02-12-2009, 12:54 AM
Arkadaşlar uzun zaman önce aldığım kütüphanemde bir köşede unuttuğum bir kitap olan Johannes Tralow'un Malhatun adlı eserini bugün okumaya başladım. Eserin 170 sayfası bitti.
İğrenç mide bulandırıcı rezil bir kitap. Ve bu kitap Almanyada bu tarz kitapalar arasında en çok satan kitaplardan. Resmen alman kızlarının cinsel özgürlük dediği tabiri caizse "hayvanlıklarını" eskiden ecdadımızdada olduğunu iddia eden bir kitap.
Avrupalının bizim tarihimize leke sürmekten başka bildiği bir hedefi yok.
Bu aslında ne büyük bir tarihe sahip olduğumuzu göstermekte.
Kitapta şimdiye kadar farkettiğim yanlışlıklardan bazıları:
Öncelikle kitabın ön yüzünde Bizans'ın o refah düzeyi yüksek büyük küçük Asyası Türkler ile birlikte bir felakete sürüklendiğinden bahis ediyor. Bizansın Sasaniler ve Araplar ile yaptığı savaşlar ile anadolu da düzen kalmadığını herkes bilir. Böyle bir yanlışla başlayan kitap bakın nasıl şeyler yumurtamalya devam ediyor.
Kitapta Şeyh Edebalinin kızı olan MAlhun Hatun'un aslında Eskişehir tekfurunun eski bir cariyesinin yine Eskişehir tekfurunun oğlu ile olan ilişkisinden ortaya çıkan gayri meşru bir çocuk olduğunu söylüyor. Tabi söylemekle kalmıyor Malhun Hatun'un bayağı bir gençlik yıllarının Eskişehir bizans saraylarında geçtiğini anlatıyor.
İğrençlikle burada da bitmiyor. Eskişehirde geçen yıllarda Bilecik Tekfurunun Mal Hatunun nehirde yıkanırken izlediğini iç çamaşırlarının topladığını ve onu çıplak olarak görmek için şantaj yaptığı gibi kendi sapık fantazilerini süsleyen şeylerdende bahis ediyor.
Sözüm ona zaten Malhatun koca bir şeyh kızı gibi değil bayağı bir kız gibi hopbala yaşadığından bahis ediyor.
Geri Şeyh Edebali tiplemesi daha komik durumda. Kendisini Arap asıllı hatta Kureyş Kabilesinden olduığunu. Sırf bu yüzden Türklerin ona saygı duyduğunu ikili ilişkiler yüzünden Türkler Arasında yaşadığından bahis ediyor ki bunu da özellikle ŞEyh Edebalinin Türkler İslama ulaşamamış bir millet olduğunu ve Araplar ile İSlamiyetin yükseldiğini ve bittiğini söyleyerek tamamen saçmalıyor. Ayrıca Şeyh Edabalinin müritlerinden molla olan bir zatın 15 Yaşında ki kızı ile ilişkiye sokuyor. Oysa kız kitabın başlarında ŞEyh'e baba diyordu.
Bunlar ile bittiğini hiç sanmayın. Osman Bey'İn sarhoş çirkin kaba bir adam olarak gösteriyor. SAdece Osman Bey'İ değil bütün Osmanlılar hatta Türkler aynı kabalıkta. Osman BEy öldüğünde mirası devletinden başka bir iki parça eşya olduğunu herkes bilir, ama kitapta olmayan saraylardan bahsediyor. Bitmiyor devamlı etrikalı Bizans ile Selçuklu hanedanlığını karıştırıyor.
Öyleki Bizansın tekfurları bile güçlü ama Türkler sadece savaş hileleri bildiğinden onlara arada üstünlük sağladığını falan söylüyor.
Osman Bey Malhatunun istetiyor ama o başka bir Hristiyan Tekfurunu sevdiğinden kabul etmiyor. Sonra ise Osman Bey 3 kere MalHatunu sözüm ona tecavüze varacak kaçırma işlerinden kurtarıyor da öyle gönlü ısınıyor. Ama yinede o vali aklından çıkmıyor.
Arkadaşlar arada çizdiğim saçmalık dediğim sayfalar bu kadar ile de bitmiyor da inanın buralara dökmek istemiyorum.
Adamda süper hayalgücü var valla. Ben Avrupada herhangibir feodal beyliğin kuruluş hikayesi olarak görüp öylece okuyorum. Yoksa bizim tarihimiz ile en ufak bir alakası yok.
Bu konu aslında başkaa bir konu başlığı olmalı bence. Tarihimizi neden yanlış yazıyorlar?
Muhammet ÇELİK
İğrenç mide bulandırıcı rezil bir kitap. Ve bu kitap Almanyada bu tarz kitapalar arasında en çok satan kitaplardan. Resmen alman kızlarının cinsel özgürlük dediği tabiri caizse "hayvanlıklarını" eskiden ecdadımızdada olduğunu iddia eden bir kitap.
Avrupalının bizim tarihimize leke sürmekten başka bildiği bir hedefi yok.
Bu aslında ne büyük bir tarihe sahip olduğumuzu göstermekte.
Kitapta şimdiye kadar farkettiğim yanlışlıklardan bazıları:
Öncelikle kitabın ön yüzünde Bizans'ın o refah düzeyi yüksek büyük küçük Asyası Türkler ile birlikte bir felakete sürüklendiğinden bahis ediyor. Bizansın Sasaniler ve Araplar ile yaptığı savaşlar ile anadolu da düzen kalmadığını herkes bilir. Böyle bir yanlışla başlayan kitap bakın nasıl şeyler yumurtamalya devam ediyor.
Kitapta Şeyh Edebalinin kızı olan MAlhun Hatun'un aslında Eskişehir tekfurunun eski bir cariyesinin yine Eskişehir tekfurunun oğlu ile olan ilişkisinden ortaya çıkan gayri meşru bir çocuk olduğunu söylüyor. Tabi söylemekle kalmıyor Malhun Hatun'un bayağı bir gençlik yıllarının Eskişehir bizans saraylarında geçtiğini anlatıyor.
İğrençlikle burada da bitmiyor. Eskişehirde geçen yıllarda Bilecik Tekfurunun Mal Hatunun nehirde yıkanırken izlediğini iç çamaşırlarının topladığını ve onu çıplak olarak görmek için şantaj yaptığı gibi kendi sapık fantazilerini süsleyen şeylerdende bahis ediyor.
Sözüm ona zaten Malhatun koca bir şeyh kızı gibi değil bayağı bir kız gibi hopbala yaşadığından bahis ediyor.
Geri Şeyh Edebali tiplemesi daha komik durumda. Kendisini Arap asıllı hatta Kureyş Kabilesinden olduığunu. Sırf bu yüzden Türklerin ona saygı duyduğunu ikili ilişkiler yüzünden Türkler Arasında yaşadığından bahis ediyor ki bunu da özellikle ŞEyh Edebalinin Türkler İslama ulaşamamış bir millet olduğunu ve Araplar ile İSlamiyetin yükseldiğini ve bittiğini söyleyerek tamamen saçmalıyor. Ayrıca Şeyh Edabalinin müritlerinden molla olan bir zatın 15 Yaşında ki kızı ile ilişkiye sokuyor. Oysa kız kitabın başlarında ŞEyh'e baba diyordu.
Bunlar ile bittiğini hiç sanmayın. Osman Bey'İn sarhoş çirkin kaba bir adam olarak gösteriyor. SAdece Osman Bey'İ değil bütün Osmanlılar hatta Türkler aynı kabalıkta. Osman BEy öldüğünde mirası devletinden başka bir iki parça eşya olduğunu herkes bilir, ama kitapta olmayan saraylardan bahsediyor. Bitmiyor devamlı etrikalı Bizans ile Selçuklu hanedanlığını karıştırıyor.
Öyleki Bizansın tekfurları bile güçlü ama Türkler sadece savaş hileleri bildiğinden onlara arada üstünlük sağladığını falan söylüyor.
Osman Bey Malhatunun istetiyor ama o başka bir Hristiyan Tekfurunu sevdiğinden kabul etmiyor. Sonra ise Osman Bey 3 kere MalHatunu sözüm ona tecavüze varacak kaçırma işlerinden kurtarıyor da öyle gönlü ısınıyor. Ama yinede o vali aklından çıkmıyor.
Arkadaşlar arada çizdiğim saçmalık dediğim sayfalar bu kadar ile de bitmiyor da inanın buralara dökmek istemiyorum.
Adamda süper hayalgücü var valla. Ben Avrupada herhangibir feodal beyliğin kuruluş hikayesi olarak görüp öylece okuyorum. Yoksa bizim tarihimiz ile en ufak bir alakası yok.
Bu konu aslında başkaa bir konu başlığı olmalı bence. Tarihimizi neden yanlış yazıyorlar?
Muhammet ÇELİK
Bkz. Ali Kemal Meram - Padişah Anaları