaki varlığını devam ettirecek-en son safha Irak işgalidir- politikalar ve Türkiye,Pakistan... gibi müttefiklerine biçtiği rol,1970'lerin ortalarında atılmış;yakın geleceği göremeyen ve elindeki kartları iyi oynayamayan SSCB ise Afganistan'ı işgali ile kendi sonunu hazırlamıştır.
Nisan 1978 devrimiyle ilgili genel açıklamaları yapmıştık. Şimdi devrimden itibaren başlatılan ve Sovyet işgaline kadar sürdürülen reform dönemiyle ilgili bazı görsel dökümanları paylaşalım:


[Resim: 3258]
Kabil News gazetesi devrimi “monarşinin artıklarının tasfiyesi” başlığıyla duyurdu (büyük fotoğraf Taraki, daha küçük olanı Karmal’a aittir, diğer devrim kabinesi üyelerinin fotoğraflarının sol üst başında Amin’in fotoğrafı var).


[Resim: 600px-Flag_of_Afghanistan_1978_to_1979.svg.png]
Nisan 1978 devriminden Eylül 1979’a kadar kullanılan Afganistan bayrağı



[Resim: af)1978.gif]
Afganistan Demokratik Cumhuriyeti Devlet Arması


[Resim: afghan-9.jpg]
Erkeklerle eşit haklara kavuşturulan bir grup Afgan kadını, Kabil 1978


[Resim: fa12.jpg]
Devrimci Afgan kadınları


[Resim: fa19.jpg]
Devrimci Afgan kadınları tören esnasında


[Resim: fa21.jpg]
Öncü çocuklar tören geçidinde


[Resim: fa24.jpg]
Gençlere yönelik bir heykel sergisi


[Resim: fa10.jpg]
Celalabad’daki baraj yapımı


[Resim: fa11.jpg]
Kabil’de sürdürülen bir inşaat


[Resim: fa03.jpg]
Köylülere okuma-yazmayı öğretmeye çalışan gönüllü devrimciler


[Resim: fa23.jpg]
Kabil Üniversitesi’nin dikkat çekici modern girişi


[Resim: fa25.jpg]
Mücahitlerin yakmak üzere topladıkları kitaplar, 1992 (yukarıdaki fotoğrafla oluşturduğu acı verici tezata binaen seçtim)


[Resim: afghan827-8.jpg]
Ekim 1978’de kullanılan posta pulları


[Resim: 15582510_0.jpg]
BM’in 1979 yılını "Uluslararası Çocuk Yılı" ilan etmesi anısına Afganistan’da bastırılan özel damgalı zarf


[Resim: cccp-afghanistan-propaganda.jpg]
Devrime destek veren Sovyet afişlerinden biri

Kaynaklar: http://www.chowk.com, http://joshvsadam.files.wordpress.com, http://www.flagsonstamps.info, http://www.resistenze.org, http://stalinkaynak.com, http://upload.wikimedia.org, http://flagspot.net, http://www.kathleenfoster.com
Sovyet işgali ve sonrasından da görsel paylaşımlar sunalım:


[Resim: SovietInvasionAfghanistanMap.png]
Sovyet işgalini gösteren harita



[Resim: 27599d1234650223t-15-february-1989-year-...gn-w12.jpg]
Kabil’de yapılan resmi bir tören




[Resim: Afgan-101.jpg]
Sovyet birlikleri Kunduz yolunda



[Resim: Red%20Army%20Afghanistan-1.jpg]
Kabil’de yürüyüş halindeki Sovyet askerleri, 1985



[Resim: 27573d1234650111t-15-february-1989-year-...fgan11.jpg]
Her telden Sovyet askeri




[Resim: 27571d1234650111t-15-february-1989-year-...afgan9.jpg]
Tank üzerinde traş olan bir Sovyet askeri




[Resim: 41mi13.jpg]
Azadabad yakınlarında esir alınan mücahitler



[Resim: Evstafiev-spetsnaz-prepare-for-mission.jpg]
Bir grup Spetsnaz üyesi



[Resim: Mortar_attack_on_Shigal_Tarna_garrison%2...%2C_87.jpg]
Kunar eyaletindeki Şigal Tarna garnizonuna havan saldırısı düzenleyen bir grup mücahit



[Resim: Ismail_Khan2.JPG]
Mücahit liderlerinden İsmail Han



[Resim: fa16.jpg]
Mücahitlerden ele geçen mühimmat ve silahlar



[Resim: 27562d1234650048t-15-february-1989-year-...348147.jpg]
Ülkeden ayrılan son Sovyet birliği Termez köprüsünden geçerken, 15 Şubat 1989



[Resim: 27559d1234650048t-15-february-1989-year-...23488.jpeg]
Moskova’da halen yapılmakta olan anma törenlerine katılan bir savaş gazisi



[Resim: Image2.jpg]
SSCB’nin harp madalyası

http://www.militarymedals.com.au, http://warrelics.eu, http://www.resistenze.org, http://upload.wikimedia.org, http://afgan.ru, http://www.ruswar.com, http://academart.com
BBC Türkçe Servisi'nde Şubat ayında yayınlanan ve Nisan ayında da tekrarlanan- bugün son bölümünü yeniden dinlediğim -"Afganistan Dersleri" isimli programa,konu ile ilgilenen arkadaşlarımın göz atmalarını öneriririm.Programda Afganistan'ın son 30 yılı,ülkeyi harabeye çeviren savaşlar,işgaller,hem Afgan hem de işgalci tanıkların,görev yapan diplomatların ve askerlerin anlatımıyla irdeleniyor.

http://www.bbc.co.uk/turkish/indepth/sto...sons.shtml
Programın çoğunu dinledim, başarılı ve güzel bir çalışmaymış, paylaştığınız için sağolun..
Sayfa: 1 2
Referans URL