e-tarih forum

Tam Versiyon: Beşparmak Dağlarına Tırmanan Tank
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Sayfa: 1 2
Beşparmak Dağlarına Tırmanan Tank


Kıbrıs Barış Harekatı sırasında vuku bulan aşağıdaki enteresan olayı,belki bazı arkadaşlarımız duymuş olabilirler.Bütün Dünya Dergisi’nin 2008 Kasım sayısında yayımlanana kadar ben bilmiyordum açıkçası...Benim gibi hadiseyi duymayan arkadaşlarımız için alıntı yaparak paylaşmak istiyorum.


http://img399.imageshack.us/my.php?image...cm9zu2.jpg



Dünya Savaş Tarihi’ne “örnek olay” tanımlamasıyla geçmiş bir tankın,hiçbir yolu ve geçidi olmayan,tümüyle kayalık tepelerden oluşan yüksek bir dağın tepesine çıkarılması olayı,2 Ağustos 1974 tarihinde,Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, Onbaşı Gürler Erdağ,Er Abdulkadir Kurt ve Er Recep Doğanyiğit adlı üç Mehmetçik tarafından gerçekleştirilmişti.


Kimselerin çıkamayacağını bildikleri Beşparmak Dağları’nın en üst noktasını kendilerine siper seçerek,dağın eteklerindeki Türk birliklerine bomba yağdıran Rum askerlerinin ateşini,bu üç Mehmetçik’in çıkardıkları tankın açtığı ateş söndürebilmişti.Rum askerlerin ateşi söndürüldükten sonra Türk birlikleri Beşparmak Dağları’ndan daha kolaylıkla geçebilmişler,Kıbrıs’ın iç kesimlerine daha kısa sürede gidebilmişlerdi.

Tank Birliği Komutanı Mahmut Şanlıtürk,bir tankın Beşparmak Dağları’nın tepesine çıktığını duyunca bu habere önce inanamamış,belirtilen yere daha sonra kendi çıkınca,inanılmaz olayla karşılaşmıştı.Dağın en yüksek noktasında birliğinin tonlarca ağırlıkta tanklarından biri duruyor,yanında da üç Mehmetçik hazırol konumunda,komutanları karşısında selam duruyordu.


Yalnızca hayretini gidermek için sordu komutan:
-Evladım,bu tankı buraya nasıl çıkardınız?
Üç askerin en kıdemlisi olan Onbaşı Gürler Erdağ yanıt verdi:
-Komutanım,o anda gözlerimin önünde engelsiz,dümdüz bir yol göründü.Rumlar kaçıyordu;ben de ateş ede ede onları kovalıyordum.Kovaladım,kovaladım,sonra baktım,buraya değin gelmişiz.

Komutan Mahmut Şanlıtürk,yerine getirilmesinin olanaksız olduğunu bile bile,Onbaşı Gürler Erdağ’a emretti:
-Hadi şimdi imdir bakalım o tankı...
Onbaşı Gürler Erdağ,çevresindeki kayalıklara baktı ve şunları söyledi:
-Yol yok ki çevrede,komutanım.Hangi yoldan indireyim?
Komutan gülmesini belli etmemeye çalışarak sesini yine yükseltti:
-Buraya hangi yoldan çıkarttıysan,yine aynı yoldan aşağıya indir.
Onbaşı etrafına,sağına soluna bakındı:
-O yolu görmeden nasıl indireyim komutanım?
Komutan yine dudaklarını ısırarak konuştu:
-Bir gün önce koskoca tankın geçebildiği koskoca yol,bir gün içinde yok mu oldu evladım?Hani nerede bu tankı çıkardığınız yol?
Onbaşı,yaşamındaki en kutsal varlıklar üstüne yemin üstüne yemin etti.Sonra dayanamadı,komutanının eline sarıldı,öpmeye başladı:
-Allah’ım,Peygamberim üzerine yemin ederim ki,dün burada koskoca ve dümdüz bir yol vardı komutanım.Hem böyle bir yol olmasaydı,nasıl çıkarabilirdik bu tankı buraya?

Komutan fazla üstelemedi:
-Hadi üçünüz de benimle aşağı gelin şimdi.Dağın eteğinde benim jip bekliyor.Bineriz,hep beraber döneriz birliğe...

Ortada,ortada değil,tepede,bir gün önce yazılmış bir destan vardı.O destanın kanıtı ise,işte şimdi dağın tepesinde,karşılarındaydı.
Komutan,onbaşı ve iki er,başlarını zaman zaman arkalarına çevirip,dağın tepesinde bıraktıkları tanka bakarak yürüyorlardı dağdan aşağı...

Yolunuz Kıbrıs’a uzanırsa yarım gününüzü ayırın,Beşparmak Dağları’nın tepesindeki bu kahraman tankın kalıntısının bulunduğu yere gidin,bir kez daha kabartın göğsünüzü...
Orada bir de,üzerinde şunlar yazılı bir levha göreceksiniz:
“Bu tank,Türk’e has atılganlık ve cüretkarlığın anıtlaşmış bir örneği ve simgesidir.
2 Ağustos 1974 günü yapılan Lapta Muharebeleri’nde düşmanı,yan ve gerisinden vurmak için görevlendirilen Özel Kuvvete mensup bu tank,sarp ve yalçın araziyi aşarak görevini yerine getirmiş,fakat düşmanın ateşi ile ağır hasara uğrayarak ve yanarak burada kalmıştır.
Tank K.:Mahmut Şanlıtürk
Tank Mürettebatı:Onb.Gürler Erdağ,Er.Abdülkadir Kurt,Er.Recep Doğanyiğit

http://img296.imageshack.us/my.php?image...el4td1.jpg


Yazar:Mesut Günsev(Deniz Piyade Subayı olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda adaya ilk çıkan birlikte yer aldı.Daha sonra halkla ilişkiler konusunda uzmanlaştı.Kıbrıs’ta televizyon haberciliği yapmakta ve Girne ve Lefkoşa üniversitelerinde Gazetecilik ve Halkla İlişkiler dersleri vermektedir.Yayınlanmış üç de kitabı bulunmaktadır.)

Bütün Dünya,Kasım 2008
Bu olay abartmayı seven halkımızın, klasik abartılarından biridir. O tankın oraya kadar çıktığı bir gerçek ama zafere en ufak bir katkısı var mı bilemiyorum? Hakkında bildiğim tek şey açık hedef olmaktan başka birşeye yaramamasıdır. Tepedeki bir tankın aşağıya ateş etmesi çok zor?
akıl mantık olmaz diyor ama zaferler her zaman akıl ve mantıkla kazanılmaz
bazen ilahi kuvvet
bazen şansla
hepsinden önemlisi inançla kazanılır
neden olmasın diyorum?
Benim aklım ve mantığım olmaz demiyor ama bu olayın bir abartı olduğunu düşünüyorum. Bu tür İlahi yardımlar hemen gelmez. Allah kullarını zorluklarla önce imtihan eder. Kullar tüm kuvvetleri ile elinden geleni yaptıktan sonra Allah'ın nusreti devreye girer. Çanakkale savaşında Seyyit onbaşının 275 kiloluk top mermisini kaldırması olayı buna örnektir. Birde Allah (c.c.) her kuluna illede yardım edecek diye bir kural yoktur.
Olayı çok önceden duymuştum, bugün bir Kıbrıs gazisiyle tanıştım keşke ona da sorsaydım..
Valla Dengizik kardeşim, 1974 savaşında yaşandığını bizzat birinci ağızdan öğrendiğim bir çok gizemli olay var. Paraşütçü subaylardan tut, komando subaylarına, hatta hava kuvvetleri pilotlarına kadar bir çok kişi tarafından anlatılan esrarengiz olay mevcuttur. Bunların birçoğu yazılıp çizilmiştir. Birçoğu da anlatılmıştır. Belki daha da fazlası olayı yaşayanlarla birlikte mezara gidecektir.
Savaşlarda bazen "mucize" olarak tabir edilen şeyler yaşanabilir.Bu olay da böyledir.Dengizik arkadaşımız her ne kadar,

"Bu olay abartmayı seven halkımızın, klasik abartılarından biridir. O tankın oraya kadar çıktığı bir gerçek ama zafere en ufak bir katkısı var mı bilemiyorum? "

dese de buna katılmıyorum.Zafere bir katkısı olduğunu,yaptığım alıntının yazarı olan subayımız zaten belirtmiş...

Ancak zaferden sonra oradan bilhassa indirilmeyip anıtlaştırıldığını,hadisenin ilginç olmasından dolayı bunu hak ettiğini de düşünüyorum.
O Tankın Oraya Kadar Çıkması , Savaşın Yönünü Değiştirmiş Mi Bilinmez Ama Bunun Dışında "Mucize" Olarak Nitelendirelebilecek Bissürü Olay Var.

@ Dengizik Adlı Kullanıcının Yorumlarına Katılmıyorum , Ne Kadar Kişi Biliyormuşki Abartılsın.

@ nina Adlı Kullanıcının Dediği gibi Tankın Ordan İndirilmemesi ve Anıtlaştırılması Oraya Giden Her Türkün Göğsünü Kabartmıştır.
Yavuz Sultan Selim demiş ki@ Dengizik Adlı Kullanıcının Yorumlarına Katılmıyorum , Ne Kadar Kişi Biliyormuşki Abartılsın.

Bu olayı bilmeyen yok. Çocukluğumdan beri bu olayı abartısız 250 kere dinlemişimdir. Bu benim şahsi fikrim, dediğiniz gibi katılmayabilirsiniz.
Dengizik demiş ki
Yavuz Sultan Selim demiş ki@ Dengizik Adlı Kullanıcının Yorumlarına Katılmıyorum , Ne Kadar Kişi Biliyormuşki Abartılsın.

Bu olayı bilmeyen yok. Çocukluğumdan beri bu olayı abartısız 250 kere dinlemişimdir. Bu benim şahsi fikrim, dediğiniz gibi katılmayabilirsiniz.
Doğru Herkesin Şahsi Fikri , Ben Biliyorum Diye Başkalarının Bilmesini Engellemek Etik Değildir
Sayfa: 1 2
Referans URL